ABD Irak’ta 50 kalıcı üs inÅŸa etmek istiyor
Haziran 6, 2008
Dünya Bülteni / Haber Merkezi
Iraklı parlamenter Hasan Al Sunaid, ABD’nin Irak’ta 50 askeri inÅŸa etmek istediÄŸini belirterek “ABD, Amerikan kuvvetlerinin Irak hava sahasını kontrol etmesini, Irak hükümetinin onayın sormadan bu üslerden askeri operasyonlar baÅŸlatmayı istedi.” dedi.
Irak devlet televizyonu Al Irakiya’ya konuÅŸan BaÅŸbakan Nuri Maliki’nin Dava partisinden Al Sunaid, bazı anlaÅŸmazlıklar sebebiyle ABD ve Irak arasında sürdürülen güvenlik anlaÅŸması ile ilgili müzakerelerin durduÄŸunu belirterek son durumun iki ülke tarafından gözden geçirilmekte olduÄŸunu bildirdi. Haberin devamı »
5. yılında Irak’ın iÅŸgali ve El Kaide aslında bize yardım etti itirafı
Mart 19, 2008
ABD ve müttefiklerinin 5 yıl önce Irak’ta baÅŸlattığı savaÅŸ 5. yılında bütün dünyada yeninden hatırlanıyor.
Dünya Bülteni / Haber Merkezi
BM kitle imha silah denetleyicilerinin hiçbir bulgu bulmamasına raÄŸmen, ABD, 20 Mart 2003 tarihinde, bütün dünyanın itirazlarına raÄŸmen Irak’ı bombalamaya baÅŸladı.
ABD askerleri Iraklı çocuğu öldürdü
Mart 13, 2008
ABD askerleri Diyala’daki operasyon sırasında bir kum banketine uyarı ateşi açarak, banketin arkasındaki kız çocuğunu vurarak öldürdü.
Irak’ın Diyala bölgesinde ABD askerleri, Iraklı bir kız çocuğunu kazayla vurarak öldürdü. ABD ordusundan yapılan açıklamada, askerlerin, yola yerleştirilen bombaların sık görüldüğü, etnik ve dini olarak karışık olan Diyala bölgesinde operasyon yaptığı belirtildi.
Açıklamada askerlerin, başka birine işaret veriyor gibi görünen şüpheli bir kadını fark etmeleri üzerine bir kum banketine uyarı ateşi açtığı, daha sonra banketin arka kısmında yaralı halde küçük bir kız çocuğu gördüğü kaydedildi. Açıklamada, askerlerin küçük kızı tedavi etmeye çalıştığı ve acil yardım çağrısında bulunduğu, ancak kızın askeri hastaneye giderken yolda öldüğü belirtildi.
Olayla ilgili soruşturma açıldığı ifade edilen açıklamada, “İttifak güçleri, herhangi bir masum sivil hayatın kaybedilmesini ciddiyetle ele almaktadır� denildi.
Öte yandan Irak polisi, Kut kentindeki Amerikan üssüne füze fırlatılmasının ardından Amerikalı askerlerle Iraklı militanlar arasındaki çatışmada 2 sivilin öldüğünü kaydetti.
Ancak Amerikan ordusu, sivil ölümüyle ilgili elinde bilgi bulunmadığını belirtti.
İran ve Suriye´ ye giriş izni
Åžubat 4, 2008
Amerikan askerlerine, Saddam´ın adamlarını takip edebilmek için gerekirse İran ve Suriye topraklarına da girebileceği izni verilmiş.
´Irak’taki Amerikan askerlerine, Saddam Hüseyin´in yakın adamlarını takip etmek için İran ve Suriye´ye girebilme izni verilmiş.´ Bu iddia, Amerikan New York Times gazetesine haber olan Wikileaks adlı internet sitesine ait. Haberin devamı »
Saddam’ın arkasındaki tek güç CIA’di”
Ocak 23, 2008
CIA’nın Saddam rejimini oluÅŸturduÄŸunu belirten Baas üyesi Kürt gazeteci, “Enfal olaylarının sorumlusu Barzani ve Talabani” dedi.
Irak’ta devrik Devlet BaÅŸkanı Saddam Hüseyin’in idam edilesinin ardından bölgede gerçekleÅŸen olaylar yavaÅŸ yavaÅŸ ortaya çıkıyor.
CIA’nın Irak’taki Saddam rejiminin arkasındaki tek güç olduÄŸu iddia edildi. Kürt gazeteci ve Baas Partisi eski üyesi Husayn Al Kurdi OrtadoÄŸu merkezli bir gazeteye verdiÄŸi demeçte Saddam rejimini oluÅŸturan ve destek verenlerin CIA olduÄŸunu belirtti.
“Çatışma çıkar” Söylemi
Ocak 22, 2008
Ahmet TaÅŸgetiren
Yargıtay BaÅŸsavcısı “Başörtüsü serbest bırakılırsa çatışma çıkar” diyor.
Acaba çatışma çıkar mı?
Çatışma ihtimali üzerine çok şey söylenebilir. Mesela:
“Çatışma tabii ki iyi bir ÅŸey deÄŸil. Toplum huzuru bozulur çatışma çıktığında. Çatışmaya yol açacak iÅŸlere prim vermemek lazım.”
“Aslında bizatihi din de, yaÅŸandığı toplumda çatışma olsun istemez.
“Hele İslam.
“Adıyla sanıyla, huzur, güven, barış, sulh, selamet demek olan İslam, çatışmaya yol açacak bir ÅŸeyi insanlardan ister mi?
“Ayrıca İslam, “Fitne”ye karşı uyarmış mü’minleri. “Fitne katilden beterdir” denilmiÅŸ.”
Peki ya başörtüsü?
Başörtüsü yasağı kalkarsa çatışma nasıl çıkar?
Bu noktada, “Aslında…” diye baÅŸlayıp bazı doÄŸruları söylemek lazım.
-Aslında bu memlekette bin yıldır kadınlar başörtüsü takarlar. Üstelik sadece Müslümanlar değil, gayrı müslimler bile kendi dinleri gereği başörtüsü takarlar.
-Bin yıldan bu yana, başı örtülü olanlarla açık olanlar arasında bir kavga, değil, niza bile çıkmamıştır.
-Başını örten kadınlarla ilgili bir niza varsa, bu da yasaklardan sonra çıkmıştır. O da, gene, başı örtülü olanlarla açık olanlar arasında deÄŸil, devlet adına hareket edenlerle “Kılık kıyafetime dokunma!” diyen halk arasındadır. Böyle bir niza ise, devlet baskısı ortadan kalkar kalkmaz sona erecek, yani mutlak bir barış iklimi oluÅŸacaktır.
Öyleyse “çatışma ihtimali” iddiası boÅŸta kalmaktadır.
Ve öyleyse “Çatışma ihtimali” baÅŸka bir hesapla devrede tutulmaktadır.
Bunun da “yasaÄŸa gerekçe üretme” amacıyla ilgili olduÄŸu neden düşünülmesin!
Aslında “Başörtüsü özgür olduÄŸunda çatışma falan çıkmayacağı kesindir” de, burada üzerinde durulması gereken ana mesele ÅŸu olmalı:
“Çatışma çıkar” ihtimalinden yola çıkarak, kiÅŸilerin en temel özgürlükleri kısıtlanabilir mi?
Yoksa, kişilere önce özgürlük tanınmalı, sonra, sorun çıktığında yasalar ve yaptırımlar devreye mi girmeli?
Bu sorunun cevabını vermeden önce, hangi insani eylemlerin sonucunda çatışma çıkma ihtimali vardır, ona bakalım:
-Mesela, insanlar konuÅŸma hakkını kullanırlarsa çatışma çıkabilir. “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola aÄŸulu aşı, yaÄŸ ile bal eder bir söz”, denilmiÅŸ. Sözden savaÅŸ da çıkar barış da, demek bu.
-Mesela insanlar yeme – içme hakkını kullanırlarsa çatışma çıkabilir. “Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” sözcüğü de buradan doÄŸmuÅŸtur.
-Mesela, bakmak… çatışma sebebi olabilir. Karşınızdaki bakışınızdan kuÅŸkulanır, “Niye hain hain bakıyorsun!” derse, iÅŸte size çatışma ortamı…
-Mesela, yürümek… Hapishanede birisinin voltasını kestiÄŸinizde çatışma çıkması kaçınılmazdır.
-Mesela, eğitim kurumu açmak da ciddi bir çatışma riski getiriyor. Liselerde, üniversitelerde kanlı - bıçaklı çatışmalar oldu, hala da oluyor.
-Hatta mesela, aile kurmak bile çatışma riskini beraberinde taşıyor. Bazen karı – koca kavgaları kanla bitiyor, bazen evlat anasını – babasını boğazlayabiliyor.
Evet, bu örnekler kafi gelebilir.
En masum insan eylemlerinin bir yerinde çatışma potansiyeli bulunduğu açık. İnsan olan yerde sorun bitmiyor çünkü.
Bu durumda ne yapmalı?
KonuÅŸmayı, yeme içmeyi, bakmayı, yürümeyi, okul açmayı, hatta aile kurmayı yasaklamalı…
“Başörtüsü serbest bırakılırsa çatışma çıkar” teoreminden buralara kadar geldik. Yani hayatın tümüne ambargo koymaya kadar.
Aslında insan tehlikeli bir varlık!
Onun damarlarında çatışma riski var.
İnsanlar yaratılırken Melekler Allah’a “Kan dökecek ve fesat çıkaracak bir varlık mı yaratacaksın, oysa biz Sana ibadet halindeyiz” dememiÅŸler mi?
DemiÅŸler.
Ama Allah Teala onlara “Siz bilmezsiniz ben bilirim” diye karşılık vermiÅŸ ve insanı yaratmış.
İnsan da yer yüzünde bazen fesat çıkarıyor, bazen “İnsanlık bu” denecek iÅŸler yapıyor.
Allah insana fırsat vermiş, veriyor.
Ama biz, dar gönül dünyamızda, her işi daha baştan cendere sisteminde halletmeyi planlıyoruz. İnsan bu, hürriyeti kötüye kullanma riski her zaman var. Öyleyse hürriyeti, koklata koklata, zırnık zırnık vermek lazım!
Baskı düzenleri böyle, yani bu mantıkla ortaya çıkıyor.
KuÅŸku, kuÅŸku, kuÅŸku!
Ama şunu da söylemek lazım:
Kuşkuyu böylesine yaygınlaştırdığınızda, sizin de kuşkulara hedef olmamanız mümkün değildir.
O zaman kuşkulanıp sorabiliriz:
-Sakın “Başörtüsü” karşıtlığını böylesine bir “çatışma” ortamına kadar tırmandırmak planlı bir çatışma stratejisinin ürünü olmasın!
Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek. “Bela çıkarırız” tehdidi savurup, cendereye boyun eÄŸdirmek…
Oluyor bu iÅŸler Türkiye’de… Onun için bilinçlerimizin en diri tutulması zamanındayız.
Amerika, Irak’ta özel güvenlik ÅŸirketlerinin katliamlarına bilerek göz yumdu
Aralık 24, 2007
Dünya Bülteni / Haber Merkezi
The Washington Post, Irak’ta Amerikan ve İngiliz özel güvenlik ÅŸirketleri adına bulunan 48 bin paralı askerin Iraklı sivillere yönelik mezalimlerine raÄŸmen baÅŸta Blackwater adeta ödüllendirildiklerini yazdı.
Amerikan hükümetinin son iki yıl içinde Irak’ta faaliyet gösteren özel güvenlik ÅŸirketleri hakkındaki sayısız ÅŸikayeti görmezden geldiÄŸi bildirildi. Åžirketler az denetlenirken rolleri artırıldı.
The Washington Post (WP) gazetesinin haberine göre, özel güvenlik ÅŸirketleri hesabına Irak’ta bulunan on binlerce paralı askerin oluÅŸturdukları riskler hakkında savunma, hukuk uzmanları ve üst seviye Iraklı yetkililer tarafından çok sayıda yazılı uyarı yapıldı.
MOSSAD Irakta müslüman bilim adamlarını katlediyor.
Aralık 14, 2007
500′den fazla Müslüman bilimadamı ve profesör İsrail’in Mossad istihbarat ajansı tarafından katledildi.
Dünya Bülteni / Haber Merkezi
Irak’ta yayınlanan El Bayna gazetesinin haberine göre, cinayetler, “Siyonist rejim”le iÅŸbirliÄŸini reddeden Iraklı nükleer uzmanlar ve üniversite profesörlerinden kurtulma misyonunun bir parçası.
Gazete haberinde “Cinayetler Mossad ve ABD Savunma Bakanlığı - Pentagon tarafından gerçekleÅŸtirildi” denildi. Haberin devamı »
Büyük Soygun, 60 milyar dolar vatandaşın cebinden çalındı.
Aralık 14, 2007
Türkiye bütçesinin neredeyse üçte birine denk gelen 60 milyar dolar vatandaşın cebinden çalındı.
OrtadoÄŸu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) düzenlenen bir konferansta konuÅŸan TMSF BaÅŸkanı Ahmet Ertürk, el konulan bankaların toplam maliyetinin faiziyle beraber 60 milyar dolar olduÄŸunu söylerken, ÅŸu ana kadar yapılan tahsilat miktarının ise 16 milyar doları bulduÄŸunu açıkladı.
Ertürk, 44 milyar dolarlık batık banka faturasının hala vatandaşın sırtında bulunduğuna dikkat çekti. Haberin devamı »
Burma Neden Irak DeÄŸil?
Kasım 15, 2007
2003 Irak işgali iki önemli gerçeği ortaya çıkardı: Hakim güçlerin sadece kendi menfaatleri söz konusu olduğunda harekete geçtikleri gerçeği ile; insani müdahalenin, bir diğer değişle insani emperyalizmin, medya ve resmi çevreler tarafından saldırganlıklarının asıl amaçlarını gizlemek için gündeme getirildiği ve teşvik edildiği gerçeği. Birçok Amerikalı hala Irak’ın el-Kaide’ye yataklık yaptığını, toplu imha silahları geliştirdiğini ve Amerika’nın güvenliğini tehdit ettiğini düşünmekte. Onları kim suçlayabilir ki? İşgal öncesinde Bush yönetiminin ve onun medya destekçilerinin katkıları ile yürütülen kampanyayı, kampanya ile gündeme getirilen vaatleri, ve askeri müdahalenin işgal öncesinde gündeme getirilen gerekçelere ne derece hizmet ettiğini ve dile getirilen hedeflerin ne ölçüde gerçekleştiğini düşünün. Haberin devamı »
ABD, Irak’ta 5 milyon çocuÄŸu yetim bıraktı
Kasım 15, 2007
ABD iÅŸgali altındaki Irak’ta ÅŸu ana kadar 5 milyon çocuÄŸun yetim kaldığı ortaya çıktı.
Dünya Bülteni / Haber Merkezi
Irak’a giderek insani durum hakkında araÅŸtırma yapan İnsani Yardım Vakfı (İHH) Genel BaÅŸkanı Bülent Yıldırım, iÅŸgal altındaki bu ülkedeki içler acısı tabloyu ortaya serdi.
İşgalden bu yana 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiÄŸini, 5 milyon çocuÄŸun yetim kaldığını anlatan Yıldırım, 6 milyondan fazla insanın da göç etmek durumunda kaldığını anlattı. Irak’ta nükleer ve kimyasal silah kullanıldığını anlatan Yıldırım, Ebu Gureyb’teki ağır iÅŸkencelerin de sürdüğünü kaydetti. Haberin devamı »
ABD’nin PKK’ya yardımı ıspatlanacak
Kasım 9, 2007
Kandil Dağı’ndaki Kortek Kampı’na 28 Aralık 2006 günü 3 adet zırhlı paletli Amerikan askeri aracı geldi. Araçlar, Süleymaniye tarafından sadece paletli arazi araçlarının geçebileceÄŸi yerden geldi. ABD’li askerlere ait olan bu araçlar kamp alanına ulaÅŸtığında 100’er adet M-16 marka Amerikan piyade tüfeÄŸi bulunan 3 adet sandık bıraktılar.
ABD’lilerin PKK kamplarına giderek görüşme yaptığı ve örgüte silah saÄŸladığı yönündeki ifadeler Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İliÅŸkiler Genel Müdürlüğü ile İçiÅŸleri Bakanlığı’na gönderildi. Bu ifadelerin ABD’nin Ankara BüyükelçiliÄŸi aracılığıyla Pentagon yetkililerine delillendirilerek sunulacağı bildirildi.
BaÅŸbakandan ABD’ye sert cevap, Ne yapmamız gerektiÄŸinin kararını biz veriririz.
Ekim 25, 2007
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, sınır ötesi ıperasyonla ilgili olarak, ‘Benim rahatsızlığım var. ABD’nin Irak’ta ne rahatsızlığı vardı. Åžu anda stratejik bir müttefik olarak ABD bizimle hareket etmek durumundadır’ dedi.
Romanya’da temaslarda bulunan BaÅŸbakan ErdoÄŸan bir basın toplantısı düzenledi.
ABD cephesinden gelen “Türkiye operasyona kalkışmasın” açıklamalarını deÄŸerlendiren ErdoÄŸan, “Bizim sınır ötesi operasyon yapmamamızı temenni edebilirler. Ama ne yapmamız gerektiÄŸinin kararını biz veriririz. İnsana sormazlar mı ABD onbinlerce kilometre öteden Irak’a niye geldi diye” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Haberin devamı »
Petrol fiyatlarında tezkere rekoru
Ekim 18, 2007

Tezekerenin kabul edilmesiyle birlikte petrol fiyatlarında beklenen yükseliş rekor kırdı.
Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları, Türkiye’nin, Irak’ın kuzeyine olası bir sınır ötesi operasyon düzenlemesine izin veren BaÅŸbakanlık tezkeresinin kabulünün ardından yeni bir rekor kırdı.
Bir haftadır yükseliş eğilimini sürdüren ABD tipi hafif ham petrol, bir ara varili 88,75 dolara çıkıp yeni bir rekor kırdıktan sonra, şu sıralar 88,39 dolardan işlem görüyor.
Londra Brent tipi petrol de 56 sentlik artışla varili 84,11 dolardan satılıyor
Kaynak: AA
K. Irak’ta tezkere rahatsızlığı
Ekim 18, 2007
Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetim, Türkiye’nin sınır ötesi harekata girişmemesini istedi.
ERBİL - Yerel hükümetin sözcüsü Cemal Abdullah, TBMM’de tezkerenin kabulünden sonra AFP’ye verdiği demeçte, “Türkler çok iyi bilirler ki, başka bir ülkenin topraklarına saldırı, uluslararası yasalara aykırıdır ve böyle bir şey, bölgenin istikrarını bozar� dedi. Tezkerenin kabul edilmesinden dolayı hayal kırıklığına uğradıklarını ve endişelendiklerini belirten sözcü, Türkiye’nin “bu meseleyi askeri yoldan değil, diyalog yoluyla çözmesini� istedi.
Haberin devamı »
Sınır ötesini bombaladık
Ekim 14, 2007

Şırnak’ta karakola yapılan dünkü saldırının ardından Genelkurmay açıklama yaptı
Genelkurmay Başkanlığı, dün Kuzey Irak bölgesinden Türkiye sınırlarına silahlı saldırıda bulunulduğunu belirterek, asla kabul edilemeyecek bu tür saldırıları misliyle karşılık verildiği ve verileceği bildirildi.
Haberin devamı »
‘ABD helikopterleri PKK üyelerini taşıyor’
Eylül 10, 2007

Kuzey Irak’taki ABD helikopterlerinin PKK’lı teröristleri taşıdığı ve Amerikan subaylarının Kandil’e taşınmasında kullanıldığı iddia ediliyor.
İngiliz The Daily Telegraph gazetesi, “ABD askeri helikopterlerinin, PKK’lı teröristlerle düzenli toplantılara taşımak üzere kullanıldığı belirtiliyor” iddiasına yer verdi.
McElroy, Kandil daÄŸlarında ufuktaki çatışmanın sinyallerinin kolayca görülebildiÄŸini kaydederken “ABD askeri helikopterlerinin PKK’lı teröristleri düzenli toplantılara taşımak üzere kullanıldığı belirtiliyor” diye yazdı.
Gazete muhabiri Daimen McElroy, Kandil dağında bir ABD’li müteahhite ait araçların kolayca göründüğünü de kaydetti.
The Daily Telegraph gazetesi muhabiri Damien McElroy, Kandil dağı mahreçli haberinde PKK’nın önde gelenlerinden Murat Karayılan ile yaptığı görüşmeler ve izlenimlerine yer verdi.
ABD’li subayların Kandil
Türkiye PKK’ya karşı 470 km’lik duvar örecek
Eylül 5, 2007

Türkiye, PKK’ya karşı Kuzey Irak sınırın uzunuluÄŸu 470 kilometreyi bulacak bir duvar örmeye hazırlanıyor.
İsrail’in Filistin’de, İran’ın Irak sınırında ve Amerika’nın Irak’ın içinde ördüğü duvarlardan sonra Türkiye de Irak sınırına PKK sızmalarına karşı duvar örmeye karar verdi.
Türkiye ile Kuzey Irak arasına yüzlerce kilometre uzunluÄŸunda duvar örülecek, Türkiye Kuzey Irak’tan sızan PKK tehdidini duvarla engellemeye çalışacak.
Gazeteci Yazar İbrahim Karagül’ün konu ile ilgili detaylı bilgi içeren yazısının tam metni:
Türkiye-Irak sınırına,
Dünyanın en büyük elçiliÄŸi Irak’ta açılıyor
Eylül 3, 2007

ABD’nin, dünya üzerindeki en büyük elçiliÄŸi 2003’te iÅŸgal ettiÄŸi Irak’ta açılıyor.
4 yıldır Dicle Nehri kıyısında yapımı süren elçiliÄŸin anahtarı dün ABD’li yetkililere verildi.
BaÄŸdat’ta güvenli bölge olarak anılan “YeÅŸil Bölge”de yapımı tamamlanan ve 600 milyon dolara mal olan elçilik kompleksi 420 bin metrekare üzerine kurulu güvenli bir kale görünümünde.
Uzun duvarlarla çevrili olan elçilik kompleksinin içinde üst düzey askeri yetkililerin, diplomatların ve CIA ajanlarının ikamet edeceği biçimde tasarlanan 6 bina, yüzme havuzu, spor salonu, güzellik salonları, alışveriş merkezi, sinema ve restoranlar bulunuyor.
Dev yapının ayrıca kendine ait su rezervi, enerji tesisi, su arıtma tesisi ve güvenlik için özel askeri kışla ve füze sistemi bulunuyor.
Irak’ın en güvenli ve teÅŸekküllü yapısı olarak Saddam’ın sarayından bile daha büyük olan elçilik alanı güvenlik gerekçesiyle basına açılmadı.
İngilizler Basra Körfezi’ni terk etmeye baÅŸladı
Eylül 3, 2007
Basra Körfezi’nde bulunan İngiliz ordu birliklerinin geri çekilmeye baÅŸladığı bildirildi.
Irak Savunma Bakanlığı, İngiliz askerlerinin Basra Sarayı’ndan çekilmeye baÅŸladığını açıkladı. Askerlerin, Basra Havaalanı yakınlarındaki İngiliz üssüne çekildikleri bildirildi.
Basra Sarayı’ndan çekilen 550 askerin üste kalan diÄŸer 5 bin İngiliz askerine katılması bekleniyor.
İngiltere BaÅŸbakanlığı’ndan bir yetkili, operasyonun devam ettiÄŸini, çekilmenin Irak güçlerinin kentin kontrolünü devralmasının bir parçası olduÄŸu belirtti.
İngiliz Sunday Times gazetesi, İngiltere’nin Basra vilayetinin tümünü en erken gelecek ay Irak ordusuna devretmeye hazırlandığını ileri sürdü

Kandil Dağı’ndaki Kortek Kampı’na 28 Aralık 2006 günü 3 adet zırhlı paletli Amerikan askeri aracı geldi. Araçlar, Süleymaniye tarafından sadece paletli arazi araçlarının geçebileceÄŸi yerden geldi. ABD’li askerlere ait olan bu araçlar kamp alanına ulaÅŸtığında 100’er adet M-16 marka Amerikan piyade tüfeÄŸi bulunan 3 adet sandık bıraktılar.
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, sınır ötesi ıperasyonla ilgili olarak, ‘Benim rahatsızlığım var. ABD’nin Irak’ta ne rahatsızlığı vardı. Åžu anda stratejik bir müttefik olarak ABD bizimle hareket etmek durumundadır’ dedi.