Değerlerimizde hiç yokuz

Mayıs 10, 2008

Türkiye’nin sinemada yeterli olmadığını belirten Mesut Uçakan, “Değerlerimizde hiç yokuz. Uçaktan paraşütle garip bir adaya inmiş gibi film yapıyorum” dedi.

Mesut Uçakan, Türkiye’de gelecek nesillerin daha büyük imkanlarla, daha iyi filmler yapacağına inandığını söyledi.

BUTTİM Konferans Salonu’nda, Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi tarafından ‘Yahyalı Hacı Hasan Efendi Anma’ töreni düzenledi.

Kuran-ı Kerim’in okunmasıyla başlayan törene çok sayıda Bursalı katıldı. MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Cemil Tekin’in yönettiği oturumda, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Yahyalı Hacı Hasan Efendi ile ilgili hatıralarını anlattı.

30 şube ve üç bine yakın üyeyle Türkiye’de ve dünyada oluşan Uluslararası İş Formu’yla diğer ülkelere model oluşturan derneklerinin kültür faaliyetlerine de önem verdiğini belirten Ay, “İkinci Bursa konferanslarında ihtiyaç duyduğumuz ve gitmediğimiz sinemayı işlemeye karar verdik. İnsanı, insanla, insanca anlatma sanatı olan tiyatronun görsel bölümünü film kareleriyle anlatan ve propaganda oranı çok yüksek sinemayı işlemede gereği hissettik. Amerika, zengin kültüre sahip olmamasına rağmen, sinema sektörüne inanılmaz yatırımlar yapıyor. Biz ise zengin bir kültüre sahip olmamıza rağmen propagandamızı yapamıyoruz” dedi.

İlk bilim kurgu filmi “Kavanozdaki Adam”, ilk defa başörtüyü konu alan film “Yalnız Değilsiniz” ve son olarak “Anka Kuşu” filminin ünlü yönetmeni Mesut Uçakan ise, Türkiye’nin sinemada hiç olmadığına değinerek, “Kendi değerlerimizde hiç yokuz. Bu hepimizin gözlemlediği bir şey. Uçaktan paraşütle garip bir adaya inmiş gibi film yapıyorum. Çünkü benim filmimi finanse edecek çevreler yok. Oyuncularım yok, starlarım yok, yetişmiş elemanların yok. Çok daha önemlisi seyircim yok ve ben film yapıyorum. Sonrada eşekten düşmüş gibi ağzımızın payını alıyoruz. Her filmde merkepten düşmüş biri olarak büyük acılarla karşı karşıya kalıyorum. Ama Mevla’m neylerse güzel eyler. Biz bu alanın başlangıcında yer alan bir nesil olarak parçalanmalara maruz kalmaya mahkumuz. Bizden sonraki nesil çok daha büyük imkanlara sahip olarak, çok daha büyük filmler yapacak” diye konuştu.

Yahyalı Hacı Hasan Efendi’nin hayatını konulan “Gönül Dosta Gider” filminin yapı aşaması hakkında da bilgi veren Uçakan, “Bana çok teklif geldi ama hep reddettim. Masal kahramanı gibi ele alınıyordu. Sonuçta bunun hesabının vereceksiniz. ‘Kelebekler Sonsuza Uçar’ filmini çekerken bile çok zorlandık. Bunlara pek yanaşmazdım ama zamanımıza daha yakın yaşamış ve herkesin hafızasında olan Allah dostunu anlatmak çok büyük cesarettir. Hacı Ramazan Efendi’nin yönetiminde filmi çektik. Hatta öyle ki anlattığıbazı anıları senaryoda olmamasına rağmen ertesi gün gidip çekiyorduk” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Tekin tarafından yönetmen Uçakan’a plaket verildi. Daha sonra ise ‘Gönül Dosta Gider’ filmi yayınlanarak izleyicilerin beğenisine sunuldu.

Kaynak: İHA

Hedef Alevi ve Kürtler

Mart 20, 2008

Misyonerliğin hedefi Alevi ve KürtlerKüresel Vaftiz, Misyonerin Soykırım Oyunu, Türkiye’de Amerikan Misyonerleri (Bir Millet Uyanıyor 10), kitaplarının yazarının son kitabı yine misyonerlik üzerine ama bu kez konuya farklı bir cepheden bakıyor. Haberin devamı »

İstiklal Marşı’nı birileri hiç hazmedememiş

Mart 16, 2008

İstiklal Marşı’mıza yönelik incitici ve soğutucu tavır yeni değil diyen Mustafa Armağan, Marşın içeriğinden rahatsız olanları yazdı. Haberin devamı »

Vakıf medeniyetinin izleri duyanları şaşkına çeviriyor, Pikniğe Götüren Vakfı

Mart 16, 2008

Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı İlginç Vakıflar kitabında bulunan 60 vakıf duyanları şaşkına çeviriyor.

Vakıf medeniyetini ve vakıf ruhunu özellikle genç kuşaklara tanıtmak için yayınlanan kitapta; helva dağıtmak, suyu soğutmak, öğrencileri pikniğe götürmek, insanlara temiz nefes aldırmak, duvarlara yazılan yazıları temizlemek, yaşlı ve hasta olduğu için çalışamayan hamallara yardım etmek gibi birbirinden ilginç nedenlerle kurulan vakıflar yer alıyor.

Genel Müdürlük, söz konusu kitapta yer alan ilginç vakıfları çizgi film olarak da hazırlayacak. İsimleri günümüze kadar ulaşan bu vakıfların akar ve hayratlarını Vakıflar Genel Müdürlüğü işletiyor.

Kitapta yer alan bazı ilginç vakıflardan örnekler şöyle: İzmir’de Haziran ayından itibaren şehir merkezinde ve hapishanedeki mahkumlara serinlemeleri için kar dağıtmak için kurulan ‘Kar Dağıtan Vakfı (Mürselli İbrahim Ağa Vakfı)’; İstanbul’da öğrencileri pikniğe götürmek için kurulan ‘Pikniğe Götüren Vakfı (Mustafa Efendi Bin Ahmed Vakfı)’; Aydın’da Orta Mahalleye yaptırılan çeşmeye yaz günlerinde 90 gün süre ile kar taşıyarak suyun soğutulmasını sağlayan ‘Suyu Soğutan Vakfı (Ahmet Bin Abdullah Vakfı)’; Amasya’da Recep ayında pişirilecek 3 batman helvayı medreseler önünde dağıtan ‘Helva Dağıtan Vakfı (Ahmet Efendi Bin Hasan Vakfı)’; İstanbul’da Bebek’te kurulan köşk ve limanda insanların temiz hava almalarını sağlayan ‘Nefes Aldırmak İçin Kurulan Vakıf (Ahmet Nureddin Vakfı)’; Gaziantep’te Ramazan ayında köyüne gitmeyip medresede kalan öğrencilere 5′er kuruş pabuç parası veren ‘Papuç Parası Veren Vakıf (Antep Müftüsü Mehmed Arif Efendi Vakfı)’; Şanlıurfa’da yetimlere bakılması, yazlık elbise alınması amacıyla kurulan ‘Yetime Annelik Babalık Eden Vakıf (Hasan Bin Aladdin)’; İstanbul’da yaşlılık hastalık gibi sebeplerle mesleğini icra edemeyen kayıkçı ve hamallara yardım etmek, devlet adamlarının geçmediği ve geçmeyeceği tenha yerlerdeki kaldırımları tamir etmek için kurulan ‘Kayıkçı ve Hamal Dostu Vakfı (Mehmed Esad Efendi Vakfı)’; Anadolu’nun çeşitli yerlerinde Allah rızası için savaşa giden gazi ve mücahitlere iyi atlar verilmesini sağlayan ‘At Vakfı (Mehmet Paşa Vakfı)’; Siirt’te bahçe ve dükkanların amalara vakfedilmesini sağlayan ‘Amalara Yardım Eden Vakıf (Hüseyin Ağa Vakfı)’; Van Gölü’nde oluşabilecek kaza ve arıza gibi durumlarda insanların yardımına koşacak tam donanımlı acil yardım gemisini hizmete sokan ‘Van Gölü’nde Acil Yardım Gemisi Dolaştıran Vakıf (Hüsrev Paşa Vakfı)’; Aydın’da Cuma namazına müteakip köy camii önünde cemaate yemek verilmesini sağlayan ‘Cumayı Şenlendiren Vakıf (Ahmet Çavuş Vakfı)’; Amasya’da köprüleri selin getirdiği ağaç ve taşlardan temizlen ‘Köprüleri Sellerin Zararından Koruyan Vakıf (Bayezid Han-ı Sani Vakfı)’; İstanbul’da duvarlara yazılan yazıları temizyelen ‘Duvar ve Sokak Temizliği İçin Kurulmuş Padişah Vakfı (Sultan Mehmet Vakfı)’; İstanbul’da borcundan ötürü hapse girenlere para yardımında bulunan ‘Borçlu Dostu Vakfı (Mustafa Ağa Bin Mustafa Vakfı)’; Bursa’da fakirlere meyve yardımı yapan ‘Herkese Meyve Vakfı (Mehmed Ağa Bin Hüseyin Nasrullah Vakfı)’; İzmir’de leyleklerin beslenmesi için kurulan ‘Leylek Vakfı (Mürselli İbrahim Ağa Vakfı)’; Şam’da düşman eline esir düşen Müslüman esirleri satın alarak kurtaran ‘Esirleri Kurtaran Vakfı (Saliha Hatun Binti Selahaddin Pehlivan Vakfı)’; kendilerini kurtarmak isteyen Hıristiyan esirleri kurtarmak için kurulan ‘Esirlikten Kurtulmak İsteyenlere Yardım Eden Vakıf (Doka Veled-i Petros Vakfı)’.

Birbirinden ilginç vakıflar arasında yakın tarihte kurulan vakıflar da bulunuyor. 1996 yılında Karaman’da kurulan ve halen faaliyetlerine devam eden eğitim - sağlık hizmetleri ile çevre faaliyetleri yürüten ‘Çöplükte Fidan Yetiştiren Vakıf (Semiha-Kamil-Adana Özdağ Eğitim Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı)’ bunlara bir örnek.

Çanakkale’nin geçilemeyeceğini anlayan İngilizleri, bu hileler de kurtaramadı.

Mart 15, 2008

Denizde ve karada yaklaşık 1 yıl devam eden ve çok şiddetli çarpışmalara sahne olan, dünya savaş literatürüne ”Çanakkale Geçilmez” diye kazınan Çanakkale Savaşları’nda, müttefik güçlerin başvurduğu savaş hileleri çok can yaktı.

Haberin devamı »

Sözde Ermeni soykırımı meselesinde, Rus Komutan Ermeni vahşetini anlattı

Mart 13, 2008

Birçok batılı ülkenin kabul ettiği, sözde Ermeni soykırımı meselesinde Rus tarafından yepyeni bir açıklama geldi. Dönemin Rus komutanı Yarbay Twerdokhleboff, Ermeni çetelerinin doğu illerimizde gerçekleştirdiği katliamı anlattı.

Haberin devamı »

Danıştay kararının başörtüsü ile ilgisi ne?

Mart 13, 2008

Danıştay’ın YÖK ile ilgili kararı, hukuk tekniği bakımından doğru bir karardır; başörtüsü serbestliğine ilişkin hukuki durumda bir değişiklik hasıl etmemiştir.

Uzun zamandır Türkiye’de, hukuk, hukuk olarak değil, siyasetin bir malzemesi olarak kullanıldığı için, Danıştay kararının “yasak” taraftarlarınca sömürüleceğini biliyoruz. Bunların önemli bir kısmı da, kararı okumadan konuşacaklardır; bundan eminiz. Ama, Türkiye’de, hukuka inanan ve hukuku ciddiye alan çok büyük bir kesimin bulunduğu inancıyla, konuya dair görüşlerimizi özetlemek istiyoruz. Haberin devamı »

Diyarbakır’daki Abant Platformu iptal

Mart 13, 2008

Abant Platformu’nun Diyarbakır’da yapacağı toplantısı, güvenlik nedeniyle donduruldu.

Fethullah Gülen’in onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın organizasyonu olan Abant Platformu’nun, Diyarbakır’da organize ettiği ve Kürt sorununun her yönüyle, 150’ye yakın katılımcı tarafından tartışılacağı toplantı, güvenlik gerekçesiyle donduruldu.

Edinilen bilgiye göre; Diyarbakır toplantısı güvenlik gerekçesiyle donduruldu. Toplantının Diyarbakır’da yapılmasından vazgeçilirken, başka bir şehre, İstanbul’a alınması da konuşuluyor.

Haberin devamı »

Mutlu ol! Bu bir emirdir

Mart 8, 2008

Ünlü yönetmen Sinan Çetin Türkiye’de yıllar önce uygulanan bir dayatmayı “Mutlu ol! Bu bir emirdir” adlı hoş bir kısa filmle eleştirdi.

30′lu yıllardaki Batılılaştırma dayatmasını konu edinen Çetin’in kısa filmi, bir köy evinde söylenen güzel bir türkünün nameleriyle başlıyor. Haberin devamı »

Gazze neresi?

Mart 7, 2008

Ahmet Emin DAĞ

Tarihindeki ilk demokratik seçimlere sahne olduğu 2006 yılına büyük umutlarla giren Filistin için 2 yıl önceki seçimin sonuçları; istikrar yerine giderek kronikleşen bir krizin ve bugün yaşananların başlangıcı oldu.

Haberin devamı »

Çanakkale Savaşında Kürt Civanlar

Mart 5, 2008

Çanakkale’de Türk ve Kürt askerlerin omuz omuza savaştığı belgelerle ortaya konuldu. Çanakkale’de savaşan Kürtler arasında DEHAP eski Genel Başkanı Mehmet Abbasoğlu’nun babası ile DTP Genel Başkanlığı için yarışan Fırat Anlı’nın iki dedesinin de yer aldığı öğrenildi.

Haberin devamı »

Üniversite öğrencilerinden başörtüsüne net evet

Şubat 12, 2008

Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin 21 üniversiteden birçok öğrenci ile yaptığı ankette bir kesimi üzecek sonuçlar çıktı. İşte şaşırtan rakamlar…

Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin 21 üniversiteden 456’sı erkek, 989′u başörtülü 2 bin 17 bayan öğrenci olmak üzere toplam 2 bin 473 öğrenci ile yaptığı ankete göre öğrencilerin yüzde 67,5′i, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasının laikliği tehdit etmediği görüşünde. Haberin devamı »

Sosyal sorumluluğumuzu hatırlatan ‘Beyaz Melek’ listede yok

Şubat 6, 2008

Kırmızıgül'ün 'Beyaz Meleği'ne ayıp ettilerKırmızıgül’ün ‘Beyaz Meleği’ne ayıp ettiler

40. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri’nin aday listesi açıklandı. Listede sezonun en çok ses getiren ve sosyal sorumluluğumuzu hatırlatan ‘Beyaz Melek’ listede yok!
06 Şubat 2008 04:50
Yazı boyutunu büyütmek için
Kırmızıgül’ün ‘Beyaz Meleği’ne ayıp ettiler

Yüksel Aytuğ’un yazısı

En İyi Yönetmen adaylarına baktım, Mahsun Kırmızıgül’ün adı yok. En İyi Film listesine baktım, Beyaz Melek yer almıyor. Tamam, film festivali jürilerinin daha “sanat ağırlıklı” bir bakışı vardır, bunu kabul ediyorum. Biraz üstten bakmayı, snob davranmayı, gişe hasılatı elde eden filmleri “piyasa” kategorisine koymayı pek severler.

Ama bana göre yılın en fazla ses getiren, en çok konuşulan, en fazla hasılat elde eden, sosyal bir sorumluluğu hatırlamamızı sağlayan ve hatta bunun için yasa koyucuları bile harekete geçiren filmini ve onun yönetmenini ödüle layık görmemek, içinde yaşadığınız toplumu “görmemek” anlamına gelir. Belli ki bir “türkücünün”, kameranın arkasına geçip, yönetmenliğe soyunması yadırganmış. Dahası, hafifsenmiş…

Belli ki birileri “Mahsun’a yönetmen dersek, diğerlerine ne diyeceğiz?” kaygısına kapılmış. SİYAD’ın değerli üyelerinin bu ülkede sinema sanatına yön verecek, yenileri “cesaretlendirecek” en yetkin ve etkin kalemler olduğuna inanıyorum. Keşke Mahsun’u ve Beyaz Melek’i yok saymak yerine Diyarbakırlı bir türkücünün, sinema sanatı adına fedakarca ortaya koyduğu iyi niyetli çabasına biraz destek verselerdi. Belki o zaman Diyarbakır’ın çöplüklerinde ekmek toplarken, gözü bir gazete parçasına ilişip de, “Mahsun Kırmızıgül’e büyük ödül” yazısını görecek çocuğun gönlüne bir umut ışığı düşürebilirlerdi…

Sakın yanlış anlaşılmasın. Amacım; bir sinema ödülü üzerinden etnik ayrımcılık yangınına benzin dökmek değil. Çabam; sanatın sınırlarını bu ülkenin coğrafi sınırlarına eşitlemek ve bir sinema gönüllüsünün, Zülfü Livaneli gibi bir örnek ortada dururken, sırf “türkü söylediği için” bu sanatın dışına iteklenmesini önlemek…

Mehmed Âkif Ersoy’dan ölümsüz çağrı…Irkını değil ümmeti düşün

Aralık 3, 2007

mehmet akif ersoyMilli şairimiz Mehmed Âkif Ersoy’dan Türk, Kürt, Lâz, Arnavud, Çerkes ve Araplara ölümsüz çağrı…

Milli Şairimiz üstad Mehmed Âkif Ersoy’un Bayezid Camii kürsüsünde verdiği hutbe:

“Ey iman edenler! Sizi kendinize hayat verecek şeylere davet ettiği zaman Allah’a ve Resulüne icabet edin ve bilin ki Allah gerçekten kişi ile kalbinin arasına girer ve siz gerçekten hep O’nun huzurunda toplanacaksınız.

Ve öyle bir fitneden sakının ki hiç de içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz ve bilin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.”
(Enfâl Sûresi / 24-25)
Haberin devamı »

Leyal Dergisi 2. Sayısı Yayında

Kasım 25, 2007

17 Ekim’de sizlerin karşısına çıkan Leyal Dergisi ikinci sayısı ile artık yayında.
Malezyada eğitim hayatına devam eden iki hanım kardeşimizle yaptığım röportaj ile onları tanıyacak
İslam Medeniyetinin hayran kalınacak eserleri , kısaca Neyzen Başar Dikici’yi tanıyacak
Daha dolu içeriği , yemekden , giyime , sanattan , bilgisayara , yeni konu ve konuklarıyla sizlerle..

Okuyucularımız dergiye bu linkden ulaşabilirler.

“Redacted” filmi yönetmenine saldırılar durmuyor.

Kasım 21, 2007

reactedABD askerlerinin Mart 2006′da Irak’ta 14 yaşındaki bir kızın ırzına geçerek ailesiyle birlikte öldürmelerini konu alan Holywood yapımı ‘Redacted’ (Sansürlendi) adlı filme yönelik baskılar ve tartışmalar dinmiyor.

Vietnam savaşındaki ABD askerlerinin suçlarını konu alan 1989 yılında yayınlanan Savaş kayıpları (Casualties of War) adlı film ile tanınan rejisör Biran de Palma’nın Irak savaşını konu alan “Sansürlendi” (Redacted) filmi geçtiğimiz hafta sonu ABD’de gösterime girmişti. Haberin devamı »

Zihin kontrol operasyonunda Amerika’nın yöntemleri

Kasım 8, 2007

Orta Doğu’da yaşanılan savaşta elektromanyetik ve farmakolojik savaş tekniklerinin uygulanarak katliam yapıldığına dair resmi olmayan bilgiler olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “ABD’nin, Ebu Gureyb’teki taciz ve Saddam’ın infaz görüntülerini servis etmesiyle psikolojik savaş tekniklerini uyguladığını görüyoruz” dedi.

Bütün dünyada muhtelif alanlarda zihin kontrol operasyonları ile insan beynini etkileme çalışmaları yapıldığını belirten emekli tabip albay Prof.Dr. Nevzat Tarhan, “Elektromanyetik dalgalar ile insan beyninde zaman duygusunu kaybettirme, şaşkınlık hali oluşturma, mekan bulamama gibi durumlar oluşturmak mümkün” dedi.

Haberin devamı »

Anka Kuşu’ tutmazsa bir daha sinemaya para yatırmam

Kasım 6, 2007

Anka-kusu-mesut-ucakanYusuf Bülbül‘ün haberi

Çöküş, İskilipli Atıf Hoca, Reis Bey, Sonsuza Yürümek, Ölümsüz Karanfiller ve Anne ya da Leyla gibi filmleriyle toplumsal sorunları beyazperdeye taşıyan senarist-yönetmen Mesut Uçakan’ın son filmi ‘Anka Kuşu/Bana Sırrını Aç’ seyirciyle buluşmak için gün sayıyor.

Film, 9 Kasım’da gösterime girecek; ancak izleyicinin göstereceği ilgi, bir yönetmenin sinema kariyerinde önemli rol oynayacak. Cuma günü Bolu’da düzenlenen gala, filmin senaryosu, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın açıklamaları, sinema çevrelerinden gelen tepkiler bir yana; ‘Anka Kuşu’, Uçakan’ın bundan sonra çekeceği filmlerle ilgili radikal bir karar almasına kapı açacak.

Haberin devamı »

26. İstanbul Kitap Fuarı’ında neler var?

Ekim 18, 2007

5

Bu seneki teması, ”Akdeniz’de Edebiyat; Edebiyat’ta Akdeniz”, onur yazarı ise Metin And olarak belirlenen 26. İstanbul Kitap Fuarı, ARTİST 2007-17. İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleşecek

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından 27 Ekim-4 Kasım 2007 tarihleri arasında düzenlenecek olan 26. İstanbul Kitap Fuarı, yazar-okur buluşmaları, söyleşiler, dinletiler ve çeşitli konulardaki sergiler ile birçok kültürel etkinliğe sahne olacak.
Haberin devamı »

Türkçe yabancı bir dil oldu

Ekim 18, 2007

3

Türkçe’deki hızla artan bozulma, günlük hayatımızdaki konuşmalardan yazı diline; dükkanlara asılan tabelalardan, yeni açılan alışveriş merkezlerinin ismine kadar her alana yayıldı. Dedenin torununu anlamakta zorlandığı Türkiye’de, Türkçe âdeta yabancı dil haline geldi. Türkçemizde yaşanan rahatsız edici boyutlardaki değişimin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılsa da vatandaşın yeteri kadar bilinçli olmaması, girişimlerin sınırlı seviyede kalmasına yol açıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, geçtiğimiz haftalarda düzenlenen 75. Dil Bayramı’nda, sokaklarda yabancı dillerle donatılmış tabelalardan, afişlerden ve iş yeri isimlerinden geçilmediğine dikkat çekti.
Haberin devamı »

Sonraki Sayfa »