Teke Tek programında gündeme gelen Nuray Canan Bezirgan kimdir?

Haziran 12, 2008

Bülent Şahin Erdeğer/ TIMETURK

Tek’e Tek programında gündeme gelen Nuray Canan Bezirgan’ın kimi yayın kuruluÅŸlarının iddia ettiÄŸi gibi provakatör deÄŸil Başörtüsünden dolayı sorunlar yaÅŸamış bir öğrenci. Hafızalarımızı biraz tazelediÄŸimizde Nuray Canan’ın meÅŸhur olmuÅŸ fotoÄŸraftaki kız olduÄŸunu görüyoruz:

Haberin devamı »

Başörtüsü yasağı sinir krizi geçirtti

Haziran 9, 2008

Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü kararının ardından başörtülü öğrenciler, daha önce girebildekleri üniversitelere de alınmamaya baÅŸlandı. Yasağı uygulamaya baÅŸlayan okullardan biri de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi oldu.

Daha önce kampüs alanına girebilen başörtülü öğrencileri taşıyan otobüs ve minibüsler, bu sabah okulun giriş kapısında güvenlik görevlileri tarafından durduruldu. Minibüs ve otobüslerden indirilen öğrencilerden bazıları sinir krizleri geçirdi. Olay üzerine okula ambulans ve sağlık görevlileri çağrıldı.

Haberin devamı »

Başörtülü anneye utandıran yasak…

Haziran 7, 2008

Kafkas Üniversitesi’ni birincilikle bitiren Serkan Aydın’ın annesi Sevil Aydın, oÄŸlunu tebrik etmek için sahneye çıkmak isteyince başörtülü olduÄŸu gerekçesiyle güvenlikçiler tarafından engellendi. Anne Sevil Aydın, oÄŸlunu mutluluÄŸunu oturduÄŸu yerden yaÅŸlı gözlerle izledi.

Kafkas Üniversitesi 2007-2008 dönemi birincisi Serkan Aydın, ödülünü aldıktan sonra konuÅŸma yapmak istedi ancak aşırı ÅŸekilde heyecanlanınca sözlerini yarıda keserek Sivas’tan gelen anne babasını yanına çağırdı. Ancak annesi başı türbanlı olduÄŸu gerekçesiyle sahneye alınmadı. Anne Sevil Aydın, oÄŸlunu mutluluÄŸunu oturduÄŸu yerden yaÅŸlı gözlerle izledi.

Haberin devamı »

Eşi başörtülü diye otele alınmadı

Haziran 3, 2008

İstanbul’un stresinden uzaklaÅŸmak, eÅŸi ve 2 yaşındaki çocuÄŸuyla Bodrum’da 3 gün tatil yapmak isteyen iÅŸadamı Ahmet A., kendini ayrımcılığın ortasında buldu.

Her ÅŸey, 23 Mayıs’ta 4 yıldızlı Mavi Kumsal Oteli’ne rezervasyon yaptırmasıyla baÅŸladı. Önceki akÅŸam otelin kapısından içeriye giren iÅŸadamı, odasının anahtarını isteyince büyük bir ÅŸok yaÅŸadı. İddialara göre rezervasyon görevlisi, otel müdürüyle görüştükten sonra Ahmet A.’ya dönüp, “Sizi içeriye alamayız.” dedi. Rezervasyon yaptırdığını, parayı da peÅŸin ödediÄŸini hatırlatan iÅŸadamı, maruz kaldığı olayın sebebini sorduÄŸunda neye uÄŸradığını ÅŸaşırdı. “EÅŸiniz başörtülü. Otelimizin kuralları gereÄŸi almıyoruz.” cevabı üzerine çıkan tartışma karakolda bitti.

Haberin devamı »

Başörtülü tacize uğradı

Haziran 2, 2008

Açık Öğretim İlahiyat Ön Lisans öğrencisi 3 çocuk annesi Neslihan Bilgin, gece-gündüz demeden hazırlandığı sınavda, peruğunun altından başörtüsü görülüyor iddiasıyla salon görevlisinin tacizine uğradı.

Üç çocuk annesi Açık Öğretim Fakültesi öğrencisine yapılan iğrenç muamele vicdanları sızlattı. 33 yaşındaki Neslihan Bilgin, bir yandan babasız üç çocuğuna bakıp, öbür yandan üniversite okuma mücadelesi veriyordu. Haberin devamı »

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden insanlık ayıbı

Mayıs 10, 2008

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Ali Akdemir, ‘aralarında 3 tane başörtülü var’ diye ÅŸehitliÄŸi gezmek için gelen 13 avukat ile ailelerinin geceyi pansiyonda geçirmelerine izin verilmedi.

Aralarında çocukların da bulunduÄŸu 31 kiÅŸilik heyet, 24 saatlik yolculuÄŸun ardından gece yarısı rektörün gözü önünde pansiyona alınmayarak yorgun bir ÅŸekilde ortada bırakıldı. Avukatlar ÅŸaÅŸkın bir ÅŸekilde 3 saat otobüste bekledikten sonra gece yarısı saat 01′de Güzelyalı’daki pansiyonun önünden ayrılmak zorunda kaldı. 18 Mart Üniversitesi Rektörlüğü’nün kar amaçlı olarak iÅŸlettiÄŸi Çanakkale’ye 10 kilometre uzaklıktaki pansiyonlara yaz boyunca bikinili insanlar yaz boyunca sınırsız bir ÅŸekilde girip çıkarken, önceden rezervasyon yaptıran avukatların geceyi geçirmelerine izin verilmemesi tepkiyle karşılandı. YaÅŸadıkların insanlık ayıbı olarak yorumlayan Sakaryalı avukatlar geceyi Çanakkale’ye dönerek baÅŸka bir pansiyonda geçirdi ve sabah saatlerinde kentten ayrıldı.

Sakarya’da görev yapan 13 avukat, yanlarına eÅŸ ve çocuklarını da alarak 31 kiÅŸilik kafile halinde Çanakkale ÅžehitliÄŸi’ni gezmek üzere yola çıktı. Cuma sabahı Çanakkale’ye ulaÅŸan ekip, karşıya geçerek akÅŸama kadar ÅŸehitlikleri gezdi. Gece saat 23.00 sıralarında da dinlenmek için önceden rezervasyon yaptırdıkları pansiyona geldi. “Bu kadarı da olmaz” dedirten olay da bu sırada yaÅŸandı. Otobüse giren güvenlik görevlisi, avukat eÅŸlerinden 3′ünün başının örtülü olduÄŸunu, bu yüzden pansiyonlara giremeyeceklerini söyledi. Olaya tepki gösteren avukatlar, o sırada tesislerde bulunan ÇOMÜ Rektörü Ali Akdemir ile görüştü. Avukatların verdiÄŸi bilgiye göre rektör, uygulamanın doÄŸru olduÄŸunu söyleyerek avukatlara yardımcı olmadı. Muhabirimizin olay yerine gelmesi üzerine avukatlardan biri ile tekrar görüşen rektör, olayın gazete ve televizyonlara yansımaması ÅŸartıyla avukatları pansiyona alabileceÄŸini söyledi. Avukat grubu, bu geliÅŸme üzerine daha da sinirlenerek gece saat 01.00 sıralarında pansiyon giriÅŸinden ayrıldı. Tanıdıkları vasıtasıyla Çanakkale’de ayarladıkları baÅŸka bir pansiyonda geceyi geçiren heyet, sabahleyin Sakarya’ya hareket etti.

Çanakkale’ye ÅŸehitleri ziyaret için geldiklerini söyleyen Sakarya Barosu avukatı Zafer Kazan, karşılaÅŸtıkları durumun büyük bir insanlık ayıbı olduÄŸunu vurguladı. Kazan, “Bizler yola çıktığımız saatten itibaren 24 saattir ayaktayız. İçimizde çocuklar var. Öğrenciler için bu tür bir uygulama var. Ancak bizler buraya her hangi bir etkinliÄŸe katılmak için deÄŸil, uyumak için geldik. İnsani bir ihtiyaç için uyumak için geldik. Bu bir insanlık ayıbı. Biz hangi kanuna karşı çıkıyoruz ki bu duruma maruz kalıyoruz. Bu bir insanlık suçudur. Åžoförümüz uykusuz, oteller dolu olduÄŸu için buraya geldik biz.” diye konuÅŸtu.

Zorunlu olarak tesislerin dışında bekletildiklerini söyleyen avukat Bilal Işık ise araçta bulunan çocukların otların içine tuvaletlerini yaptıklarını, haklarını arayacaklarını ifade etti. Işık olayı şöyle anlattı: “Åžehitlikleri gezmek için 13 avukat arkadaşımızla birlikte Çanakkale’ye geldik. Çanakkale’deki otellerin dolu olması nedeniyle arkadaÅŸlarımız üniversitenin sosyal tesislerinin içinde bulunan pansiyonları ayarlamışlar. Biz de gezi sonrası gece yarısı buraya konaklamak için geldik. Fakat tesislerin giriÅŸindeki güvenlik görevlisi 26 avukat arkadaşımızdan 3 tanesinin eÅŸinin başı kapalı olduÄŸu için içeriye alamayacağını söyledi. Bizler de bu durum karşısında bir hukukçu olarak nasıl davranmamız gerekiyorsa öyle davrandık. BulunduÄŸumuz yerin üniversitenin derslikleri ile bir alakası yok. Biz tesis içinde dahi gezmeden hemen odalarımıza çekilip yatacaktık.”

İmam Hatipliler: Artık çok sıkıldık

Nisan 4, 2008

İmam Hatip Liseleri Mensupları Derneği son siyasi gelişmelerle ilgili bir basın açıklaması yaptı.

ÖNDER (İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği) Basın Açıklaması şöyle

“Biz artık sıkıldık; Haberin devamı »

Kezzapçı Hürriyet gene çuvalladı

Mart 28, 2008

Hürriyet yine çarpıttı. Hürriyet gazetesi, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın maaşının Bakanlar Kurulu kararıyla arttırılacağını duyurdu. Ancak zam hesaplanırken yapılan büyük bir hesap hatası, gazeteyi komik duruma düşürdü.

Haberin devamı »

Başörtülü muhabiri tartakladılar

Mart 22, 2008

Cumhuriyet Gazetesi önünde toplanan grup, Tuncay Özkan’ın gazete binasına girmesiyle görevini yapmaya çalışan Yeni Åžafak muhabiri Zeynep Çifçi’yi tartakladı.

Çifçi, Tuncay Özkan’ın fotoÄŸrafını çekerken başörtülü olduÄŸu gerekçesiyle kalabalık tarafından yuhalandı. Daha sonra öfkeli birkaç kiÅŸi fotoÄŸraf makinesine vurarak muhabirin iÅŸini yapmasını engelledi. Grup içinden bir kiÅŸi ise muhabire bağırarak hakaret efip Çifçi’yi tartakladı. Basın mensupları da olaya tepki göstererek Zeynep Çifçi’ye destek oldu.

Yıldız Teknik Üniversitesi DavutpaÅŸa YerleÅŸkesi’nde 46 yıllık mescit, depo olarak kullanılıyor

Mart 20, 2008

Yıllardır hiçbir tadilat yapılmayan binanın harabeye dönmesine tepki gösteren eğitimciler ise üniversite gibi özgürlüğün hakim olması gereken bir yerde, böyle bir uygulamanın çok yanlış ve hukuk dışı olduğunu söyledi. Haberin devamı »

İçelim güzelleşelim öğrenci burslarıyla

Mart 20, 2008

Gazi Üniversiteli yaklaşık 20 kiÅŸilik öğrenci grubu, Gazi Üniversitesi Deprem AraÅŸtırma ve Uygulama Merkezi’nin (DEPAR) açılış kokteylini Mevlit Kandili’ne denk geldiÄŸi ve kokteylde içki servisi yapıldığı gerekçesi ile protesto etti.

Haberin devamı »

Yasak yürekleri dağladı

Mart 15, 2008

AÜ’de üniversiteye alınmayan başörtülü öğrenciler birbirlerine sarılarak aÄŸladı. Dramatik görüntüler yürekleri daÄŸladı.

Danıştay’ın, YÖK BaÅŸkanı Yusuf Ziya Özcan’ın genelgesini durdurmasının ardından Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi ile başörtüsüne kapılarını açan ilk üniversite olan Sakarya Üniversitesi (SAÜ), geri adım attı. Getirilen yasak bir yazıyla kampus giriÅŸindeki güvenlik kulübesinin camına asıldı. Üniversiteye alınmayan öğrenciler, birbirlerine sarılarak aÄŸladı.

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Görüntüler: CİHAN
Kurgu: Ercan Turgut

Başörtüsü yasağının yeniden uygulamaya baÅŸlanacağının dün geç saatlerde açıklanmasıyla bu sabah hiçbir ÅŸeyden habersiz başörtüsüyle gelen öğrenrciler, Esentepe Kampusu’ndan içeri alınmadı. Minibüs ve belediye otobüslerini kampus kapısı önünde durduran SAÜ güvenlik görevlileri, başörütlü öğrencilerden baÅŸlarını açmalarını ya da araçtan inmelerini istedi. Bazı öğrenciler baÅŸlarını açarken, bazı öğrenciler ise peruk takarak içeri girebildi.

Başını açmayan ve peruk takmayan öğrenciler ise, kapı önünde beklemeye başladı. Giderek sayıları artan başörtülü öğrenciler uzun süre kapı önünde içeri alınmayı bekledi. Ancak içeri alınmayacaklarını öğrenince, bazı öğrenciler birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü. Girişte bekleyen öğrenciler, başörtüleri sebebiyle içeri alınmayarak minibüsten indirilen arkadaşlarını alkışlarla karşılayarak yasağı protesto ettiler.

Bu arada, bazı başı açık öğrencilerle bir grup erkek öğrenci de derslere girmeyerek başörtülü öğrencilere destek verdi. Diğer öğrencilerin de kendilerine destek vermesi için minibüslerde duyuru yapan bir erkek öğrenci ile güvenlik görevlisi tartıştı. Güvenlik görevlisi duyuru yapan öğrencinin işini yapmaya engel olduğunu belirtti; ancak tartışma uzun sürmedi.

Kampus kapısı önünde bekleyen başörtülü öğrenciler adına bir öğrenci, basın açıklaması okudu. İnsanlıkla, hukukla ve mevcut yasalarla haklı görüyüp sovunulmayacak başörtüsü yasağı eleÅŸtirmek için toplanıldığı belirtilen açıklamada ÅŸu görüşlere yer verildi: “Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi ile gasp edilen hakkımızı geri kazandığımız halde YÖK BaÅŸkanı’nın yazısının Danıştay tarafından iptal edilmesibizi haksızlığa mahrum edemez. Hukuksal dayanağı olmayan bu yasağın kaldırılmasını özgür düşence mekanları olan üniversitelerimize başörtülü tekrar girmeyi istiyoruz. Bizim bu talebimiz, hukuk, anayasa ve YÖK ile çeliÅŸmemektedir. Bizim özgürlüğümüz ne ideolojiye ne de bir partiye dayanmaktadır. Özgürlüğümüz Allah’tandır. Başörtüsü kanayan bir yaramızdır. Bu yarayı kanamaya devam ettirenler bizim kankaybından öleceÄŸimizi sanıyorlarsa aldanıyorlar.”

Rektör başörtüsü için aileleri suçladı

Mart 14, 2008

(İÜ) Rektörü HilmioÄŸlu’na göre başörtülülerin yüzde 80′i çevre ve aile baskısıyla kapanıyor.<

İnönü Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof.Dr. Fatih HilmioÄŸlu, asıl sorunun çevre ve aile baskısı ile öğrencilerin yüzde 80′inin başının kapatılmış olması olduÄŸunu ileri sürdü.

Haberin devamı »

Prof. türbana karşı kan yemini etti

Mart 13, 2008

Prof. türbana karşı kan yemini etti22 Temmuz seçimlerinde TKP’den Milletvekili Adayı olan Tıp Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Nalçacı: “Türbana karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceÄŸiz” dedi. Haberin devamı »

Danıştay Kararı Bir Değişiklik Getirmiyor

Mart 13, 2008

Mazlum-Der Konya ÅŸubesi baÅŸkanı Mustafa AkmeÅŸe’nin, Danıştay’ın YÖK baÅŸkanına iliÅŸkin vermiÅŸ olduÄŸu yürütmenin durdurulması kararı hakkında deÄŸerlendirmesi: Haberin devamı »

Gazi Üniversitesi’nde 10 milyon YTL’lik yolsuzluk belgelendi

Mart 13, 2008

Meclis AraÅŸtırma Komisyonu’nun isteÄŸi üzerine yapılan incelemede Gazi Üniversitesi’nde yaklaşık 10 milyon YTL yolsuzluk yapıldığı ortaya çıktı.

Sayıştay, Gazi Üniversitesi’nin kasasına gitmesi gereken yaklaşık 10 milyon YTL’nin usulsüz bir ÅŸekilde Gazi Üniversitesi Vakfı’na aktarıldığını ortaya çıkardı.Sayıştay BaÅŸkanlığı, önceki Rektör Prof. Dr. Rıza Ayhan ile 2004′te görev başına gelen Prof. Dr. Kadri Yamaç’ın dönemlerine ait Gazi Üniversitesi 2003 ve 2004 bütçelerini inceledi.

Haberin devamı »

Danıştay başörtüsünü yasaklayamaz

Mart 13, 2008

YÖK’ün yayımladığı yazının yürütmesini durduran Danıştay kararı, başörtüsünü yasaklamıyor.

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Danıştay’ın YÖK baÅŸkanının ‘yazı’sına karşı aldığı karar, zihinleri bulandırmakla birlikte, ‘Gerçek nedir? Bu karar ne iÅŸe yarar?’ sorusunu sorma zahmetine kimse katlanmıyor. Haberin devamı »

Sevinçleri kursaklarında kalacak… Kalmalı da…

Mart 13, 2008

Fehmi Koru
f.koru@hotmail.com

Biri çok satmakla, diÄŸeri ‘aydınlanmacı’ olmakla övünüyor, ama al birini vur ötekine… Dün birinin manÅŸeti “Danıştay YÖK’ü durdurduâ€? diyordu, ötekinin ise “Yargı türbana ‘dur’ dediâ€?… Oysa Danıştay YÖK’ü durdurmadığı gibi, Danıştay’ın anayasayla serbest bırakılan bir konuda ‘dur’ deme yetkisi bulunmuyor.

Danıştay’ın YÖK BaÅŸkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın üniversitelere gönderdiÄŸi yazısı için taktığı ad sorun çıkarıyor: ‘Genelge’… Düz bir yazıya ‘genelge’ adını takan Danıştay, kararıyla, YÖK BaÅŸkanı Prof. Özcan’a, “Tek başına genelge yayınlama yetkiniz yokâ€? demiÅŸ oldu…

Hepsi bu.

Yarın YÖK BaÅŸkanı Prof. Özcan genel kurulu toplar ve oradan yazısında ifade ettiklerini aynen tekrarlayan bir ‘genelge’ çıkarırsa, Danıştay’ın kararına uyulmuÅŸ olur. Genel kurulu toplamasına da gerek yok YÖK BaÅŸkanı’nın; sonuçta pek çok üniversite TBMM tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸ ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiÅŸ anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸini doÄŸru yorumlayıp başörtüsü/türban yasağını kendiliÄŸinden kaldırdı zaten.

ManÅŸetlere farklı biçimde yerleÅŸtirilen kararın esas anlamı bundan ibaret. Çok satan veya aydınlanmacı geçinen gazetelerin, olayı, sanki Meclis’in yaptığı anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi üzerinde Danıştay’ın denetim hakkı varmış gibi sunmaları ibretlik. ‘Aydınlanmacı’ geçinen “Danıştay 8. Dairesi, YÖK BaÅŸkanı Özcan’ın genelgesini oybirliÄŸiyle yasalara aykırı bulduâ€? diyor ya üst-manÅŸetinden; genelgesinin içeriÄŸi deÄŸil Prof. Özcan’ın Danıştay tarafından aykırı bulunan, tek imzayla ‘genelge’ yayınlaması sadece.

Dertleri, kafaları karıştırıp çöpe atılmış gerekçelerine hak kazandıracak olaylara çanak tutmak…

Türkiye üniversitelerinde yasakların devam etmesinden yana olanların bugüne kadar kullandıkları gerekçe üniversitelerin yarıdan fazlasının yasağı uygulamadığı haftalar boyunca çöktü. İddiaları, yasağın kalkması durumunda üniversitelerin karışacağıydı. Hatta bir aklıevvel, iÅŸi, “Mahalle baskısı yüzünden bir ay içerisinde üniversitelerde başını örtmeyen kız öğrenci kalmazâ€? noktasına kadar vardırmıştı. Haftalardır yasağın uygulanmadığı üniversitelerde tek bir ‘aykırı’ olayla karşılaşılmadı. Her üniversitede, başını örtmeyen öğrenciyle başını örten kardeÅŸ kardeÅŸ geçinmeyi sürdürüyor.

Daha da önemlisi ÅŸu: Bazı üniversitelerde uygulanmayan yasağı sürdüren eÄŸitim kurumlarında da olay yaÅŸanmıyor… MaÄŸdur genç kızlar, maÄŸduriyetlerini gururla sineye çekip hukukî sürecin sonuca ermesini bekliyorlar. Hukukî süreci tamamlayacak olan Anayasa Mahkemesi’nin vereceÄŸi karardır. CHP’nin yaptığı ‘yok sayma’ baÅŸvurusunu inceleyecek olan Anayasa Mahkemesi, anayasada ve kendi yasasında çerçevesi çizilmiÅŸ olan yetkileri dâhilinde karar verecektir.

Anayasa Mahkemesi’nin yetkileri arasında anayasa deÄŸiÅŸikliklerini denetleme bulunmuyor. Anayasa Mahkemesi hukukla siyaset arasında var olması gereken mesafeyi koruduÄŸu takdirde, CHP’nin yaptığı baÅŸvurunun akıbetini tahmin etmek zor deÄŸil. Anayasa Mahkemesi üyelerinin, geçen nisan ayında verdikleri ‘367′ kararının toplumda meydana getirdiÄŸi dalgalanmayla yeniden karşı karşıya kalmak istemeyecekleri umulur.

Sözün kısası ÅŸu: Danıştay TBMM tarafından çıkarılmış anayasa deÄŸiÅŸiklikleri ve yasalar konusunda yetkili deÄŸildir; verdiÄŸi karar kalkmış olan yasağın sürdüğü anlamına gelmiyor bu yüzden… Anayasa Mahkemesi’nin de hukuka baÄŸlı kalarak vereceÄŸi karardan endiÅŸe etmek gerekmiyor.

Yasak sürüyor diye etekleri zil çalanların sevinçleri kursaklarında kalacak.

İntihal yapan akademisyen, ben devrimciyim, Atatürkçüyüm diyor

Mart 13, 2008

‘Bilim ve Etik’ panelinde konuÅŸan Murat Bardakçı, rektörlerin intihalci hocalara sahip çıktığını söyledi.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) düzenlediÄŸi ‘Bilim ve Etik’ panelinde konuÅŸan gazeteci-yazar Murat Bardakçı, intihal yapan yazar ve akademisyenlerin ‘Ben devrimciyim, Atatürkçüyüm. Yobazların önünü kesmeye çalışıyorum’ yalanına sarıldıklarını söyledi. Bardakçı, bu tür ‘hırsızlıkları’ ortaya çıkardığı için kendisinin ‘Atatürkçülüğe, laikliÄŸe ve devrimlere set çekmekle’ suçlandığını anlattı. Haberin devamı »

Rektör Arıboğan ikna odasında yaşadıklarını anlattı.

Mart 12, 2008

Rektör ArıboÄŸan ikna odasında yaÅŸadıklarını anlattı. Mahir Kaynak’ın kızı Prof. Dr. Deniz Ülke ArıboÄŸan, İstanbul Üniversitesi’nde türbanlı kızlar için kurulan “ikna odalarında” yaÅŸadıklarını ilk kez anlattı.

Deniz Ülke Arıboğan röportajının ilgili bölümü:

Türban tartışmaları sizi, üniversitenizi nasıl etkiliyor?

30 yıldır görmediğim bir gerginlik var üniversitelerde. Üniversiteler bölündü, öğretim üyeleri kamplaştı, öğrenciler kutuplaştı, daha önce arkadaş oldukları insanlara karşı siyasi tavır almaya, üniversite yönetimlerine baskı oluşturmaya başladılar. Özellikle de türbanlı çocuklar üzerinde çok büyük baskı var. Parmakla gösterilir hale geldiler. Bunca gerilimin içinde olan zaten onlara oluyor. Sorunları çözülmedi aksine bir sorunun içine daha atıldılar.

Yasak yıllar önce İstanbul Üniversitesi’nde uygulanmaya baÅŸlandığında yönetim, bazı kadın öğretim üyelerinin ikna odalarına girmelerini zorunlu kılmış, görevlendirme vermiÅŸti. Ben de görevlendirildim, ancak yarım gün dayanabildim. Bana göre sistem, siyaset, partiler bir yana öncelikle çocukları düşünmek gerekir. İnsandan söz ediyoruz, hayatın gerçek öznelerinden. Bir tek çocuÄŸumuzun bile korkusuna ya da gözyaşına deÄŸmez hiç bir ÅŸey.

BUGÜN

Sonraki Sayfa »