Yıllardır hiçbir tadilat yapılmayan binanın harabeye dönmesine tepki gösteren eğitimciler ise üniversite gibi özgürlüğün hakim olması gereken bir yerde, böyle bir uygulamanın çok yanlış ve hukuk dışı olduğunu söyledi.
Yıldız Teknik üniversitesi Davutpaşa Yerleşkesi’nde 1960 yılında yaptırılan mescit, eski rektör Prof. Dr. Ayhan Alkış döneminde depo haline getirilmişti. 2004 Mayıs ayında görevi devralan rektör Prof. Dr. Durul ören de öğrencilerin tepkileri ve mescidin ibadete açılması yönündeki taleplerini kabul etmemesi üzerine mescit, depo olarak kullanılmaya devam ediyor. Depo olarak kullanılan mescidin son çekilen fotoğraflarında, uzun süredir bakım görmediği için adeta harabeye dönmüş durumda. 2008 Şubat ayında çekilen fotoğraflar depo olarak kullanılan 46 yıllık mescidin içler acısı durumunu gözler önüne seriyor. Kullanılmayan eşyaların içine gelişigüzel atıldığı ve gözlenen mescidin durumu depodan çok adeta bir çöplüğü arındırıyor. Yıllardır bakım ve onarım yapılmadığı her halinden belli olan mescitten depoya çevrilen binanın çatısının da bazı bölümleri bakımsızlıktan çökmüş durumda.
46 yıllık mescidin YTü tarafından depoya çevrilmesi ve bakımsızlıktan harabeye dönmesine eğitimciler de tepki gösterdi. Uygulamayı “çağdışı” diye nitelendiren Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Genel Sekreteri Halil Etyemez, üniversite öğrencilerinin yetişkin insanlar olduğunu ve kendileri hakkındaki kararları kendileri verebileceğine dikkat çekti. Daha önce kullanılan bir mescidin herhangi bir sebeple kapatılarak depo haline getirilmesinin birey haklarına ve hukuka aykırı olduğunu belirten Etyemez, “Bu hakkın kesinlikle tekrar geri verilmesi gerekiyor. üniversite öğrencileri kendileri ile ilgili kararları verebilecek ehliyettedir. Uygulama hukuk açısından da terstir. Bir an önce bina onarılarak tekrar mescide çevrilmelidir.” ifadesini kullandı.
Yıldız Teknik üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durul ören ise, konuyla ilgili demeç vermedi.
Asıl Yıldız Üniversitesi davutpaşa yerleşkesinin içinde bulunan caminin halini bir görün içine biraz uğraş verin ve girin çünkü ben girmek istediğimde kapısı kapalı idi zira Nasrettin Hoca türbesine dönüşmüş bakalım neler göreceksiniz.Atalarımız o ulu mini mabedi yapmış ve ibadet etmiş biz ne yapmışız peki, ben söyleyeyim her türlü rezillik var ben içerisini merak edip gezdiğim zaman tüylerim diken diken oldu burası bulgaristan mı yoksa yunanistan mı diye hayır uzakta değil yanıbaşımızda İstanbul da Yıldız Üniversitesi davutpaşa Yerleşkesi içerisinde şu an atıl duran dışarıdan bakılınca küçük,şirin ama içine girilince na yazık ki bira kutularının,insan iç çamaşırlarının ve en acısı insan pisliğinin (kokudan burnunuzu tıkamanız gerekiyor) ve daha nice yazılar ve pislikler bir bakın BURASI %99,9 U MÜSLÜMAN BİR ÜLKENİN ÜNİVERSİTESİ ve içinde bulunan bir CAMİİ gidin ve görün… saygılar
inanmak istemiyoruz bunlara ama malesef acı gerçeklerden biri..nasıl bi saygısızlık nasıl bi umursamazlık nasıl bi düşünce kıtlığı ve insan haklarını yok ediş şekli anlamlandıramıyo şu 18lik beynim..yeter..inşallah bi gün hepsi biticek sadece bazıları bişilerin önüne adice geçmeye çalışıyo die pes ediceğimizi sanmasın kimsee …şekli itibariyle pis olabilir bilen biliyo camiler mescitler en temiz yerlerdir..ve umuyorum duyarlı ve elinde orayı gerçek amacına dönüştürebilecek birileri durumu göz ardı etmez???..