Erdoğan D-8′e gidiyor!
Haziran 23, 2008
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da 4-8 Temmuz tarihleri arasında yapılacak olan D-8 zirvesine katılacağı belirtildi.
Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan, Türkiye’nin oluşturduğu D-8, gelişmekte olan Müslüman ülkelerin dünya ekonomisi içerisindeki konumlarını iyileştirmek ve bu sayede kendi ülke halklarının yaşam standartlarını arttırmak amacıyla 1997 yılında kurulmuştu.
Başbakan Erdoğan’ın katılacağı Zirve’de 4-5 Temmuz tarihleri arasında üst düzey memurlar toplantısı yapılacak. 6 Temmuz 2008 tarihinde üye ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı, 08 Temmuz 2008 tarihinde ise, D-8 Zirvesi gerçekleştirilecek.
Zirvenin açılış konuşmasını Malezya Başbakanı Abdullah Ahmad Badawı yapacak. Açılış konuşmasının ardından, Endonezya Cumhurbaşkanı Susilo Bambang Yudhoyomo, D-8 başkanlığını, söz konusu görevi 2 yıl sürdürecek olan Malezya’ya devredecek.
Kolayı içtikten sonra vücudumuzda ne gibi değişiklikler olur?
Haziran 5, 2008

Prof. Dr. Ayşe Akın bir bardak Kola içtikten sonra vücudumuzda meydana gelen sürecin sağlığımıza etkilerini anlattı.
İlk 10 dakika:
10 çay kaşığı şeker vücudunuza girer (Günlük almanız gereken şeker
miktarının tamamı kadar). Fosforik asit tat alma duyunuzu keser ve aşırı şeker yüklemesinden dolayı kusmanızı engeller.
20 dakika:
Kan
şekerinizde ani bir yükselme olur, yüksek miktarda insulin patlamasına
neden olur. Karaciğeriniz vücudunuzdaki şekeri yağa çevirerek buna bir
yanıt verir. Bu sadece bir kaç dakika içinde olur.
40 dakika:
Kafein emilimi tamamlanır. Göz bebekleriniz büyür, kan basıncınız
yükselir, karaciğeriniz kana daha fazla şeker pompalamaya başlar.
Beyninizdeki adenozin reseptörleri rehaveti önlemek için bloke olur.
45 dakika:
Beyninizde dopamin salgısı artar.Bu tıpkı eroinin vücuta yaptığı tepkimelere benzer.
60 dakika:
Kafeinin diüretik özellikleri baş gösterir (tuvalet ihtiyacı). Bu da
vücutta depolanmış kalsiyum, magnezyum ve çinko’nun da beraberce dışarı atılması demek.
Bir
süre sonra şeker ihtiyacını tekrar duymaya başlayacaksınız, kendinizi
halsiz ve bitkin hissedeceksiniz. Vücudunuzda kola ile aldığınız bütün
su tekrar dışarı atıldığı için susuzluğunuzu tekrar hissedeceksiniz.
Şeker ihtiyacını takiben, kafein isteği de başlayacak (sigaradaki gibi)
cosmoturk
Hırsızlığa karşı hangi tedbirler etkili
Haziran 3, 2008
Emniyet Genel Müdürlüğü, hırsızlık olaylarına karşı vatandaşları uyararak alınabilecek önlemler konusunda tavsiyelerde bulundu.
Müdürlüğün internet sitesi aracılığıyla yayınladığı duyuruda, vatandaşların posta kutularında fazla zarf biriktirmemeleri önerildi. Hırsızla karşılaşan vatandaşın ‘ne yatmaya devam ederek uyuyormuş gibi yapması ne de hırsıza karşı koyması gerektiği’, her iki davranış şeklinin de riskli olduğu vurgulandı. Haberin devamı »
Abdurrahman Yalçınkaya, Suç işlenmese de parti kapatılabilir
Mayıs 31, 2008
Talebinde ısrar eden Başsavcı, parti kapatmak için Ceza Kanunu’nda suç olan fiilleri işleme zorunluluğu bulunmadığını savundu. 1946 yılında çok partili hayata geçilmesiyle birlikte irticanın partilere sızdığını ileri süren Yalçınkaya, ilginç değerlendirmelerde bulundu: “Partilerin kapatılması çoğulcu demokratik sistemin kendini koruma araçlarındandır. Suç niteliği taşımayan eylemler ile suç olmaktan çıkarılan fiiller, partiler için yasak olma niteliğini sürdürebilir. Kapatma bir ceza değildir. Delillerin gazete kupürlerinden temin edilmesi kanuna uygundur. Türban, bir siyasî simgedir. Din ve vicdan özgürlüğü kapsamında koruma göremez, insan hakkı olarak savunulamaz.”
Cumhuriyet Başsavcılığı, Atatürk’e hakaret videoları için siteye dünya genelinde yasak istiyor.
Mayıs 31, 2008
Video paylaşım sitesi YouTube’a erişim, Atatürk’e hakaret içeren
görüntü ve ses kayıtları nedeniyle Türkiye’den sık sık engelleniyor. Şu
anda YouTube’a erişim uzun bir süredir yapılamıyor. Engellemelere
gerekçe olarak ise, yasak görüntü ve ses kayıtlarının, sitenin
Amerika’daki ana “server”dan silinmemesi olarak gösteriliyor. Zira,
silinmeyen bu görüntelere herhangi bir ülkeden, hatta Türkiye’den
değişik Proxy adresleri ile ulaşmak mümkün.
Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı, bu nedenlerden dolayı görüntülerin “ana server”dan
tamamen silinmesini istiyor. Ancak YouTube’un Türkiye’de temsilciliği
bulunmadığı için savcılık muhatap sıkıntısı çekiyor.
Savcılık
kaynakları, “Youtube’nin ABD’de bulunan merkez yönetimi bize cevap bile
vermiyor. Buradaki tüm işlemleri avukatları aracılığı ile yürütüyorlar,
bu da sitenin daha uzun süre ile kapalı kalmasına neden oluyor” diyor.
TEMSİLCİLİK İÇİN SÜRE DOLUYOR
Öte
yandan, internet güvenliğine ilişkin yasa, YouTube’un Türkiye’de
güvenlik ve yetki belgesi ile lisans almasını, ofis açmasını ve vergi
mükellefi olmasını zorunlu kılıyor.
Diğer ülkelerde bu zorunluluğu yerine getiren YouTube’un, aynı işlemi Türkiye’de de yapması için görüşmeler sürüyor.
YouTube’a Türkiye’de temsilcilik açması için verilen 6 aylık süre de 23 Temmuz tarihinde doluyor.
NTV
Papyonlu Kocaseyit Çin’den geldi
Mayıs 27, 2008
Üstünde frakla ve papyonla 276 kiloluk mermiyi sırtlayan ’’Çin Malı’’ farklı bir Seyit Onbaşı heykellerinin satışa sunulması Balıkesir’de öğretmenleri şok etti.
Kamusen’e bağlı Türk Eğitim-Sen Balıkesir 2 nolu Şube Başkanı Süleyman Demir, Çanakkale’de hediyelik eşya satan dükkanlarda Çin’den getirilip satılan, üstünde frakla ve papyonla 276 kiloluk mermiyi sırtlayan ’’Çin Malı’’ farklı bir Seyit Onbaşı heykellerinin satışa sunulmasını sert dille eleştirdi.
Yaşamı savaşlarla ve kahramanlıklarla dolu Balkan Savaşı, Çanakkale Savaşına topçu askeri olarak ve İstiklal Savaşına gönüllü katılan Çanakkale Kahramanı Havranlı Kocaseyit ’Topçu Onbaşı Seyit Çabuk’un odun köklemenin ve köklerden kömür üretmenin dışında başka bir işi de, geliri de olmadığını belirten Demir, “Bu nasıl bir ülkedir ki ?.. Tarihi ve manevi değerleri ile dalga geçilmesine izin verilir. Çanakkale gibi tarihimizin gurur tablosu olan Havranlı Topçu Onbaşı Seyit Çabuk’u böyle bilinçsiz ellere teslim edilir…
Kim bunun ithalatına izin vermiştir ve satanları da kınıyorum. 93 yıl önce 18 Mart 1915’de 276 kiloluk top mermisini sırtlayıp ateş eden ve İngilizlerin asla batırılamaz dediği Oceon Zırhlısını batırıp, Çanakkale Savaşını sona erdiren ve Türkiye Cumhuriyetinin temellerini buradan atan Çanakkale Kahramanı Kocaseyit ’Topçu Onbaşı Seyit Çabuk’un kemikleri yanı sıra bu olay Türk Milletinin de içini sızlatıyor” dedi. 276 kiloluk top mermisini sırtlama gücü evlat, aile, devlet, vatan, toprak ve Allah sevgisinden kaynaklandığını ifade eden Demir, “Heykelciklerin üzerinde Çanakkale Kahramanı Havranlı Topçu Onbaşı Seyit Çabuk görenler Çanakkale’de şaşkınlıklarını gizleyemeyip, tepkilerini gösterdiler. Bende bir tanesini alıp kırarak olayı protesto ettim” dedi.
Çin Malı’ ’Seyit Onbaşı’ heykelleri artık Çanakkale’yi temsil etmesinin kabul edilemez bir olay olduğunu vurgulayan ATAM belgeselinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü oynayan genç oyuncu Oğuz Emre Karaca ile Koca Seyit’i canlandıran Hamza Nergiz ve arkadaşları ise olayı üzüntü ile protesto ettiler. Çanakkale Kahramanı Havranlı Topçu Onbaşı Seyit Çabuk’un büyükçe bir heykelini alıp Çanakkaleli esnafa bu heykelleri satmalarını ve Çin Malı heykellere ilgi göstermemelerini istediler. Çanakkale’de satılan Çin malı Kocaseyit heykellerini Gelibolu Yarımadası’ndaki hediyelik eşya satan esnafın ilgi göstermeyip olayı protesto ettiklerini açıkladılar.
Bilgisayar ekranları görme güçlüğüne, göz yorgunluğuna ve göz kurumasına neden olabiliyor.
Mayıs 11, 2008
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Kamış, bilgisayar ekranlarının sürekli
titreşen yapıda olmaları ve saniyede 40-80 kez yanıp sönüyor olmasının,
bilgisayar başında fazla kalınması halinde görme güçlüğüne, göz
yorgunluğuna ve göz kurumasına neden olabildiğini söyledi.
Doç.
Dr. Kamış, AA muhabirine yaptığı açıklamada, televizyon ve
bilgisayarların yaygınlaşmasıyla gözle ilgili rahatsızlıkların ciddi
oranda artış gösterdiğini söyledi.
Yüzyılın en yaygın meslek
hastalıklarından biri olan ”Bilgisayara bakma sendromu”nun her geçen
gün yayıldığını ifade eden Doç. Dr. Kamış, gözlerde ağrı, yorgunluk,
rahatsızlık, kızarıklık, bulanık görme, çift görme gibi belirtileri
olan hastalığın bilgisayar kullanıcıları arasında yaygınlığının yüzde
88,5 olduğu belirtti.
Doç. Dr. Kamış, bilgisayara bakma sendromunun modern dünyanın yarattığı yeni bir durum olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
”Yani
bilgisayara bakma sendromu, halk arasındaki ifadeyle gözü bozmaz. Ancak
genellikle 60-80 santimetre mesafeden ekrana bakılıyor olması ve
saatlerce çalışılıyor olması, bazen kırılma kusurlarının kendini
hissettirmesine neden olur. Bunun dışında bilgisayar ekranlarının
sürekli titreşen yapıda olmaları ve saniyede 40-80 kez yanıp sönüyor
olması, görme güçlüğüne, bu da dikkatle izlemekte olan kişilerde göz
yorgunluğuna ve göz kurumasına neden olur. Normalde 12-16 defa olan
dakikadaki göz kırpma sayısının dikkatli bakış sırasında 5-6 defaya
kadar düşmesi, kırpma yoluyla gözümüzün kurumasını önleyen mekanizmayı
yavaşlatır.”
Büro gibi klimalı ortamlarda göz yaşı buharlaşma
hızının artması ve ortam neminin azalmasının da göz yüzeyinin
kurumasını artırıcı diğer bir faktör olduğunu belirten Doç. Dr. Kamış,
bilgisayar kullanıcılarının göz yorgunluğu ve göz kurumasını önlemek
için ekran başında uzun süre durmaması gerektiğini bildirdi.
-BİLGİSAYAR KULLANIRKEN-
Doç.
Dr. Ümit Kamış, uzun süre ekran başında kalmak zorunda olanların da
bilgisayar ekranının üst seviyesinin, göz seviyesini aşmamasına özen
göstermesi ifade ederek, şunları söyledi:
”Bu sayede gözümüz
çalışma sırasında hafifçe aşağı bakar pozisyonda olacak, bu durum kapak
aralığının bir miktar dar kalması yoluyla göz yaşının buharlaşabileceği
göz yüzeyini azaltacaktır. Ekrana 60-80 santimetre mesafeden bakan bir
kişi için ekran boyu ile ekran çözünürlüğü dengesi de çok önemlidir. 14
inç ekran boyutu için 640×480, 15 inç ekran boyutu için 600×800, 17 inç
ekran çözünürlüğü için 1024-768 ideal seçimdir. Bu durum görüşü çok
daha kolaylaştırır. Ayrıca dikkatli çalışma ve keskin görüş çabası, göz
kırpma sayısını istemsiz olarak düşürecektir. Bu nedenle 45 dakika
ekran karşısında geçirildiğinde, 15 dakika süreyle daha az görsel
dikkat gerektiren bir işlev yapılacak şekilde ara verilmelidir.”
Bunun
dışında bilgisayarın bulunduğu mekanın havasının mutlaka belli
aralıklarla nemlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Kamış, ekran
filtresi kullanmanın da bir diğer koruyucu önlem olduğunu bildirdi.
AA
Bu sefer haçlılar 22 kat daha fazlalar
Mart 20, 2008
İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Independent, Irak Savaşı’nın beşinci yıldönümünde Batı’nın İslam dünyasını işgalini konu alan bir makale yayımladı. Haberin devamı »
Abdurrahman Yalçınkaya, neyi bekliyorsun, türban takmayı mı?
Mart 20, 2008
Tarih 8 Mart 2008: Tuncay Özkan’ın mitinginde, “Abdurrahman Yalçınkaya, neyi bekliyorsun, türban takmayı mı?” yazılı döviz açılmış. Haberin devamı »
Taş atan eylemcinin yarasını saran iki polis ‘ayın polisi’ seçildi.
Mart 20, 2008
Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP), Irak’ın kuzeyine yapılan kara harekâtını protesto gösterisinde kendisine taş atan eylemcinin yarasını saran Halil Ablak, ile aynı eylemde görevli polis memuru Rıfat Akbulut Van Emniyet Müdürlüğü tarafından ‘ayın polisi’ seçildi. Haberin devamı »
İşsizliğin nedeni?
Mart 19, 2008
Özel, devlet ve yurt dışında üniversitelerden 2007 yılında mezun olan ve İstanbul’da iş arayan gençler arasında yapılan araştırma şu soruyu sorduruyor: ‘Gençler biraz da iğneyi kendine mi batırmalı?’
Üniversite mezunu işsizlerin hayalini, “yabancı veya yabancı ortaklı şirketlerde” işe girmek süslüyor.
Saç dökülmesinin sebepleri ve korunma yolları…
Mart 17, 2008
Prof. Dr. Kerim
Alpınar, bilinçsizce yapılan diyetlerin yol açtığı kansızlığın,
saçların güçsüzleşmesiyle birlikte hızla dökülmesine neden olduğunu
bildirdi.
Prof. Dr. Alpınar yaptığı yazılı açıklamada,
özellikle hanımların güzelleşmek uğruna neredeyse ölüm diyetlerine
girdiğini, yanlış uygulanan diyetler nedeniyle pek çok kişinin
saçlarından olduğunu belirtti.
Sağlıklı ve dökülmeyen saçlar için gıdalarda protein, çinko, B12
vitamini, folik asit ve bakır eksikliği olmamasına dikkat edilmesi ve
sebze-meyve gibi yiyeceklerin bol bol tüketilmesi gerektiğini kaydeden
Alpınar, ”Bilinçsizce yapılan diyetlerin yol açtığı kansızlık,
saçların güçsüzleşmesiyle birlikte hızla dökülmesine neden oluyor.
Düzenli ve dengeli beslenme saç sağlığını korumak için birinci önceliği
taşıyor” dedi.
Kerim Alpınar, bunun yanı sıra kalıtsal, hormon bozukluğu, mevsimsel
şartlar, hava kirliliği, uygunsuz saç bakımı ve stres gibi faktörlerin
de saç dökülmesine neden olduğunu dile getirerek, Türkiye’de her 100
kişiden 58′inin daha 38 yaşına gelmeden saçsız kalma tehlikesiyle karşı
karşıya bulunduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Alpınar, saç bakımında kullanılacak ürünlerin etkinliği ve
güvenilirliğinin klinik deneylerle kanıtlanmış olmasının önemine işaret
etti.
Bitkisel özlü ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Alpınar, sağlıklı bir saç için şu önerilerde bulundu:
”Temiz ortamlarda bulunun. Çok sigara içilen, kimyasal madde
buharlarının bulunduğu ortamlar, saçları yıpratır ve sağlıksız kılar.
Saçların uzun süre güneş ışığına ve deniz suyuna maruz kalmaması
gerekir. En azından bir şapkayla saçlar güneşten korunabilir. Denizden
çıkar çıkmaz da duş almak gerekir. Yağlı saçlar her gün bir kez, kuru
saçlar ise iki günde bir yıkanmalı ve muhakkak çok iyi durulanmalı.
Zaman zaman da saç diplerinin zeytinyağı kullanarak beslenmesi de çok
önemli. Zeytinyağı en kolay ulaşılabilir, basit ve etkili bir madde.
Saç bakımı ile ilgili ürünlerde de zeytinyağının bulunması bu açıdan
önemli.”
Elitist’ cumhuriyet demokrasi istemiyor
Mart 17, 2008
Galatasaray Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, AK Parti’ye açılan kapatma davası ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. “Elitist’ cumhuriyet demokrasi istemiyor” diyen Dedeoğlu’na göre davaya en çok kim sevinecek? Haberin devamı »
İstanbullular, Gazze halkının yalnız olmadığı mesajını verdi.
Mart 17, 2008
İstanbullular, Filistin’le Dayanışma Gecesi’nde bir araya geldi. Ümraniye’deki Haldun Alagaş Spor Kompleksi’ni tıklım tıklım dolduran vatandaşlar, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze halkının yalnız olmadığı mesajını verdi.
Filistin konusunda duyarlı olan dernekler ile duyarlı vatandaşlar, Ümraniye Haldun Alagaş Spor Kompleksi’nde düzenlenen gecede bir araya geldi. İHH İnsani Yardım Vakfı’yla bazı derneklerin ortaklaşa düzenledikleri “Filistin’le Dayanışma Gecesi? Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Saç dökülmesinin sebepleri ve korunma yolları…
Mart 16, 2008
Prof. Dr. Kerim
Alpınar, bilinçsizce yapılan diyetlerin yol açtığı kansızlığın,
saçların güçsüzleşmesiyle birlikte hızla dökülmesine neden olduğunu
bildirdi.
Prof. Dr. Alpınar yaptığı yazılı açıklamada,
özellikle hanımların güzelleşmek uğruna neredeyse ölüm diyetlerine
girdiğini, yanlış uygulanan diyetler nedeniyle pek çok kişinin
saçlarından olduğunu belirtti.
Sağlıklı ve dökülmeyen saçlar için gıdalarda protein, çinko, B12
vitamini, folik asit ve bakır eksikliği olmamasına dikkat edilmesi ve
sebze-meyve gibi yiyeceklerin bol bol tüketilmesi gerektiğini kaydeden
Alpınar, ”Bilinçsizce yapılan diyetlerin yol açtığı kansızlık,
saçların güçsüzleşmesiyle birlikte hızla dökülmesine neden oluyor.
Düzenli ve dengeli beslenme saç sağlığını korumak için birinci önceliği
taşıyor” dedi.
Kerim Alpınar, bunun yanı sıra kalıtsal, hormon bozukluğu, mevsimsel
şartlar, hava kirliliği, uygunsuz saç bakımı ve stres gibi faktörlerin
de saç dökülmesine neden olduğunu dile getirerek, Türkiye’de her 100
kişiden 58′inin daha 38 yaşına gelmeden saçsız kalma tehlikesiyle karşı
karşıya bulunduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Alpınar, saç bakımında kullanılacak ürünlerin etkinliği ve
güvenilirliğinin klinik deneylerle kanıtlanmış olmasının önemine işaret
etti.
Bitkisel özlü ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Alpınar, sağlıklı bir saç için şu önerilerde bulundu:
”Temiz ortamlarda bulunun. Çok sigara içilen, kimyasal madde
buharlarının bulunduğu ortamlar, saçları yıpratır ve sağlıksız kılar.
Saçların uzun süre güneş ışığına ve deniz suyuna maruz kalmaması
gerekir. En azından bir şapkayla saçlar güneşten korunabilir. Denizden
çıkar çıkmaz da duş almak gerekir. Yağlı saçlar her gün bir kez, kuru
saçlar ise iki günde bir yıkanmalı ve muhakkak çok iyi durulanmalı.
Zaman zaman da saç diplerinin zeytinyağı kullanarak beslenmesi de çok
önemli. Zeytinyağı en kolay ulaşılabilir, basit ve etkili bir madde.
Saç bakımı ile ilgili ürünlerde de zeytinyağının bulunması bu açıdan
önemli.”
Zencefilin kökü bin derde deva
Mart 16, 2008
ABD’deki Michigan
Üniversitesi’nde yapılan bir dizi araştırma, zencefilin yakın gelecekte
kanser tedavisinde de kullanılabileceğini ortaya koydu.
ABD’li
uzmanlar, zencefilin yumurtalık kanserinin tedavisinde
kullanılabileceğini duyurdu. Zencefil ile ilgili yapılan çalışmalar
sonucunda tedavi maksatlı kullanılmasını destekleyen ve olumlu sonuç
vermiş araştırmaların önemli bir kısmını, bulantı ve kusmayla seyreden
hastalıklar oluşturuyor. İşte zencefilin kanıtlanmış etki ve faydaları:
NELERE İYİ GELİYOR?
Ameliyat sonrası görülen bulantı ve kusmalar, kemoterapide; mide
bulantılarının azalmasında çok etkili. Deniz ve taşıt tutmasında ortaya
çıkan bulantı ve kusmalara, hamileliğe bağlı bulantı ve kusmalarda da
etkili. Diabette kan şekerinin dengede tutulmasında etkili. Zayıflama
tedavisinde etkili. Zayıflama tedavisinde kan şekerini dengede tutmakta
olan etkisinden dolayı tok tutucu ve metabolizmanın yavaşlamasını
engelleyici etkisi ile rahat kilo verimini sağlıyor.
Üst solunum yolu enfeksiyonlarında ve soğuk algınlığında kullanılıyor.
Kolestrolü düşürücü ve kanın pıhtılaşmasını engelleyici etkisi var.
Beynin çalışması ve gücü üzerine de etkili. Kan şekerinin dengede
tutmaktaki etkisi ile kanda beynin enerji kaynağı olan glikoz yani kan
şekeri sürekli kullanılabilir olduğundan pozitif etkisi var.
Sigara içenlerin felç olma riskini azaltan ürünler…
Mart 16, 2008
İsveç’in başkenti
Stockholm’deki Karolinska Tıp Kurumu’nda yapılan 13 yıllık araştırmada,
magnezyum elementinin özellikle sigara tiryakilerinin felce yakalanma
tehlikesini azalttığını ortaya koydu. Nobel Ödülü veren Karolinska
Enstitüsü’nden Dr. Susanna Larsson’un tütün tiryakisi 26 bin erkek
üzerindeki araştırmasında, magnezyumun yararı açık olarak kanıtlandı.
Tansiyonu düşüren magnezyumun günde 589 mg alınması damar tıkanması
felci tehlikesini yüzde 15 düşürüyor. Magnezyum, tüm tahıl ürünleri
olmak üzere baklagiller, karnıbahar, ıspanak, barbunya ve yerfıstığında
yüksek oranda bulunuyor
Çocuklarda dikkat dağınıklığı ve çözüm yolları
Mart 16, 2008
“Ayşe çalışma masasında oturmuyor. Söylediklerimi hep eksik anlayıp cevap
vermekte gecikiyor. Derse çalışmaya başladıktan 5 dakika sonra nereye
çalışacağını, nerede kaldığını hatırlamıyor. Ödevini bitirmesi saatler
sürüyor. Ders esnasında her şey dikkatini dağıtabiliyor. Oynadığı bir
oyundan hiçbir zaman tam anlamıyla hoşnut kalmıyor. Okurken sıkça
hatalar yapıyor. Okuldan eve hep eşyalarını kaybetmiş olarak geliyor…”
İyi ama gayet sağlıklı görünen Ayşe’nin sorunu ne olabilir? Bu şikâyetler dikkat dağınıklığını düşündürüyor.
Dikkat;
duygularla düşünceyi bir nokta üzerinde toplama, uyanıklık hali olarak
tanımlanmaktadır ve öğrenmenin en önemli unsurlarındandır. Eğitimde
dikkat, algılama ve anlamlandırma sürecidir. Bu süreçte yaşanan
problemler dikkatsizlik olarak adlandırılır. Çocukların okulda, arkadaş
ortamlarında dikkat sorunu yaşamaları, hem ders başarısını hem sosyal
ilişkilerini olumsuz etkiler. Başarısızlıkları düşük benlik algısı
geliştirmelerine neden olur. Her zaman başarısız olacakları,
beceremeyecekleri inancıyla işlerine başlayınca bu düşünce kısır döngü
olarak onları başarısızlığa sevk eder. Yetersizlik duyguları,
ilişkilerindeki bozukluk içlerinde büyük üzüntüye sebep olur ve öfke
duygularını uyandırır. Bu öfkelerini ya içlerine
atarak kendilerine zarar verme yolunu seçerler ya da herkesi rahatsız
edecek biçimde, saldırganlıkla çevreye yöneltirler.
Dikkatsizlik
özel adıyla ‘dikkat dağınıklığı’ bebeklikten başlayabilen ve
erişkinlikte de görülebilen bir sorundur. Dikkat dağınıklığı, çocuğun
zekâ puanıyla yani üstün zekâlı veya normal zekâlı olup olmadığıyla
doğrudan ilişkili değildir. Zekâsı normal ya da üstün olduğu halde,
dikkati dağınık olduğu için kendini derse veremeyen birçok çocuk ve
genç başarısız olabilmektedir.
Dikkat
dağınıklığının okul öncesi, okul çağı ve ergenlik dönemindeki
belirtileri genel hatlarıyla aşağıdaki gibidir. Ancak bu özelliklerin
bulunduğu her çocukta dikkat dağınıklığı olduğu düşünülmemelidir.
Saydığımız noktaların ne sıklıkta ve hangi alanlarda yaşandığı da çok
önemlidir.
- Sık sık bir oyundan diğerine geçerler.
- Belirli bir şeyle çok kısa süre ilgilenebilirler.
- Sakardırlar, sık sık yaralanabilirler.
- Faaliyetleri sürdüremez, yarım bırakırlar.
- Dersi dikkatle dinleyemezler, etrafı ile daha çok ilgilenirler.
- Ev ödevlerini almayı unuturlar ya da eksik alırlar.
- Eşyalarını tam olarak getirmezler, kaybederler.
- Dağınıklıkları vardır, defter vb. gereçlerinin düzenleri bozuktur.
- Gelişim düzeyi içinde geç olgunlaşırlar.
- Öğretmenlerle ilişkilerinde sorunlar yaşarlar. Karşılık veren, saygısız, ilgisiz bir öğrenci olabilirler.
- Zekâlarına uygun hayat başarısı gösteremezler.
- Algıladıklarını
örgütlemede, organize etmede mesela okuduklarını anlamlandırmada güçlük
çekerler. (”p, b, d” harflerini çoğu kez karıştırırlar.) - İyi arkadaş ilişkileri kurmada zorlanırlar.
NEDENLER
Ø Beyindeki bazı alanlardaki hormonel dengesizlik (DEB gösterenlerin promotor korteks ve üst prefrontal kortekste daha düşük serebral glukoz metabolizmasından söz edilmektedir.)
Ø Doğum öncesi ve doğum sırası etkenler
Ø Duyu organlarında (görme – işitme organları) patolojiler
Ø Psikolojik etkenler.
Ø Genetik ve çevresel faktörler.
TAVSİYELER
Dikkat
dağınıklığı olan çocukların bu durumları erken fark edilebilir ve
kendilerine yardımda bulunulabilinirse başarıyı yakalayabilirler. Anne
ve babalar çocuklarına şu şekillerde yaklaşmalıdırlar:
Ø Öncelikle dikkat dağınıklığı hakkında bilgi sahibi olun.
Ø Çocuğun davranışlarını ya da derslerle ilgili yaşadığı sıkıntılarını yaramazlık ya da tembellik olarak yorumlamayın.
Ø Evde
vereceğiniz görevlerle ( ilk önce onun da hoşuna giden görevleri tercih
etmelisiniz) dikkat yoğunluğunu ve süresini artırın.
Ø Davranışları ile ilgili daha sık geri bildirimde bulunun, sonuçlarını paylaşın.
Ø Dikkatli
davranışlarını ödüllendirin (ödülün her zaman maddi olması gerekmez,
ebeveynin ilgisi ve mutlu olduğunu göstermesi yeterli olabilir).
Ø Çocuk
kendisinden beklenilenin ne olduğunu tam anlamıyla bilmelidir. Bu
nedenle beklentilerinizi açıklayın. Ve beklentilerinizde tutarlı olun.
Ø Büyük resimli kitaplar alın ve okutun.
Ø Bilmece çözmek, resimleri eşlemek gibi hafıza ve dikkat üzerine olumlu etkiler yapacak etkinlikler tercih edin.
Dikkat
dağınıklığının tedavi sürecinde özel eğitim programlarının uygulanması
gerekebilir. Olumsuz davranışların düzeltilmesi ve yerine olumlu
davranışların konulması için çeşitli destekleyici ve davranışçı tedavi
teknikleri uygulanabilir. Aile terapisi önerilebilir. Dikkat
dağınıklığının çok yüksek olduğu durumlarda hekim kontrolünde ilaç
tedavisi de söz konusu olabilir.
(Bayrampaşa Bilgi Merkezi tarafından hazırlanmıştır.)
Kansere karşı sarımsak
Mart 16, 2008
Çiğ ya da pişirilmiş sarımsak tüketenlerde, mide, bağırsak, prostat, gırtlak ve meme kanserinin daha az görüldüğü bildirildi.
Haberin devamı »
Rusya devlet televizyonunda başörtülü bir sunucu
Mart 16, 2008
Rusya’da devlet televizyonu TV2 her Cuma günü, Müslümanlara yönelik programlarla İslam öğretisini izleyicilerine ulaştırıyor.
Her Cuma sabahı yayınlanan ve başörtülü bir kadının sunduğu 10 dakikalık programda, konuklar İslam ile ilgili soruları cevaplandırıyor. Haberin devamı »
