Nazi mi dedin?

Şubat 23, 2005

Olay şu: Bush’un büyükbabası Prescott, George Herbert Walker’ın kızıyla evlenmişti. Kayınpeder damadı, Harriman ailesinin yanında işe soktu. Harriman’ların BBH ve UBC adında iki finans kurumu vardı. Dede Bush bunlara yönetici oldu… Bush ve Walker, kendileri Nazi olmasa da, en önemli Nazi sermayesi ile ve onlar için çalışıyordu. İş ağındaki “Silezya Çelik Şirketi” “Yahudi köle emeği” kullanmakla, “IG Farben” ise, meşhur Auschwitz de dahil, 40 toplama ve imha kampının inşası ve işletmesiyle suçlanacaktı. “Anti-semitizm” deniyor ya, dönem, başta ABD’nin büyük sanayicisi, Nazi ödüllü Henry Ford olmak üzere, ABD’de de “Yahudi düşmanı” dalganın estiği, işyeri kapılarına “Köpekler ve Yahudiler giremez” levhası asıldığı, Kongre’nin Yahudi göçünü sınırladığı, orduda Yahudilerle alay edildiği, ABD’lilerin yüzde 53’ünün Yahudi nefretine sahip olduğu günlerdi… 2002’de “ADL” isimli Yahudi örgütünün araştırması, ABD nüfusunun yüzde 17’sinin (37 milyon kişi) ciddi biçimde “anti-semit” olduğunu ve oranın arttığını bildirdi. O yüzden, “parlak gazeteci Pollock” önce bu nevi “Nazi, Goebbels, anti-semit, Bush serveti” meselelerinde dünyayı aydınlatsın!

22.2.2005/UMURTALU/SABAH

Evet, sevmiyoruz

Şubat 23, 2005

Türkiye’de ABD karşıtlığından şikâyetlere karşı, ‘Evet, sevmiyoruz’! ‘Neden sevelim?’ ABD politikaları ortada, bu Türkiye’nin meselesi de değil, bu politikalar sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada giderek daha fazla tepki topluyor. Ayrıca, kimsenin, kendi halinde ABD vatandaşı ile alıp veremediği yok.

Diğer taraftan, Türkiye, topyekûn ABD politikalarını sevmiyor diye bir şey de yok, olamaz da. Türkiye’de de, diğer tüm toplumlarda olduğu gibi, dünyaya farklı pencerelerden bakan çok çeşitli görüşten insanlar var. Tüm olup bitenlere, işlenen insanlık suçlarına karşın, hâlâ ve hatta gözü kara bir şekilde ABD politikalarını savunanlar da mevcut. Dahası, Türkiye’yi topyekûn ABD politikalarının peşine takmak için ellerinden geldiğince, dillerinin döndüğünce gayret sarf ediyorlar…

Türkiye, her şeye rağmen bölgenin en ileri demokrasisi ve kamuoyunu sindirmeye kimsenin gücü yetmez, yetmeyecek. Ne derlerse desinler, bu ülkede yaşayanları cinayet ortaklığına ikna edemeyecekler, etmemeliler. Bunlar tehdit ve yıldırma menevraları, tutmayacak, tutmamalı! Zamanlamaları çok dikkat çekici, şimdi hedefte İran ve öncelikle Suriye var; suç ortağı arıyorlar. Türkiye suç ortağı olmamalı…

Suriye’deki rejim ve günahları da, başka yerlerdeki rejimlerde, bizim gibi düşünenleri bağlamaz, biz Türkiye’de de mevcut sistemi, iktidarları ve politikalarını eleştirmiyor muyuz? O başka, halkları karşı karşıya getirmek başka. Esat rejimini de eleştiririz, Suriye halkı ile de dayanışırız. Kimse demagojiyle kan tacirliği yapmaya kalkmasın. Suriye ile uzaklaşın mı diyorlar, işgal ortamı mı oluşturmaya çalışıyorlar, tam tersini yapmalıyız. Bu bölgede daha fazla işgal, asker, tank, tüfeğe tahammülümüz yok. Mevcut rejimleri de eleştiririz, işgale de karşı çıkarız.

Suriye burnumuzun dibi, çok güzel bir ülke, kalkın gidin, sadece sokaklarında gezmek için bile gitseniz, işgale karşı destek vermiş olursunuz. Gidin, Şam’da bir kahve için, Bağdat’a çevrilmek istenmesinin ne kadar korkunç olduğunu, işgalli, savaşlı bir dünyanın ne büyük bir tehdit olduğunu daha iyi hissedersiniz. Madem ilk hedef Suriye, üşenmeyin, hemen gidin, orada yaşayanların zor zamanda yanında olun. Komşunuzu kurt kapmasın, en kötüsü siz değil, işbirlikçi, sakın seyirci kalmayın!

22.2.2005/NURAYMERT/RADİKAL

İşgalci ve işbirlikçilere darbe üstüne darbe

Şubat 23, 2005

BAĞDAT / Irak’ın başkenti Bağdat’ta bir araca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 2 Irak askeri öldü, 30 kişi yaralandı. Polis, patlamanın, kentin batısındaki Mansur mahallesinde Yeşil Bölge yakınında, komando birliğinin bölgeden geçtiği sırada meydana geldiğini bildirdi.

1 Amerikan askeri öldürüldü

Amerikan ordusu, Irak’ın El Anbar bölgesinde Deniz Piyadesi bir askerinin çıkan çatışmada hayatını kaybettiğini açıkladı. ABD ordusu tarafından yapılan açıklamada, “ABD Donanmasına bağlı bir asker, güvenlik ve istikrar operasyonlarının yürütüldüğü El Anbar bölgesinde öldürüldü” denildi.

Samarra’da 2 asker ölü bulundu

Irak’ın Samarra kenti yakınlarında 2 Iraklı askerin ölü bulunduğu bildirildi. Güvenlik kaynakları, ‘’Samarra’ya 6 kilometre mesafedeki Melh köyü yakınlarında dün gece 2 askerin cesedi, elleri arkadan bağlanmış ve kurşunlanmış olarak bulundu’’ açıklamasını yaptı. Bu arada, başkent Bağdat’ın kuzeyindeki Beyci yakınlarında 2 muhafızın, bir havan topu mermisinin düşmesi üzerine yaralandığı belirtildi.

Öte yandan, Avustralya, Irak’a 450 asker daha gönderecek. Avustralya Başbakanı John Howard, Canberra’da düzenlediği basın toplantısında, Japon mühendislerin korunmasına ve demokrasinin gelişmesine yardım etmek üzere, Irak’ın güneyine 450 kişilik birlik göndereceklerini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mete Gündoğan:Gidişat çok tehlikeli

Şubat 23, 2005

Ankara Bürosu

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mete Gündoğan, adada Türk tarafından yapılan seçimle KKTC’yi yok sayma operasyonlarının hızla sürdüğünü belirterek, “Türkiye eğer Kıbrıs’ta AB hezeyanlarına boyun eğerse Türk askeri işgalci olarak nitelendirilip geri çekilecek, böylece hem doğu Akdeniz’i kaybetmiş hem güney batı sınırlarımız üzerindeki tehdit artmış olacak hem de Ortadoğu üzerindeki jeostratejik gücümüz hafifleyecek. Hükümeti uyarıyorum, zararın neresinden dönülürse kardır. AB değil, milli müktesebatımıza uygun hareket edilsin” dedi.

Dün partisinin genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Gündoğan, KKTC’de yapılan son seçimlerin sonucunda kazanan partinin AKP politikalarına angaje olmuş bir anlayışa sahip olduğunu belirtti. Gündoğan, gidişatın çok tehlikeli olduğuna işaret ederek, AKP politikalarının AB’nin istediği şekilde Kıbrıs meselesini çözmek olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı Bush’un Avrupa liderlerine ‘yeni bir çağ başlatalım’ önerisine karşılık Türkiye’nin ne yaptığının belirsiz olduğunu dile getiren Gündoğan, “ABD ve AB yeni bir çağ başlatmaya hazırlanırken, Türkiye bunun neresinde hiç kimse bilmiyor. Bizim önümüze bir havuç konulmuş, peşinden sürüklenip gidiyoruz. Aciz bir başbakan ile Türkiye’nin önünü göremeyeceği bir karanlığa itiliyoruz. Türkiye ABD ve AB’nin anaforunda sürüklenip duruyor” şeklinde konuştu.

Bütün bu gelişmelere paralel Anadolu’da halkın bir ileri iki geri politikalarından rahatsız olduğuna dikkat çeken Gündoğan, “Halk ne yapılmak istendiğini anlamamaktadır, AKP’li vekillerin kendileriyle diyalog kurmadığından ve ilgilenmediğinden şikayetçidirler. Halk yabancılara toprak satan, IMF’nin dediğinden çıkmayan, ABD politikalarına körü körüne bağlı olan AB’nin karşısında ezilen bükülen bir yönetim istemiyor. Bilgilendirilmediklerinden şikayetçiler ve ekonomi iyiye gidiyor iddialarını gerçekçi bulmuyor” diye konuştu.

Hiçbir hükümetin işçisini devletin sırtına yük olarak görmeye hakkı olmadığını da sözlerine ekleyen Gündoğan, devletin fabrikasından işçisini polis zoruyla atan bir başka hükümeti bugüne kadar hiç görülmediğini, halkın bunu bir kenara not ettiğini dile getirdi.

ABD, daha çok taviz istiyor.Türkiye kıskaçta

Şubat 23, 2005

Mustafa Yılmaz

ANKARA/ Amerika’nın son dönemde Türkiye’deki Amerikan nefretine yönelik çıkışlarının perde arkasında Türkiye’den yeni talepler ve tavizler koparma amacının olduğu belirtiliyor. ABD yönetiminin önemli isimlerinden Feith’in açıklamalarıyla başlayan ve giderek büyüyen sözde “Türkiye-ABD ilişkilerindeki” gerginliğin başlıca hedefinin, kendine yeni hedef olarak Suriye’yi seçen ABD’nin Türkiye’yi Suriye’ye karşı yanına çekmek olduğu kaydediliyor. Ortadoğu Uzmanı gazeteci Hüsnü Mahalli, “Başlatılan gerginlik kampanyasının asıl nedeni ABD’nin Türkiye’yi Suriye’ye karşı yanına çekme gayretidir. Maalesef bazı medya organlarında birden bire artan ABD’yi küstürmeyelim yazılarından bu propagandanın tuttuğunu görüyoruz” dedi.

TÜRKİYE’Yİ SIKIŞTIRMAK İSTİYORLAR

Lübnan eski Başbakanlarından Hariri’ye düzenlenen suikastın ardından, terör örgütlerine destek verdiği bahanesiyle Suriye hedef tahtasına kondu. Afganistan ve Irak’ın işgalinden önce olduğu gibi bu sefer de Suriye benzer gerekçelerle hedef tahtasına kondu. Terör örgütlerine destek vermekle suçlanan Suriye’ye yönelik ilk baskı girişiminin ise ambargo olacağı belirtiliyor. İşte bu noktada ABD’nin, Suriye’ye karşı uygulanacak yaptırımlarda Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak istiyor.

Başkent kulislerinden yapılan değerlendirmelere göre Irak’taki direnişin ardından İncirlik üssünün önemi bir kez daha ortaya çıktı. Bu yüzden Amerika Türkiye ile yaptığı Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nın (SEİK) dışında İncirlik’i her türlü operasyon için kullanmak istiyor. Çünkü SEİK’e göre Amerikan uçakları İncirlik’i NATO görevleri dışında kullanamıyor. Ancak bu Amerika için yeterli olmuyor. Bu yüzden İncirlik’i Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde kısıtlama olmadan kullanmak isteyen ABD, Amerika-Türkiye gerginliği kampanyasını devreye soktu. Türkiye’yi bu propaganda ile köşeye sıkıştırmak isteyen ABD bu yöntemle Türkiye’den istediği tavizleri koparmayı amaçlıyor.

AKP iktidarının Suriye konusunda çok ciddi bir yol ayırımına zorlandığı yorumu yapılırken, bu propaganda sonrasında Türkiye’nin dostluğunu ispat etmesi için Suriye’ye uygulanacak yaptırımlara destek vermesi ve ABD’nin üs ve limanlardaki kullanım hakkının genişletilmesi talebini Hükümetin önüne koyacak.

HÜSNÜ MAHALLİ: “KAMPANYA TÜRKİYE’Yİ SIKIŞTIRMAK İÇİN”

Bölge uzmanı gazeteci Hüsnü Mahalli gazetemize şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’yi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Bunun için böyle bir propaganda yapmaları gerekiyordu. Bunların Türkiye’deki uzantıları da bundan cesaret alarak, ABD’yi küstürmememiz lazım. Niye Amerikayı kızdıralım gibi yazılar yazmaya başladılar.

Çünkü hem ABD hem de Türkiye’deki Amerikancılar, Suriye’ye yönelik Amerikan planlarında Türkiye’yi yanlarında görmek istiyorlar. Bugün yapılacak NATO Zirvesi bir Suriye zirvesi olacaktır. Çünkü esas amaç Suriyeyi hedef almaktır. Suriye bölgede İsrail’i rahatsız edebilen tek ülke. Filistin’e dayatılan barış anlaşmasını engelleyebilen tek ülke. Suriye’nin Hizbullah’a, Hamas’a ve diğer gruplara sahip çıkan bir ülke görünümde. ABD Bölgedeki BOP planlarına NATO ya da BM damgası vurmak istiyor. Türkiye’ye de buna uyacaksın diyecekler. Türkiye çok ciddi bir sınavla karşı karşıya. Eğer AKP iktidarı samimi ise Türkiye’nin direnmesi gerekiyor. Türkiye’nin direnmesi lazım. Yapmazsa inandırıcılığını kaybeder.”

Ak Partide Yaprak Dökümü Devam Ediyor

Şubat 17, 2005

Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU bakanlık ve partisinden istifa etti.Genel görüşe göre Mumcu eski partisi olan Anavatana Geri dönecek ve yanında en az beş milletvekili gidecegi tahmin ediliyor..



                                                                       UMURBEY

Sevgililer Günü faciaya dönecekti !!

Şubat 12, 2005

Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanları, internetteki
sohbet odalarında sayıları 32′yi bulan bir grubun, Sevgililer Günü’nde
topluca intiharda yer almayı planladıklarının ortaya çıkması üzerine
harekete geçtiler.

Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, Oregon eyaletinde
toplu intihar eyleminin planlayıcısı olarak bir kişi gözaltına alındı.

Oregon’un Klamath Falls kasabası güvenlik güçleri, Gerald Krein
adlı kişinin cinayete teşebbüs suçlamasıyla tutuklandığını
belirttiler.

Toplu intihar eylemi hazırlığı, Kanada’da bir kadının yetkililere
toplu intihar eylemine katılmayı planladığını, ancak sohbet odasında
bir başkasının kendisini ve iki çocuğunu öldürmekten söz etmesi
üzerine vazgeçtiğini anlatması üzerine ortaya çıktı.
AA    (UMURBEY)