Merkel’den İsrail’de tarihi özür diledi biat tazeledi

Mart 19, 2008

Merkel, İsrail Parlamentosu’nda, 6 milyon kişinin öldüğü Yahudi Soykırımı nedeniyle, halkı adına özür diledi.

KUDÜS - İsrail Parlamentosu’na hitap eden ilk Almanya baÅŸbakanı olan Angela Merkel için kırmızı halı serildi. Merkel, 6 milyon Yahudi’nin öldüğü soykırım nedeniyle ülkesinin utançla dolu olduÄŸunu söyledi ve “Katliam kurbanlarını önünde saygıyla eÄŸiliyorum” dedi. Haberin devamı »

Almanya’da camiye saldırı

Mart 7, 2008

Almanya’nın Hamburg kentine 65 kilometre uzaklıkta bulunan Neumünster kentindeki Fatih Camisine dün gece saldırı düzenlendi.

Görgü tanıklarına göre kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi, tuğlayla caminin penceresini kırdı ve yabancı düşmanı sloganlar attıktan sonra aynı cadde üzerinde bulunan Neonazilerin buluştuğu “Titanic� adlı lokale girdi. Haberin devamı »

İslam karşıtları gittikçe radikalleşiyor

AÄŸustos 12, 2007

İslam karşıtlarının gittikçe radikalleştiği, diyalog isteyen hukukçu ve İslam bilimcilerini tehdit ettikleri bildirildi.

Alman Die Welt ve Berliner Morgenpost gazeteleri, “İslam karşıtlarının gittikçe radikalleÅŸtiÄŸini, Müslümanlarla diyalog isteyen hukukçu ve İslam bilimcilerinin ölüm tehditleri ve hakaret mektupları aldıklarını” yazdılar.

Almanya’nın önde gelen günlük siyasi gazetelerinde yer alan haberde, hukuk profesörü ve İslam uzmanı Mathias Rohe’nin, Münih kentinde Åžeriat konusunda verdiÄŸi bir konferanstan sonra, “sokak lambasına asılacağı” tehdidinde bulunulan bir elektronik posta aldığı belirtildi.

“Politically Incorrect” adlı internet sitesinde de Rohe’nin konferanslarına “iyi bilenmiÅŸ bıçaklarla” gidilmesi, “Deus Vult Caritatem” adlı internet sitesinde de “Cihat karşıtlığı yapılması” çaÄŸrılarının yer aldığı ifade edildi.

Almanya’nın Köln kentinde cami yapımında çıkan anlaÅŸmazlıkta diyalog çaÄŸrısı yapan etnolog Erwin Orywal da açıkça diyalogdan yana tutum sergileyen kiÅŸilerin, artan ÅŸekilde baskı altında tutulduklarını söyledi.
http://dunyabulteni.net

Klima Sebili

Haziran 28, 2007

 

Çürük Yumurta Necla Kelek ve İslamfobi

Haziran 9, 2007

Emine K. Arslaner
Avrupa; kucağında her lahza binbir menfaatin kasırgalaştığı büyük meydan. Bu meydanda kopan fırtınaların, toz ve dumanın altında başaklar gibi dalgalanan gurbetcileri ölüm başka diyarlarda olduğundan daha zalimce tırpanlar. Ancak onlar, büyük bir dirençle, daha gür ve daha güçlü yeniden, yeniden fışkırırlar.

Mütemadi bir kaynaşma halinde olan bu ictimai alemde her başlanan iş bitince kendi kendine: - Haydi yenisine! der gibidir. Ocağında her gün fıkırdayan bir et tenceresinin hayaliyle okyanuslar ötesine hicret eden bu insanlar, Haberin devamı »

Almanya’da G–8 karşıtlarına büyük baskın

Mayıs 9, 2007

Almanya’da yapılacak olan G-8 zirvesini protesto etmek isteyenlere yönelik güvenlik güçleri sıkı önlemler alırken polis olası saldırılara karşın operasyonlar başlattı.

Yüzlerce polisin katıldığı arama faaliyetleri ÇarÅŸamba sabahı erken saatlerde Berlin, Hamburg ve Bremen gibi Almanya”nın büyük ÅŸehirlerinde gerçekleÅŸtirildi. Ekiplerin tarafından baskına maruz kalan kiÅŸiler Almanya”da yapılacak G–8 zirvesi karşıtlarından oluÅŸuyor. Zirveye katılacak liderlere karşı muhtemel bir saldırının önlenmesine amacıyla baskınlar gerçekleÅŸtirildiÄŸi polis kaynaklarınca açıklandı.
Haberin devamı »

Schröder’den İran’a Destek!

Haziran 11, 2006

Almanya eski BaÅŸbakanı Schröder: İran’ın nükleer enerjiye sahip olma hakkı var…

Suriye’nin baÅŸkenti Åžam’da yapılan Suriye BirleÅŸik Arap Emirlikleri Ekonomi Forumu’na katılan Almanya eski BaÅŸbakanı Grehard Schröder, İran’ın nükleer enerjiye sahip olma hakkı bulunduÄŸunu, ancak bu enerjinin nükleer silaha dönüşmemesi için sıkı denetim yapılması gerektiÄŸini söyledi.

Suriye BirleÅŸik Arap Emirlikleri Ekonomi Forumu’nun açılışı bugün baÅŸkent Åžam’da yapıldı. Formun açılışında Almanya eski BaÅŸbakanı Grehard Schröder bir konuÅŸma yaptı. Suriye’nin dünya ekonomisinde daha çok yer alacağını anlatan Schröder, bu ekonomik büyümenin daha fazla güven ve iÅŸbirliÄŸi ortamı yaratacağını kaydetti. Haberin devamı »

2. Münih korkusu!

Haziran 8, 2006

Almanya Hükümeti hiçbir harcamadan çekinmeden dev organizasyon nedeniyle tüm imkanlarını seferber etti. Almanya’nın bu organizasyonda en büyük endişesi ise ikinci bir Münih olayının yaşanması.

1973 yılındaki Münih’te dünya olimpiyat oyunları sırasında Filistinlilerin İsrail sporcularına yönelik eylemiyle başlayıp kanlı olayların bu yıl ki dünya kupasında yaşanmaması için Almanya olağan üstü güvenli tedbirleri almış durumda. Futbolcuların kaldığı otellerin etrafı tel örgülerle sarılı. Bomba ihbarları için robot bomba imha birimleri ile ambülanslar hazır bekletiliyor. Polis ve orduya ait helikopter ve uçaklar havadan sürekli kontrol uçuşları yapacak. Takımlar antrenmanlara polis eşliğinde götürülüyor. Haberin devamı »

Almanya geriyor: Öğretmene başörtü yasağı

Haziran 1, 2006

Almanya geriyor: Öğretmene başörtü yasağıKuzey Ren Vestfalya eyalet meclisinin aldığı kararla “okul huzurunu bozan� her türlü kıyafet ve sembol yasaklandı.
Karar uyarınca, “demokratik değerlerle bağdaşmayan davranışlar� da okullarda yasaklandı.
Önerge, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Birlik 90/YeÅŸiller Partisi’nin muhalefetine raÄŸmen eyalette iktidarda bulunan Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ile Hür Demokrat Partili (FDP) milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.
Kuzey Ren Vestfalya eyaleti böylece, okullarda Müslüman öğretmenlere başörtüsünü yasaklayan 8. eyalet oldu.

ALMANYA’DA ”TÜRK GÜNÜ ÅžENLİĞİ 2006”

Mayıs 28, 2006

 
Resim
BERLİN - Almanya’nın baÅŸkenti Berlin’de düzenlenen ”Türk Günü ÅženliÄŸi 2006” etkinliÄŸine vatandaÅŸlar ve politikacılar yoÄŸun ilgi gösterdi. 
Bu yıl beÅŸincisi düzenlenen ÅŸenlikten önceki yürüyüş, Potsdamer Platz adlı meydandan baÅŸlayarak tarihi Brandenburg Kapısı’nda sona erdi.
Mehter Takımı ve ”Türk Sultanları” adlı motosiklet grubunun da yer aldığı yürüyüşten sonra Brandenburg Kapısı ile Zafer anıtı arasındaki alanda kurulan standlarda Türk yemekleri tanıtıldı. Brandenburg Kapısı önünde kurulan dev sahnede Mehter Takımı gösterisi sunuldu, Haluk Levent, Baha, Åžahsenem, Pınar DilÅŸeker ve Muhabbet’in katıldığı konser verildi. Haberin devamı »

Büyükelçiye yapılanları kınıyorum

Mayıs 27, 2006

Nuran Zeyrek, Berlin’de BaÅŸbakan ErdoÄŸan’a, büyükelçilikte başörtülülere yönelik tavrı ortaya koyduÄŸu için adı “olay kadın”a çıktı. Zeyrek, “Büyükelçiye yapılanı kınıyorum” dedi
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’a, konsolosluklardaki uygulamaları ÅŸikâyet eden Nuran Zeyrek, sorusunun ardından Büyükelçi Mehmet Ali İrtemçelik’in salondaki gurbetçilerce yuhalanmasına, “çok üzüldüğü”nü söyledi.

Milliyet’e konuÅŸan Zeyrek (34), “Bu çirkin davranışı sergileyenlerin hepsini kınıyorum. Karşı tavır aldıkları insan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçisi” dedi. Haberin devamı »

ErdoÄŸan’dan pasaport genelgesiyle ilgili açıklama…

Mayıs 26, 2006

BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, Almanya’da bir Türk vatandaşının ÅŸikayeti üzerine gündeme gelen pasaport genelgesiyle ilgili olarak, “Uygulamada bir yanlışlık olabilir ama ÅŸu anda o genelgede bir engel söz konusu deÄŸil” dedi.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, BaÅŸmüzakereci ve Devlet Bakanı Ali Babacan, AK Parti Genel BaÅŸkan Yardımcıları Akif Gülle ve Åžaban DiÅŸli ile birlikte, Berlin Türk Åžehitlik Camii’nde cuma namazı kıldı.
Camiden ayrılırken BaÅŸbakan ErdoÄŸan’a sevgi gösterisinde bulunan Türk vatandaÅŸları, “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye slogan attılar. . Haberin devamı »

ErdoÄŸan’ın Almanya gezisinde ‘BASÖRTÜ’ krizi

Mayıs 26, 2006

ErdoÄŸan, Almanya’da yaÅŸayan Türk vatandaÅŸlarıyla bir araya geldi. Türbanlı bir kadının konsolosluÄŸa türbanlı giremediÄŸini anlattı, ErdoÄŸan, böyle bir uygulama olup olmadığını sordu. Berlin Büyükelçisi İrtemçelik’in bu konuda ”yazılı talimat” bulunduÄŸunu söylemesi üzerine BaÅŸbakan ErdoÄŸan, ”böyle bir genelge varsa bu genelge yazılıp nasıl gönderilmiÅŸse, aynı ÅŸekilde iptali de gönderilir” dedi. Haberin devamı »

YTL ve Euro Madeni Paralarının BenzerliÄŸi Avrupa’nın Başını Derde Soktu

Mayıs 16, 2006

Avrupa’nın başı YTL ile dertte. Sadece Almanya’da sigara, içecek ve çikolata makinelerinde 70 bin YTL (70 milyar) toplandı. Avrupa sorunun önüne geçebilecek bir çözüm formülü arıyor. Peki bu sorunun teknik kaynağı ne?
Türkiye’nin YTL’ye geçiÅŸ öncesinde Avrupa BirliÄŸi ile yaÅŸadığı bozuk para krizi, Avrupa’da ilk istatistiklerin ortaya çıkmasıyla yeniden depreÅŸti. Sadece Almanya’da sigara, içecek ve çikolata makinelerinde 70 bin YTL toplandı. Rakamın Avrupa genelinde çok daha büyük olması bekleniyor.

Haberin devamı »

Almanya’dan VatandaÅŸlık Kursu

Mayıs 6, 2006

Almanya’da 16 federal eyaletin içiÅŸleri bakanları, aylar süren tartışmalar ardından, yabancı uyruklu kiÅŸilerin alman vatandaÅŸlığına alınmasında uygulanacak kurallar üzerinde anlaÅŸtılar.

Bu anlaşma uyarınca, Alman vatandaşlığına girmek isteyen kişilerin, Alman dili, kültürü ve değerleri konusunda özel kurslara katılmaları istenecek.

İçişleri Bakanları, bazı eyaletlerin, kendi vatandaşlık sınavlarını uygulama isteği nedeniyle bir anlaşmaya varamamışlardı.

Kendi sınavlarını uygulamak isteyen eyaletler, ırkçılık suçlamasıyla karşı karşıya kalmışlardı. Haberin devamı »

Merkel: İsrail’i Savunmak Almanya’nın DeÄŸiÅŸmez Politikasıdır

Mayıs 5, 2006

Almanya BaÅŸbakanı Angela Merkel, Amerikan Musevi Komitesi’nin 100. kuruluÅŸ yıl dönümü kutlamalarına katılarak yaptığı konuÅŸmada “İsrail’in var olma hakkını ve vatandaÅŸlarının haklarını kararlı bir biçimde savunmak, tüm Alman hükümetlerinin dış politikalarının deÄŸiÅŸmez bir parçasıdır” dedi.

1906′da, ABD’ye göç eden Alman Museviler tarafından kurulan ve bugün 150 bin üyesi bulunun Amerikan Musevi Komitesi, ABD’deki Musevi lobisinin önde gelen kuruluÅŸlarından. Komite’nin 100. yıl kutlamalarına, Merkel’in yanı sıra ABD BaÅŸkanı George Bush ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan da katıldı. Haberin devamı »

Avrupa’da Müslüman olmak

Nisan 21, 2006

Hilal Televizyonu’nun düzenlediÄŸi “Hilal tv gecesi” münasebetiyle Almanya’daydık. Gecede bir ÅŸey dikkatimi çekti: Avrupa’daki göçmen Müslümanların profili hızla deÄŸiÅŸiyor.

Eskinin o klasik “Alamancı”sının yerinde yeller esiyor. Yanına renkli bir kuÅŸ tüyü takılmış, altındaki bedenle hiçbir uyum gözetmeyen ‘tekerlek ÅŸapka’sıyla, sesini mahallenin tamamına duyurmak için açtığı transistorlu radyosuyla, sonradan görmüşlüğün tüm tezahürlerini taşıyan tavrıyla tevatür olmuÅŸ “Alamancı”nın… Haberin devamı »

İslami içerikli ilk almanca „Anlatım-CD´si“

Ekim 8, 2005

Ne bildiğimiz klasik bir vaaz, ne bir sohbet, ne de bir şiir CD´si… Usta kalem ve düşünür Mustafa İslamoğlu´nun metinlerinin, Munib Engin Noyan´ın güzel sesi ve arkaplanda insanı mest eden bir fon müziği ile dinleyiciye sunulan bir çalışma… En enteresan olanı da Türk kitap ve sanat severlerin Türkçe yapıtlarından tanıdığı İSLAMOĞLU ve NOYAN´ın ALMANCA bir yapıtta buluşmaları. „Sinn&Sein“ Almanca ilk islami içerikli anlatım CD´si olma özelliğini taşımakta. Fon müziğinin özellikle bu özgün çalışma için Mustafa Cihat Kılıç tarafından bestelenmiş olması CD´nin kalitesi hakkında bazı ipuçları vermekte…

Hem içerik, hem de estetik açıdan ; göze, kulağa ve herşeyden önce yüreğe hitap eden bir çalışma…

Daha detaylı bilgi ve sipariş için:

daha detaylı bilgi için tıklayın…İslami içerikli ilk almanca „Anlatım-CD´si“

Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Meclisi Seçimi - CDU Başörtüsü yasağını istiyor

Mayıs 3, 2005

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Meclisi, 22 Mayıs 2005 tarihinde seçilecek. Seçime doÄŸru, başörtüsü konusu siyasi çevrelerde daha sert tartışılıyor. CDU Eyalet Meclis Gurubu bundan bir yıl önce, okullarda başörtüsünü yasaklayan bir yasa tasarısı önerisinde bulunmuÅŸtu. CDU Eyalet BaÅŸkanı Jürgen Rüttgers, daha yasa tasarısı görüşülmeden 26.09.2003 tarihli basın açıklamasında ÅŸu sözleri sarf etmiÅŸti: “Benim ÅŸahsi fikrim öğretmenlerin Kuzey Ren Vestfalya`daki okullarda başörtüsü takmamasından yanadır. Benim anlayamadığım Türkiye`de bile yasak olan başörtüsü, Kuzey Ren Vestfalya Eyaletindeki Müslüman öğretmenlere neden serbest olsun.”

CDU Gurubu sözcüsü Werner Jostmeier ise, 17.02.2005 tarihli basın açıklamasında aynı argümanları kullanarak başörtüsünün anayasayı tehdit eden bir olgu olduğunu açıklamıştı.

Jostmeier, Anayasa Mahkemesi de başörtüsünün anayasal açıdan sakıncalı bir sembol olduğunu ve okullardan uzak tutulabileceğini onaylamıştır iddiasında bulundu. Kendisi ayrıca, öğretmen adayı başörtülü bayanların sayısının sürekli artmasından dolayı olaya müdahale etme durumunun da tartışılamaz olduğunu belirtti. Jostmeier, burada tartışılan konunun genel dini sembollerin okullardan uzak tutulması değil, aksine cinslere eşit muameleyi öngören anayasa ilkesi ile bağdaşmayan dini sembollerin uzak tutulması olduğunu söyledi. Jostmeier açıklamasının devamında okullarda yeri olmaması gerekenin, başörtülü bir öğretmenin özellikle kız öğrenciler üzerinde oluşturabileceği baskı olduğu görüşünü savundu. Jostmeier açıklamalarına şu sözlerle devam etti

“Başörtüsünün yasaklanması devletin haç ve kippayı da yasaklama zorunluluÄŸu olması anlamına kesinlikle gelmez. Burada yasak sebebi din deÄŸildir, aksine baÅŸka anayasal hakların tehlikeye atılmasıdır.”

CDU burada, dini yaşamın insan hayatının bir parçası olduğunu göz ardı etmektedir. Demokratik bir sistemde partilerin, insanların dini inançlarını görünür kılma haklarını kısıtlamak istemeleri ve aynı zamanda dinler arası eşit muamelede bulunmamaları da oldukça endişe vericidir.

Federal Anayasa Mahkemesi kararında, açık bir ÅŸekilde “ Başörtüsü takma gerekçelerinin çokluÄŸu dikkate alınarak başörtüsünün toplumda bayanlara baskı iÅŸareti anlamına indirgenmemesi gerekmektedir ” ifadeleriyle hatırlatmada bulunuyor. Mahkeme ayrıca, kararın devamında başörtüsü hakkında “ farklı söylemlerin ve deÄŸer yargılarının bir göstergesi olarak algılanmalı” ifadelerine de yer veriyor. CDU`nun başörtüsü yorumunda ise İslam dini düşman, başörtüsü ise kışkırtma aracı olarak algılanıyor.

Kuzey Ren Vestfalya Eyaletindeki seçimlerin genel seçimler için bir ölçü olacağı düşünülmektedir. Bu sebeple yapılacak seçimi “küçük federal meclis seçimi” olarak düşünebiliriz.

Birlik Partilesinin (CDU) başarısıyla sonuçlanacak bir seçim, Almanya`daki Müslüman azınlık adına, İslami teamüllerin devlet tarafından sınırlandırılacağı anlamına gelmekte. Özellikle seçim reklâmlarında CDU`nun başörtüsü meselesini uzatmak istemediği gözükmektedir. CDU`nun idaresinde bulunan Eyaletlerde gözlemlenen uygulamalar Almanya`daki Müslümanların endişelerini teyit eder mahiyettedir. Halk bu seçimlerde temsilcilerini seçmekle, Müslümanlara nasıl muamele edileceğine karar vermiş olacaktır.

Bekir AltaÅŸ

HOLLANDA’DA İSLAM’A SALDIRMAK SERBEST

Mart 16, 2005

İŞTE BATI’NIN ÇİFTE STANDARTLARI

HOLLANDA’DA İSLAM’A SALDIRMAK SERBEST

Vakit’in, “Batılı yaÅŸam tarzı”nı eleÅŸtiren yayınlarına tahammül edemeyip yasaklayan Batı, “İslâm’a hakaret edilmesini” özgürlük olarak görüyor!.. Hollanda’da Lahey Mahkemesi, bir milletvekilinin “İslâm’a hakaret eden” görüşlerini açıklamasına sınırlama getirilemeyeceÄŸine karar verdi.

Liberal Partili kadın milletvekili Ayan Hirsi Ali’nin, İslâm ve Müslümanlara yönelik saldırgan açıklamalarına son vermesi ve İslâm’da kadınlara yönelik iÅŸkenceyi konu alan ikinci bir film giriÅŸimini durdurması için bazı Müslüman kuruluÅŸlar ve kiÅŸilerce açılan davaya, Lahey Mahkemesi’nde bakıldı.

DuruÅŸmada, Müslüman kuruluÅŸ ve kiÅŸilerin avukatı, milletvekilinin Müslümanlar ve İslâm’la ilgili açıklamalarının, toplumda düşmanlık tohumları ektiÄŸini ve İslâm’ı ”hayatî bir tehlike” olarak gösterdiÄŸini, bu görüşleri doÄŸrultusunda yapılan bir filmin de, sinemacı Theo van Gogh’un öldürülmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi.

Sanık tarafıysa savunmasında, mahkemenin milletvekiline getireceği düşünce açıklama sınırlamasının, toplumda şiddeti artıracağını ileri sürdü.

Mahkeme, milletvekilinin İslâm’la ilgili bugüne kadar açıkladığı görüşlerin, fikir özgürlüğü açısından kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığının görüldüğünü, dolayısıyla bu konudaki görüşlerini açıklamasına kısıtlama getirilemeyeceÄŸi görüşüne varıldığını bildirdi. Mahkeme, Hirsi Ali’nin İslâm’da kadına ÅŸiddeti konu alan ”Submission - 2” adıyla yapacağını açıkladığı filmin reddedilmesine iliÅŸkin gerekçelerin de, yeterli olmadığının görüldüğünü iddia etti. İslâm aleyhtarı görüşleriyle tanınan Somalili Müslüman bir aileden gelen Liberal Partili Milletvekili Ayan Hirsi Ali, geçen yıl Kasım ayında öldürülen sinemacı Theo van Gogh ile İslâm’da kadına iÅŸkenceyi konu alan kısa bir film (submission) yapmış ve daha sonra bu filmin ikinci bölümü için çalıştığını açıklamıştı.

Hirsi Ali, bir açıklamasında, “küfrün zirvesi”ne çıkmış ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in; çaÄŸdaÅŸ diktatörlerden farklı olmadığını ve kadınları da ikinci sınıf insan yerine koyduÄŸunu öne sürmüştü.

FRANSA’DA YÜZLERCE BAŞÖRTÜLÜ ATILDI

Fransa’da yayınlanan Le Monde gazetesi, ”laiklik yasasının 15 Mart 2004 tarihinde yürürlüğe girmesinden bu yana geçen bir yıl içinde 47 öğrencinin başörtüsü yüzünden okuldan atıldığını” yazdı. Sivil toplum kuruluÅŸları ise, bu sayının 47 deÄŸil, yüzlerce olduÄŸunu açıkladılar.

”Ulusal EÄŸitim Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre, 550 öğrencinin sorununa diyalog yoluyla çözüm bulunduÄŸunu” belirten gazete, ”bununla birlikte, başörtüsüyle okula gitmemek için orta dereceli okullarda dışarıdan Mektupla EÄŸitim Sistemi’ne (CNED) dahil olan öğrencilerin sayısınınsa tam olarak belirlenemediÄŸini” bildirdi.

Bu arada, başörtülü öğrencilerin haklarını savunan bir kuruluÅŸun temsilcileri, yine aynı gazeteye yaptıkları açıklamada, yasağın maÄŸdurlarının EÄŸitim Bakanlığı’nın verdiÄŸi rakamlardan çok daha fazla olduÄŸunu ve yasak maÄŸduru öğrencilerin yüzlerce olduÄŸunu ifade ettiler.

Yasa, orta dereceli devlet okullarında dini simge ve giysilerle derslere girilmesini yasaklıyor. Ancak, Fransız okullarında diğer din mensuplarına tolerans gösterildiği ifade ediliyor.

BELÇİKA’DA TÜRK MAHKUMUN FERYADI

Belçika’da 19 yıldır cezaevinde bulunan bir Türk mahkûm ”ötanazi” talebinde bulundu. 10 kadar soyguna karıştığı için toplam 40 yıl hapis cezası alan, 1990′lı yıllarda firar teÅŸebbüsünde bulunan, son olarak da bulunduÄŸu Andenne hapishanesinde uyuÅŸturucu ve silah kaçakçılığı iddiasıyla 3 yıl hapis cezasına çarptırılan L.D. (40), haksızlığa uÄŸradığı için ”ötanazi” istedi.

Belçika yasaları, yaÅŸama umudu kalmayan ağır hastalar için ötanazi öngörüyor. Ancak yetkililer, Türk mahkûmun talebinin kabulünün ”düşünülemez” olduÄŸunu ifade ettiler.

Yaptığı açıklamada, ”40 yıl hapis cezası nedeniyle tünelin ucunu göremiyorum” diyen L.D, ”canlı olarak gömüldüğünü, dayanacak gücü kalmadığını” anlattı.

“Belçika’nın yabancılara ayırımcılık yaptığını” belirten Türk mahkûm, kendisinin hiç kimseyi öldürmediÄŸini belirterek, bir jandarmayı öldürdüğü için müebbet hapis cezası alan Belçikalı bir mahkûmun 13 yılda tahliye edildiÄŸini, bir profesörü öldürerek 20 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan bir baÅŸka Belçikalının 7 yıl sonra hapisten çıktığını örnek gösterdi.

İki elmas tüccarını öldürdüğü için idam cezasına mahkûm edilen bir Belçikalının 14 yıl 8 ay sonra tahliye olduÄŸunu, terör örgütü SavaÅŸan Komünist Hücreler (CCC) üyelerinin hepsinin 15 yılda hapisten çıktıklarını hatırlatan L.D, ”Bütün bu kiÅŸilerin aksine benim ellerim kanlı deÄŸil” dedi.

İşlediÄŸi suçlar nedeniyle yeteri kadar hapis yattığını düşünen L.D, Türkiye’ye sınır dışı edilmesini istediÄŸini, bunun kabul edilmediÄŸini, bu sebeple ”ötanazi” talebinde bulunduÄŸunu açıkladı.

Sonraki Sayfa »