ErdoÄŸan D-8′e gidiyor!

Haziran 23, 2008

BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın, Malezya’nın baÅŸkenti Kuala Lumpur’da 4-8 Temmuz tarihleri arasında yapılacak olan D-8 zirvesine katılacağı belirtildi.

BangladeÅŸ, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan, Türkiye’nin oluÅŸturduÄŸu D-8, geliÅŸmekte olan Müslüman ülkelerin dünya ekonomisi içerisindeki konumlarını iyileÅŸtirmek ve bu sayede kendi ülke halklarının yaÅŸam standartlarını arttırmak amacıyla 1997 yılında kurulmuÅŸtu.

BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın katılacağı Zirve’de 4-5 Temmuz tarihleri arasında üst düzey memurlar toplantısı yapılacak. 6 Temmuz 2008 tarihinde üye ülkeler DışiÅŸleri Bakanları Toplantısı, 08 Temmuz 2008 tarihinde ise, D-8 Zirvesi gerçekleÅŸtirilecek.

Zirvenin açılış konuÅŸmasını Malezya BaÅŸbakanı Abdullah Ahmad Badawı yapacak. Açılış konuÅŸmasının ardından, Endonezya CumhurbaÅŸkanı Susilo Bambang Yudhoyomo, D-8 baÅŸkanlığını, söz konusu görevi 2 yıl sürdürecek olan Malezya’ya devredecek.

Danimarka’dan tahrik!

Åžubat 28, 2008

Hz.
Muhammed’e (sav) hakaret içeren karikatürleri yeniden yayınlayan
Danimarka, İslam dünyasını ayağa kaldırdı. Sudan, Danimarkalıların
ülkeye girişini yasakladı, mallarına da boykot kararı aldı.

Haber Merkezi / TIMETURK

İslam
Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’e hakaret içeren karikatürlerin
Danimarka’da yeniden yayınlanmasına tepkiler büyüyor. Asya’dan
Afrika’ya hemen her gün bir İslam ülkesinde yapılan gösterilerin
önümüzdeki günlerde daha da artacağı belirtiliyor.

Sudan’ın
başkenti Hartum’da yüz binlerce Sudanlının katıldığı protesto
gösterisinde konuşan Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir, Danimarka
mallarına boykot uygulamasının başlatıldığını ve Danimarka
vatandaşlarının ülkeye girişinin yasaklandığını söyledi.

Ömer
El-Beşir, diğer İslam ülkelerini de bu konuda Sudan’ı takip etmeye
davet ederken, göstericiler de İslam ülkelerine Danimarka ile
diplomatik ilişkilerini kesmeleri çağrısında bulundu.

Danimarka
Dışişleri Bakanı Per Stig Möller ise Sudan’ın boykot kararının
kendisine zarar vereceğini ve Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olamayacağını
söyleyerek “Oyunun kuralı bu� şeklinde konuştu.

Yemen’in
başkenti Sana da ise Yemen Parlamentosu Danimarka mallarının boykot
edilmesini ve son günlerde kurulan Yemen-Danimarka Dostluk Derneği’nin
kapatılmasını istedi.

ÜRDÜN GAZETELERİNDEN ORTAK MANŞET

Ürdün’de
yayınlanan 20 gazete Peygamber Efendimiz’e hakaret içeren
karikatürlerin yeniden yayınlanmasına tepki olarak dün ortak manşetle
okurlarının karşısına çıktı.

İslam’ı ve Peygamber Efendimizi savunan haberler için Ürdün gazeteleri “Peygamberimiz bizi birleştiriyor� başlığını uygun gördü.

Haftalık
“El-Hakika� gazetesi yönetim kurulu başkanı Zekeriya Eş-Şeyh, Danimarka
gazetelerine bu şekilde cevap verme düşüncesi ilk başta kendi
gazetelerinin dile getirdiğini ve diğer gazeteler arasında da kabul
gördüğünü söyledi.

Karikatürleri hep birlikte yayınlayan
Danimarka gazetelerine aynı üslupla cevap vermek istediklerini kaydeden
Eş-Şeyh, “Batı basınına ifade özgürlüğünün nasıl olacağını gösterdik�
ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Ortak manşetle çıkan gazeteler arasında yer
almayan gazeteler ise konuyla ilgili birçok haber ve makale
yayınladıklarını ve bunların aynı çerçevede değerlendirilebileceğini
söyledi.

KRİZ ALMANYA’YA SIÇRADI

Karikatür
krizi Danimarka’dan sonra Almanya’da patlak verdi. Haftalık Die Zeit
gazetesi İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble’nin karikatürlerden birinin
Alman gazetelerinde yayınlanmasını önerdiğini yazdı.

Alman İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise Die Zeit’in yazdıklarının tam olarak doğru olmadığı bildirildi.

Gazetenin
genel yayın müdürü ise İçişleri Bakanı’nın sözlerinin harfi harfine
yayınlandığını belirterek sorumluluğun gazetelerine yıkılmasından
üzüntü duyduğunu ifade etti.

Zerdüştlük ve Şamanizm muhabbeti

Åžubat 26, 2008

halbayrak@yahoo.com
26 Şubat 2008 Salı

Diyarbakır eski Belediye Başkanı Mehdi Zana, 2006 yılında Tempo ve Aksiyon dergilerine verdiği mülakatlarda şöyle laflar etmişti:

“Kürtler bence İslamiyet’i kabul ettiklerinde kaybettiler.â€?

“Kürtler yanlışlıkla Müslüman oldu. Kılıçla, tüfekle üstümüze geldiler, ‘kelime-i ÅŸehadet getir’ dediler, dedelerimiz de ÅŸehadet getirerek Müslüman oldu. Kürtlerin Müslümanlığı böyledir… Kürtlerin asıl dinleri Zerdüşt’tür.â€?

Emekli Tümgeneral DoÄŸu SilahçıoÄŸlu da Cumhuriyet gazetesindeki bir yazısında “Türkler Arapların putlara taptığı dönemde Orta Asya’da, Tanrı bilincinde Åžaman inancında yaÅŸamaktaydılarâ€? deyip, Türklerin Araplar tarafından katliam ve ırza tecavüz marifetiyle zorla MüslümanlaÅŸtırıldıklarını ileri sürdü ve Türklükle Müslümanlığın “doÄŸası gereÄŸi birlikteliÄŸi mümkün olmayan iki öğretiâ€? olduÄŸunu savundu.

Mehdi Zana’nın Zerdüşt nostaljisi büyük tepki görmüştü. DoÄŸu SilahçıoÄŸlu’nun Åžaman’cılığı da büyük tepki görüyor. Halbuki Zana ve SilahçıoÄŸlu gibi kimselere ‘dürüst ırkçı tavır’larından ötürü teÅŸekkür etmek lazım. Ne yani; Kürt Selahaddin’in Ümmet-i Muhammed’e geçen hizmetlerini yahut Türk’ün “İla-yı Kelimetullah İçin Nizam-ı Alem Ülküsüâ€?nü mü anlatacaklardı?

İslam dünyasında ırkçılık yapacaksanız, ister istemez İslam öncesi medeniyetlere dayanacaksınız.

“Müslümanlar kardeştir� ve “Üstünlük ancak takva iledir� hükümleri orta yerde dururken, Müslümanlık dairesi içinde kalarak ırkçılık yapmanız mümkün değil.

O bakımdan, Arap ırkçılarının Babil’e, Fars ve Kürt ırkçılarının Zerdüşt dinine, Türk ırkçılarının Åžamanizm’e vurgu yapmaları gayet tabiidir.

İslam tarihindeki şerefli konumlarıyla övünen Türkleri bundan vazgeçirip “Türk asıllı� Etilerin, Hititlerin, Sümerlerin kurduğu medeniyetlerle övündürmeye çalışan zevatın gayretleri de gayet tabii idi.

“Sümerler Türk deÄŸil Kürt’tüâ€? itirazı ve Abdullah Öcalan’ın “Sümer Rahip Devletiâ€?ne sahip çıkması filan da gayet tabiidir.

Tabii olmayan, aynı anda hem Müslümanlık iddiasında bulunmak hem de ırkçılık yapmaktır.

Ne yazık ki bu çelişkiyi çoğumuz yaşıyoruz.

Yeni Åžafak

Gazeteci-yazar Mehmet Altan, tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla kent dindarlığının nasıl kaybolduğunu anlattı.

Åžubat 13, 2008

Kentlerdeki dindarlık nasıl kaybolduGazeteci-yazar Mehmet Altan, tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla birlikte dinin kültür kaynağından beslenen kent dindarı ve kent dindarlığının azaldığını söyledi.

Ekrem ALTINTEPE’nin röportajı

Moral Dünyası Dergisi’ne konuÅŸan Gazeteci-yazar ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Altan, günümüzde dinin kültürel ve sosyolojik boyutunun göz ardı edilerek siyasi bir mesele olarak algılandığını söylüyor. Altan’a göre din, toplumun varoluÅŸ temellerinden birisi ve belki de en önemlisi. Altan, dinin kültürel özelliklerini ön plana çıkaran kent dindarı ve kent dindarlığı kavramının yok olduÄŸunu, dini bir rant aracı olarak kullananların ön plana çıktığını ve dinin yozlaÅŸtırıldığını ifade ediyor. Haberin devamı »

“Bari bir çarÅŸaflı yaksaydınız!”

Åžubat 5, 2008

çarÅŸaf eylemCumartesi günü düzenlen “başörtüsü karşıtı eylemler” içinde bir eylem vardı ki hem çok tehlikeli hem de komikti. İzmir’de düzenlen eylemde bir grup çarÅŸaf yaktı. Keditörümüz bu konuda sessiz kalmadı ve bu eylemde bulunanlara “eylem nasıl olur” dersi verdi…

Cumartesi günü İzmir’de evlere şenlik bir protesto mitingi vardı.

Miting dediğime bakmayın, hepi topu tek tek sayılabilecek bir guruptan oluşuyordu bu protestocular.

Sayının azlığı benim için mühim değil, küçümsediğimi sanmayın bu gurubu.

Hayır, sayıları azdı ama yaptıklarının simgesel anlamı epey problemliydi.

Efendim bu gurup başörtüsüne üniversiteyi serbest bırakacak düzenlemeyi protesto için önce çarşaflar giydiler, sonra da -haberler uydurma değilse- İstiklâl Marşı okunurken bu çarşafları çıkarıp yaktılar.

Gelelim bu eylemin problemlerine…

1. Diyelim ki başörtüsüne karşısın, anladık bunu. Ama bu karşıtlığı çarşaf örtünmek suretiyle gerçekten ispat ettiğini mi düşünüyorsun? Şimdi ben şekere karşıysam baklava taşımam mı gerekiyor, nedir?
2. Bizim bildiğimiz İstiklâl Marşı okunurken bir eylem yapılmaz, saygı içinde dinlenilir. Yapılan çarşaf yakma işinin İstiklâl Marşının lafzına da, ruhuna da aykırı olması bir yana, dinleme usulüne bile aykırılık gibi bir kabalığı, saygısızlığı içinde taşımasına ne diyeceğiz?
3. İstiklâl Harbiyle ilgili okul kitaplarındaki resimlerde değişik çarşaflı nineler vardır. Bu çarşaflı ninelerimizin kimi cephe gerisinde bir atölyede bir şey üretir, kimi kağnı ile cepheye mühimmat veya erzak taşır. Siz çarşafları yakarken bu ruhtan, bu maziden, bu memleketten, bu değerlerden bu kadar uzak olmayı nasıl başarıyorsunuz? Nerede yetiştiniz, kökleriniz İstiklâl Harbi duyarlılığı ile dahi ters düşecek kadar yabancılaşmışsa bize ne bundan? Bize ne? Neden yabancılaşmanın verdiği rahatsızlığınızı bize de dayatmaya çalışıyorsunuz?
4. Bence çarÅŸaf yerine çarÅŸaflı birini ‘yaksaydınız’ bari! De eyleminiz ‘tam’ olsaydı!… Herhalde aklınıza gelmedi. Ya da birkaç çarÅŸaflı nine bulup ‘İzmir’de denize dökseydiniz’…
5. Bana göre bu kafanın kullanma süresi geçti. Sosyal ve zamansal referanslar bunu net biçimde gösteriyor. Sadece anakronik olsanız yanmayacağım, ayrıca eylem yapma mentalitesi bakımından da dökülüyorsunuz. “Sokma akılla akıl olmaz� demiş halkımız ama, bir daha eylem yapacağınız zaman önceden haber verin, size biraz zerafet, biraz da şıklık göndereyim.

DTP’den Kemalist güçlere çaÄŸrı, islama karşı bizimle birleÅŸin!

Åžubat 5, 2008

aysel tuğlukDTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, ‘Kemalist, sol, muhalif ve aydın çevreler’ olarak nitelediği kesimleri, bakın neye çağırdı.

DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, ‘Kemalist, sol, muhalif ve aydın çevreler’ olarak nitelediği kesimleri, ‘kendileriyle hesaplaşacağı aşikar ‘gerici güçlere’ karşı Kürtlerin desteğini aramaya’ çağırdı. Tuğluk, Radikal gazetesinin pazar ekinde yayımlanan yazısında şunları kaydetti:

‘… Toplumsal yaÅŸamımızı, geleceÄŸimizi ve yönetme-yönetilme biçimimizi ilgilendiren ortak sorunlardan hareketle sol çevreler, laik, aydın ve (güncelleÅŸtirilmiÅŸ sol-demokrat karakteriyle) Kemalist güçlerle demokratik Kürt siyasetine karşılıklı tanıma ve tanışma çaÄŸrısı yapmak gerekmiyor mu?

Kemalistler, sol, muhalif ve aydın çevreler Kürtlerle uzlaÅŸmanın kaçınılmazlığına inanıyorsa, ılımlı İslam denilen ve aslında ne olduÄŸu, nasıl tanımlanacağı çok da belli olmayan ve tamamen ‘imparatorluk’ güçlerinin imalatı bu projeye karşı modern aklın ve demokratik kültürün birbirini kabul eden zemininde buluÅŸabilmelidir…’

Camilerde cep telefonları artık çalmayacak

Åžubat 4, 2008

Müslümanların camide namaz kılarken açık unuttukları cep telefonlarına gelen sinyaller ‘jammer’ sayesinde artık gelemeyecek.

VatandaÅŸların namazlarını kılarken açık unutulan cep telefonlarından gelen melodilerden rahatsız olması karşısında giriÅŸ kapılarına asılan uyarı yazıları da etkili olmayınca Van İl Müftülüğü harekete geçti. Mütfülük, ilk etapta Hz. Ömer, Ulu Cami, Belediye ve Hacı Hüseyin camilerine cep telefonu sinyal kesici ‘Jammer’ cihazı taktırdı.

Konu ile ilgili İHA muhabirine bilgi veren Hz. Ömer Camii din görevlisi Mehmet Emin Akan, jammer cihazları takılmadan önce namaz öncesi cemaati sık sık telefonlarını kapatmaları konusunda uyardıklarını ve cami girişine uyarıcı ilanlar astıklarını söyledi. Bazı vatandaşların uyarılara rağmen telefonlarını kapatmadıklarını ifade eden Akan,

”Özellikle ramazan ayında teravih namazı sırasında çalan polifonik melodili telefonlar etrafa rahatsızlık veriyordu. Namaz esnasında telefon çalınca ibadetimizi rahat yapamıyorduk. Yeni alınan cihazı ezan saatinde açarak cep telefonlarının ÅŸebekelerini devre dışı bırakıyor. Namazın bitiminde cihazı tekrar kapatıyoruz. İbadet esnasında cemaatimiz huzur içerisinde rahatlıkla ibadetlerini yaparak camiden ayrılmasını saÄŸlıyoruz. Cihazı kurduktan sonra cemaat memnun kaldı. Bu uygulama cemaatin yüzde 90′ı tarafından hoÅŸ karşılandı” dedi

Rahmet Peygamberinin ‘EN’ leri

Ocak 18, 2008

Efendimiz, Arapça ifadesiyle ism-i tafdille, Türkçe ifadesiyle ise en iyiyi ve güzeli ifade eden söz ÅŸekilleriyle pek çok hususu iÅŸaret buyurmuÅŸlardır. DiÄŸer bir ifadeyle “Efendimiz’e göre en’ler” diyebileceÄŸimiz bu hususlar, hayatımızı ÅŸekillendirirken bize ışık tutacak ve adeta yolumuzu aydınlatacaktır. Åžimdi sizleri Peygamber Efendimiz’in hadislerinden derlediÄŸimiz “en’ler”le baÅŸ baÅŸa bırakıyor, bu hadislerin hayatımıza istikamet ve saadet getirmesini arzu ediyoruz.

EN GÜZEL AMEL EN GÜZEL AMEL
En hayırlı ameliniz namazdır.
Allah’ın kula en yakın olduÄŸu zaman gecenin son kısmıdır.
Amellerin en güzeli, az da olsa devamlı olanıdır.
Hırsızlığın en kötüsü namazdan çalmaktır.
En çok dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua, gecenin sonunda yapılan dua ile farz namazların ardından yapılan dualardır!
İnsanda bulunan en şerli şey aşırı cimrilik ve şiddetli korkudur.
Haramlardan sakın, Allah’ın en âbid ve sevgili kulu ol! Allah’ın sana verdiÄŸi rızka kanaat getir, insanların en zengini ol! KomÅŸuna ihsanda bulun, iyi bir mü’min ol. Kendin için istediÄŸini baÅŸkaları için de iste, gerçek bir müslüman ol!
Müminlerin en faziletlisi ahlakça en güzel olanlarıdır.

EN HAYIRLINIZ
En hayırlınız, kendisinden hayır umulan ve şerri dokunmayacağı hususunda emin olunandır; en şerliniz de kendisinden hayır ümit edilmeyen ve şerrinden de emin olunmayan kimsedir.
Açlık en kötü yatak arkadaşıdır.
İyi davranıp hoş sohbette bulunmaya en çok hak sâhibi olanlar annelerdir.
Kişinin yapacağı en üstün iyiliklerden biri, ölümünden sonra babasının dostlarına sıla-ı rahimde bulunmasıdır.
Sizin en hayırlınız, eşine karşı hayırlı olandır.

EN SEVİLEN KİŞİ
Sadakanın en faziletlisi (Boşanma, kocasının ölümü gibi bir sebeple sana geri gönderilmiş ve senden başka çalışanı (nafakasını temin edecek bir kimsesi) olmayan kızın için harcadığındır.
Müslümanlar içinde en hayırlı ev kendisine iyilik yapılan bir yetimin bulunduğu evdir. Müslümanlar içinde en kötü ev de kendisine kötülük yapılan bir yetimin bulunduğu evdir.
Kıyamet günü benim ÅŸefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek ‘Lâ ilâhe illallah’ diyen kimsedir.
Cuma, en hayırlı günlerinizden biridir.
Ramazan ayından sonra en faziletli oruç (ayı) ÅŸehrullah (Allah’ın ayı) olan Muharrem ayıdır. Farz namazdan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.
Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. Bana en uzak olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız, gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atan, büyüklük taslayan kimselerdir.

BİR DUA
Bizi nefsimizle baş başa bırakma!
Rabbimiz! Kalbimizde dolaylı ya da doÄŸrudan Sen’in rızana ulaÅŸtırmayan/ulaÅŸtırmayacak olan sevgiler varsa onları sil süpür.. Tatmak, görmek.. gibi duyularımızı ve hayal, hafıza.. gibi kalbe baÄŸlı duygularımızı Sen’in emrine muhalefetten muhafaza eyle! Bizi nefislerimizle baÅŸ baÅŸa bırakma!

BİR TAVSİYE

Gününüz gıybetsiz olsun

Gıybet, kişinin, mümin kardeşinin hoşuna gitmediği bir sözü onun gıyabında, yani arkasından söylemesidir. Rabbimiz gıybeti net bir ifadeyle haram kılıyor. Büyüklerimiz de ahirette bizi en çok zorlayacak hesabın gıybet olduğunu söylüyorlar. O yüzden ağzımızdan çıkan sözlere biraz daha dikkat edelim ve dilimizi gıybete karşı kilitleyelim.
Bugun

Şehit ailelerine hac kontenjanı

Aralık 13, 2007

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali BardakoğluDiyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, gelecek yıl hac döneminde şehit ailelerine kontenjan ayırmayı düşündüklerini bildirdi.

Diyanet İşleri BaÅŸkanı Prof. Dr. Ali BardakoÄŸlu, Mekke’nin Mesfele bölgesindeki basın merkezini ziyaret ederek, Türk gazetecilerle sohbet edip öğle yemeÄŸi yedi. BardakoÄŸlu, burada yaptığı açıklamada, hac organizasyonunun daha saÄŸlıklı yürütülebilmesi amacıyla Türk Cumhuriyetleriyle bir araya gelebileceklerini belirterek, ”Böyle bir toplantıyı Türkiye’de yapmayı hedefliyoruz. Bu onları eÄŸitim amaçlı deÄŸil, birlikte hareket etmeyi saÄŸlamak içindir” dedi. Prof. Dr. BardakoÄŸlu, genelde hacı adaylarından 8 kiÅŸinin bir odada kaldığı yönünde ÅŸikâyet aldıklarını, bu ÅŸikâyetlerin de müstakil ve otel kiralama ile çözülebileceÄŸini, ancak odada kalan kiÅŸi sayısının düşürülmesinin hac fiyatını yükselteceÄŸini kaydetti. Bu yıl kutsal topraklara yaklaşık 4 milyon kiÅŸinin gelmesinin beklendiÄŸini ifade eden BardakoÄŸlu, ”Türkiye’den kutsal topraklara gelmek isteyen engelli hacı adaylarımız için de önümüzdeki yıl müstakil kiralama yaparak refakatçileri ile gelmelerini saÄŸlayacağız. Haberin devamı »

Örtünmenin âdâbı

Aralık 13, 2007

tesettür adabıİslam Hukukçusu Prof. Dr. Orhan Çeker, örtünmenin İslam´daki yeri ve şekli hakkında detaylı bilgileri verdikten sonra bugün de kadınlara, örtünmenin âdâbı hakkında önerilerde bulundu.

Orhan Çeker´in yazısının son bölümü:

RAHİBELERİN KIYAFETİ
Rahibelerin kıyafetine baktığımız zaman, bizim anlattığımız, anlatacağımız örtü şekline, tesettüre tamamen uyuyor. Öyleyse rahibelerin kıyafeti onların dininin alametidir diye bizim kadınlar giymeyecek mi? Durum öyle değil. Çünkü aslında ilahi din olan İsevilik, bozula bozula iş nihayet kilisede rahibelerin kıyafetine kadar varmış ama o kıyafete müdahale etmemiştir. Yani rahibelerin giydiği kıyafet aslında ilahi emir gereği olan kıyafettir. Bu dine has simge değildir ki zaten ilahi dinlerde olması gereken kıyafettir. Dinimiz de eski ilahi dinlerden bozulmamış ve Cenab-ı Hakk`ın kaldırmadığı ilkeleri aynen geçerli saymıştır. Biz buna fıkıh usulünde “Şer’u men kablena (bizden önceki şeriat)� diyoruz. İşte bu bakımdan rahibelerin giydiği kıyafet, bizim hanımlar tarafından da giyilebilir. Haberin devamı »

‘KomÅŸusu Açken Tok Yatan Bizden DeÄŸildir’

Ekim 21, 2007

avusturya islamViyana’da Viyana İslam federasyonu, Geçen yıl itibari ile düzenlediÄŸi, peygamberimizin bir hadisini reklam panolarında herkese tanıtma projesini bu yıl da gerçekleÅŸtiriyor.

Geçen yıl, ‘insanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır’ hadisini tanıtan VİF, bu yıl ‘KomÅŸusu açken tok yatan bizden deÄŸildir’ hadisini tanıtacak.
Haberin devamı »

Avrupa’da İslam tartışması

Ekim 18, 2007

8

Viyana’da ‘Sınır Tanımayan Kadınlar’ örgütü tarafından ‘Avrupa’daki Müslümanların Sorunları’na iliÅŸkin düzenlenen konferansta kültürlerarası çatışma konusu ele alındı.

Avusturya’da ”Sınır Tanımayan Kadınlar” örgütünün, ABD’nin Viyana büyükelçiliÄŸi himayesinde düzenlediÄŸi, “Avrupadaki Müslümanların Sorunları” konulu konferans, bugün Avusturya’nın baÅŸkenti Viyana’da gerçekleÅŸtirildi.
Haberin devamı »

Necaşi’nin yetimleriyle iftihar ettik

Eylül 27, 2007

İHH, Etiyopya’daki yetimler ile ihtiyaç sahiplerine çeÅŸitli yardımlarda bulunulurken, 70 fakir aileye kumanya paketleri dağıtıldı.

Ramazan’la birlikte Afrika’nın fakir ülkesi Etiyopya’daki yetimler ile ihtiyaç sahiplerinin de yüzleri gülmeye baÅŸladı. 750 yetime çeÅŸitli yardımlarda bulunulurken, 70 fakir aileye kumanya paketleri dağıtıldı.

İHH İnsani Yardım Vakfı, farklı coğrafyalarda ihtiyaç sahipleri ile yetimlerin yüzlerini güldürmeye devam ediyor. İHH,

Haberin devamı »

İtalya’da Ramazan ve Rönesans

Eylül 15, 2007

İtalyan Müslümanlar Ramazan ayını, dini duygularını geliştirmek ve kardeşlik ruhunu pekiştirmek için iyi değerlendirirler.

 

İtalya’nın Sicilya adası gibi bazı bölgeleri uzun yıllar Müslümanların hâkimiyeti altında kaldığı için İtalya İslam’a yabancı bir ülke sayılmaz. Ayrıca ağırlıklı olarak Batı kültürünü yansıtsa da,

Haberin devamı »

ABD’li yeni Müslüman Penny’nin ilk orucu

Eylül 13, 2007

Yeni Müslümanlardan ilk Ramazan anıları. Bugün ABD’li Kamile, Penny, Cemile ve Marry’nin hatıralarını okuyacaksınız.

 

Müslüman olarak doğanların belki de çok azı ilk Ramazanlarını hatırlar ama yeni Müslüman olanlar için Ramazan yeni buldukları imamlarının en güçlü adımlarından biridir. Birçok Amerikalı Müslüman ilk Ramazan ve oruçlarıyla ilgili konuşurken, ailelerinden, toplumdan ve çalıştıkları iş yerinden kaynaklanan birçok durumla alakalı konuşuyorlar ve Müslüman topluluğunun yardımlarını anlatıyorlar.

< ?xml:namespace prefix ="" o /> 

30 yıl önce İslam’la tanışan Kamile “oruç zamanında çok büyük bir huzur duydum ve İslam’la alakalı birçok kitap okudum” diyor. Hatta tam olarak Ramazan’ın 10. günü İslam’ı seçmeden önce,

Haberin devamı »

İsveç, Karikatür krizi için resmen özür diledi

Eylül 12, 2007

Hz. Muhammed (s.a.s) hakkında hakaret içeren karikatürlere göz yuman İsveç resmen özür diledi.

İsveç’in Suudi Arabistan’daki büyükelçisi, İslam Konferansı TeÅŸkilatı (İKT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoÄŸlu’ndan, Hz. Muhammed’in karikatürünün ülkesinde yerel bir gazetede yayımlanmasından dolayı ülkesi adına özür diledi.

İKT’den yapılan açıklamada, İsveç Büyükelçisi Jan Thesleff’in “rencide edici bu karikatürün yayımlanmasından doyalı içten özürlerini İhsanoÄŸlu’na ilettiÄŸi”, İhsanoÄŸlu’nun da “ifade özgürlüğünü savunma adına yürütülen ve uluslararası toplumu daha çok ayrılığa sürükleyen bu kışkırtıcı ve sorumsuz olaylara iliÅŸkin endiÅŸelerini aktardığı” belirtildi.

İsveçli ressam Lars Vilks’in çizdiÄŸi ve yerel Örebro gazetesi tarafından 18 AÄŸustosta yayımlanan bir karikatür, İslam dünyasında rahatsızlığa neden olmuÅŸ ve birçok ülkede protesto edilmiÅŸti.

cipe de biner mercedese de

AÄŸustos 28, 2007

Bir Müslüman’ın ciple dolaÅŸmaya hakkı yok’ diyen Prof. Meriç’e muhafazakar kesim tepkili.

 “Bir Müslümanın cipin tepesinde dolaÅŸmaya hakkı yok” diyen Prof. Dr. Ümit Meriç’in sözleri tartışma yarattı  

 “Müslüman kadın cipe binmez” diyenler de var, “vergimi ödüyorum istediÄŸime binerim” diyen de.
Ünlü düşünür Cemil Meriç’in kızı Prof.Dr. Ümit Meriç’in VATAN’a yaptığı açıklamalar,

Haberin devamı »

Her ürün için ‘Helaldir’ fetvası çıkacak

AÄŸustos 24, 2007

İslam ülkelerine yapılan ihracatın kolaylaÅŸması için Helal Sertifikası verebilecek bir fetva makamının oluÅŸturulmasına karar verildi. Ancak bu iÅŸin şöyle ciddi mahsurları da var…

Haber: Rotahaber.com

Malezya ve Endonezya’ya islam ülkeleriyle yaptıkları ticarette neden çok büyük baÅŸarı saÄŸladığını inceleyen Türk yetkililer bu iÅŸin sırrını çözdü.

AraÅŸtırmada ‘Helal Sertifikası’ adıyla düzenlenen bu sertifikanın İslam ülkeleriyle ticarette sihirli parola gibi iÅŸe yaradığı anlaşıldı.

Bunun üzerine baÅŸlatılan çalışmayla Türkiye’de de Helal Sertifikası verebilecek bir fetva makamının

Haberin devamı »

Miraç kandiliniz mübarek olsun.

AÄŸustos 10, 2007

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

flv formatında indirmek için tıklayın

Okulda Kuran kursu, KKTC’yi gerdi

Haziran 24, 2007

KKTC Milli Eğitim Bakanlığı, camilerde verilen Kuran kurslarını, ‘yaz kursu’ ve ‘din eğitimi’ adıyla okullara kaydırdı. Öğretmenler “laiklik�? adına karşı çıktı.


KKTC, din eÄŸitiminin camilerden okullara alınması uygulamasıyla karıştı. Uygulamaya muhalefet eden Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, KKTC Milli EÄŸitim ve Kültür Bakanlığı”nın düzenlediÄŸi yaz okullarında Türkiye”den gelecek din öğretmenlerinin ders vermesi fikrinin AK Parti iktidarı tarafından ortaya atıldığını öne sürerek “AKP, KKTC”deki laik düzeni tehdit ediyor. EÄŸitimde hurafelere yer yok�? açıklaması yaptı.

Haberin devamı »

Sonraki Sayfa »