Atatürk kadınların başörtüsüne hiç karışmadı

Published on Mart 13, 2009 by Haber Servisi   ·   2 Comments

“Atatürk kadınların kılığına kıyafetine hiç karışmamıştır. O konuda hiç yasa çıkartmamış, herhangi bir zorlamaya da gitmemiştir. Bu da sanırım Atatürk’ün kadınlara karışmayı Türk gelenekleri açısından uygun görmemiş olmasındandır. Kadınlara her hakkı ve özgürlüğü tanımıştır, her olanağı sağlamıştır ama ne giyeceklerine müdahale etmemiştir.”

Bu görüşler merhum Başbakan Bülent Ecevit’e ait. 12 Eylül Darbesi’nde gözetim altına alınan Ecevit partisince yayınlanan Arayış Dergisi’ni yazılı talimatlarla hapishaneden yönetmişti. Ecevit, hapishaneden Arayış’a yolladığı ‘başörtüsü’ konusundaki notta “Atatürk, bu konuda bir zorlamaya gitmemiştir. Başörtüsü ile uğraşmak, gardrop Atatürkçülüğünün tipik bir örneği” diye yazmıştı.

Atatürk’ün kurduğu partinin üniversitede okuyan kız öğrencilere bile başörtüsünü çok görerek yasaklattığı bir dönemde Ecevit’in 28 yıl önce yazılmış 27 Aralık 1981 tarihli “Başörtüsü konusu” başlığını taşıyan mektubu büyük önem arzediyor;

“Başörtüsü ile uğraşmayın”

“Arayış hala elime geçmediği için son sayıda bu konuya değinildi mi, bilmiyorum. Değinilmediyse bence hiç değinilmesin.

Başörtüsü ile uğraşmanın gereksiz olduğuna inanıyorum. Gardırop Atatürkçülüğünün tipik bir örneği… Zaten ondan da dönüş yapacaklardır.
Olsa olsa Atatürkçülüğün başörtü yasaklanarak kanıtlanamayacağı belirtilebilir. Atatürk’ün –irticaa karşın da büyük güvence olan- partisi kapatılmış, vasiyeti çiğnenmiş, yeni bir ulusal kültür oluşuma katkı için kurduğu kurumlar ortadan kaldırılıyor. Atatürk’ün her türlü dogmacılıktan uzak bilimci yaklaşımı bırakılıyor; tüm bunların günahı, başörtü yasaklamakla örtülemez.

Kaldı ki bazılarının farkında olmadığı bir gerçek var:
Atatürk kadınların kılığına kıyafetine hiç karışmamıştır. O konuda hiç yasa çıkartmamış, herhangi bir zorlamaya da gitmemiştir. Özendirme yoluyla ve zamana, gelişmeye bırakarak bu sorunun çözümünü daha uygun bulmuştur. Bu da sanırım Atatürk’ün kadınlara karışmayı Türk gelenekleri açısından uygun görmemiş olmasındandır. Kadınlara her hakkı ve özgürlüğü tanımıştır, her olanağı sağlamıştır, ama ne giyeceklerine müdahale etmemiştir.

Kaldı ki, başörtüsü ile ilgili bir sorun varsa, bu sorunu başörtüsünde değil din sistemindeki bazı yanlışlarda, özellikle Kur’an kurslarında aramak gerekir. Bu konularda devlet dine saygı ile çağdaş bilimsel yaklaşımı daha çok bağdaştırıcı bir yol izlese, böyle bir sorun ya kendiliğinden sona erer ya da sakıncasız boyutlara iner.”

Tags:  ,

Readers Comments (2)
  1. FAHRETTİN TELLİOĞLU.baş örtüsüne özgürlük yürüyüşcüsü diyor ki:

    eger atatürk bu milletin örtüsüyle ugraşmadıysa şimdiki dangalaklar kimden cesaret alıp ugraşıyor acaba ugraşanlar diş mıhrakların taşeronumudur sırf vatandaş bunların yüzünden askerinden sogusun birbirini sevmesin diyemi yapılıyor benim içimde böyle şübhe oluştu..kesinlikle diş mıhrakların ajanlarıdır herkim bu milletin örtüsüyle ugraşıyorsa bizim için bir hedeftir anlaşılmıştır bence iyi oldu en azından ajanlarıda tanımiş olduk

  2. atilla diyor ki:

    atatürkün sırtından geçinen ajanlar bu milletin değerlerini mahmedip milleti parçaladılar.bilimcil olan atatürk dine karşı olsaydı örtüye karşı olsaydı ben karşı çıkardım arkadaş,bunlarla çelişirdi zaten ilin oğlu aya çıkar biz örtüylen uğraşırız bunasıl özgürlüktür ha bide rejim kendini koruyor derler eğer bir bez parçası kadar rejiminiz varsa helal olsun devam…!





Post Column