İşgalcilerin el-Halil Kuşatması
Ocak 30, 2003
İsrail işgal güçleri bu sabahın erken saatlerinden itibaren Batı Yaka bölgesinin en kalabalık şehri durumundaki el-Halil’e yönelik olarak geniş çaplı bir saldırı ve işgal hareketi başlattılar. Verilen bilgilere göre İsrail işgal güçleri el-Halil’in mahallelerinin birçoğunu kuşatmaya aldılar ve kapsamlı bir saldırı başlatılması için bekletiliyorlar. Kuşatmada çok sayıda tank ve zırhlı araç da kullanılıyor. İşgal güçleri şehirde ayrıca sokağa çıkma yasağı ilan ettiler.
el-Halil’in içindeki basın mensuplarının verdiği bilgilere göre işgal güçleri şehrin Babu’z-Zaviye, Re’su’l-Cevra mıntıkalarında, batı ve kuzey mahallelerinde yoğunlaşmış durumdalar. Bu arada giriş çıkışları ve şehir içindeki hareketliliği kontrol etmek amacıyla kuzeydeki Re’su’l-Cevra kapısına, es-Selam caddesine, üniversite (el-Halil Üniversitesi) mıntıkasına çimento torbalarıyla barikatlar kurdular. İşgal güçleri bu tür barikatları aynı zamanda siper olarak kullanıyorlar. Bu siperlere yerleşen askerler sokağa çıkma yasağının uygulanışını kontrol ediyor ve yasağa uymayanlara saldırı düzenliyorlar.
Bir İsrail askeri yetkilisi bu sabah yaptığı açıklamada el-Halil’e yönelik hareketin, son dönemde bu şehirde gerçekleştirilen ve 30 işgalcinin ölümüne sebep olan şehadet eylemlerine karşılık planlandığını söylemişti.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Cenin ve Çevresinde Aramalar
Ocak 30, 2003
İsrail işgal güçleri Batı Yaka bölgesinin kuzeyinde yer alan Cenin ve çevresindeki yerleşim bölgelerinden çekilmeden önce kapsamlı bir arama yapmak amacıyla çeşitli baskınlar gerçekleştirdiler. İşgalcilerin dün akşam saatlerinden itibaren Cenin mülteci kamplarında, Tubas, Tamun ve el-Faria kasabalarında bu amaçla baskınlar düzenledikleri ve aramalar yaptıkları bildirildi. Bu baskınlarda ve aramalarda birçok Filistinli tutuklandı. Baskınlarda işgalci askerler evlere girerek Filistinli aileleri çeşitli şekillerde rencide etti ve ev eşyalarına büyük miktarlarda zarar verdiler. Çok sayıda tank ve zırhlı araçlarla desteklenen işgal güçleri tarafından gerçekleştirilen baskınlar ve tutuklamalar bugünün sabah saatlerine kadar devam etti ve sabah saatlerinden itibaren işgal güçleri bölgeden çekilmeye başladılar. İşgalciler Cenin ve mülteci kamplarına yönelik olarak üç gün önce bir işgal hareketi başlatmışlardı ve işgalin başladığı sıralarda Filistinli direnişçilerle işgalci askerler arasında silahlı çatışmalar olmuştu.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Nablus’ta Tutuklamalar
Ocak 30, 2003
İsrail işgal güçleri Batı Yaka şehirlerinden Nablus’ta da tutuklamalar gerçekleştirdiler. Verilen haberlere göre Eski Nablus’ta gerçekleştirilen son baskınlarda Filistinli 8 genç işgalciler tarafından tutuklandı.
İşgalci askerler dün gece yarısından sonra Eski Nablus’un el-Kasaba mahallesine girerek evlere baskın düzenlediler. İsrail kaynakları tarafından yapılan açıklamalarda ifade edildiğine göre bu baskınlarda el-Kasaba mahallesinden sekiz kişi tutuklanarak askeri soruşturma merkezlerine götürüldüler. Dün gece ayrıca Nablus’un şehir dışında kalan Rucib Vadisi, Belata mülteci kampı gibi bazı bölgelerinde patlama ve silah sesleri duyuldu. Bu sesler oralarda işgal güçleriyle Filistinli direnişçiler arasında çatışmalar meydana geldiğine işaret ediyordu. Bu arada işgal güçleri Nablus şehrinde ve bu şehre bağlı üç mülteci kampıyla yedi köyde 11 günden beridir sokağa çıkma yasağı uyguluyorlar.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Kahire Toplantısının Genel Değerlendirmesi
Ocak 29, 2003
24 Ocak 2003 tarihinde Mısır’ın başkenti Kahire’de başlayan ve Filistinli 11 grubun iştirak ettiği diyalog toplantısı sona erdi. Ancak toplantıyla ilgili herhangi bir sonuç bildirisi yayınlanmadı ve bazı önemli konuların tekrar ele alınması amacıyla üçüncü tur görüşmeler yapılması kararlaştırıldı.
Öte yandan, özerk yönetime bağlı ve başkanlığını Yasir Abdurabbih’in yaptığı FIDA bünyesinde faaliyet yürüten Filistin Enformasyon Merkezi tarafından medya organlarına dağıtılan açıklamanın, Kahire toplantısı üzerinde son derece olumsuz etki yaptığı bildirildi. Filistin Enformasyon Merkezi’nin açıklaması 27 Şubat 2003 Pazartesi günü dağıtılmıştı. FIDA adına bu açıklamanın dağıtılması üzerine toplantıya katılanların bir çoğu: “FIDA temsilcileri bu toplantıya, onun başarıya ulaşmasını engellemek amacıyla katılmış her halde!” demeye başladılar.
Özerk yönetimin Enformasyon bakanı olarak da görev yapan Yasir Abdurabbih’in (Abedrabo değil) yönetimindeki FIDA’nın iştirakçilerin tümü tarafından şiddetle tenkit edilen hareketi ise, kapanış oturumunda gündeme getirilen ve kamuoyuna açıklanmaması kararlaştırılan birtakım hususları hemen toplantı akabinde bir açıklamayla basın yayın organlarına duyurması oldu. FIDA’nın açıklamasında ayrıca bazı hususlar çarpıtılarak ve toplantıda konuşulduğundan çok farklı bir şekilde medya organlarına yansıtılmıştı. Bu çarpıtma sebebiyle özellikle HAMAS’ın ve İslami Cihad’ın tutumları hakkında asılsız iddialara yer verilmiş ve bu iki hareketin bir yıl süreyle ateşkes anlaşmasını reddettiği ancak Mısır’ın teklifi doğrultusunda askeri operasyonları da durduracakları iddia ediliyordu. Oysa toplantıda konuşulan, İsrail’in, suikastları, Filistin bölgelerine müdahaleyi durdurması ve kuşatmaları kaldırması karşılığında, İsrail’le karşılıklı olarak sivil hedeflere saldırmama konusunda bir taahhüde girilebileceği, ancak bunun şimdilik Mısır nezdinde gizli kalması ve İsrail’in bu konudaki şartlara ne derece bağlı kalacağının müşahede edilmesi yönündeydi. İsrail’e yönelik silahlı eylemlerin durdurulabileceğine dair herhangi bir açıklama yapılmamıştı.
HAMAS ve İslami Cihad ayrıca FKÖ’nün Filistin halkının tek meşru temsilcisi, Filistin özerk yönetiminin de tek merkezi yönetim olduğuna dair herhangi bir ifadenin kapanış bildirisinde yer almasına karşı çıkmışlardı. FIDA’nın açıklamasında bu da çarpıtıldı ve konuyla ilgisi olmayan birtakım hususlarla irtibatlandırılarak verildi.
Yapılan değerlendirmelere göre FIDA’nın bu çarpıtmasına rağmen Kahire’deki diyalog toplantısı olumlu bir havada geçti ve önemli görüşmeler yapıldı. Fakat gerek söz konusu çarpıtma ve gerekse bazı konuların yeniden görüşülüp sonuca bağlanmasına ihtiyaç olması sebebiyle herhangi bir sonuç bildirisi üzerinde ittifak sağlanamadı. Bu sebeple üçüncü bir diyalog toplantısında yeniden bir araya gelinmesi ve kesin sonuca bağlanamayan hususların görüşülmesi kararlaştırıldı. Bazı basın yayın organlarında yayınlanan haberlerde iddia edildiği gibi toplantının amacı, İsrail işgal devletine yönelik silahlı mücadelenin durdurulması yönündeki önerilerin görüşülmesi değildi ve toplantıya ev sahipliği yapan Mısır’ın da bu yönde bir teklifi olmadı. Ayrıca başta HAMAS ve İslami Cihad olmak üzere Filistin’deki direniş sahasında yer alan örgütlerin hiçbiri işgale karşı silahlı direnişin durdurulmasına taraftar olmadıklarını açıkça ortaya koydular.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Tulkerem ve Kalkiliya’ya da Baskın
Ocak 28, 2003
Bu sabahın erken saatlerinden itibaren Cenin şehrine giren işgal güçleri yine Batı Yaka şehirlerinden olan Tulkerem ve Kalkiliya’ya da baskınlar düzenleyerek sokağa çıkma yasağı ilan ettiler. İşgal güçleri Kalkiliya şehrine dün akşamdan itibaren girerek bazı kişileri tutukladılar. Buradaki baskınlarda Ayet Basil el-Kayyumi adında bir kız çocuk da işgalcilerin saldırılarına hedef olarak yaralandı. Buradaki saldırıda bazı evler de maddi yönden hasar gördü.
Bazı yorumcular Batı Yaka bölgesinde askeri şiddetin bu derece artırılmasının, Filistinlilerin tam İsrail’in seçim gününe denk gelecek şekilde birtakım eylemler gerçekleştirmelerini önleme amacına yönelik olduğunu dile getirdiler. Çünkü Ariel Şaron seçim gününde gerçekleştirilecek eylemlerin, seçimdeki havanın kendi aleyhine dönmesine sebep olmasından korkuyor.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Cenin’de Sokağa Çıkma Yasağı ve Çatışmalar
Ocak 28, 2003
İşgal güçleri bu sabahtan itibaren Batı Yaka’nın Cenin şehrini yeniden işgal ederek sokağa çıkma yasağı uygulamaya başladılar. Filistinli direnişçilerin işgal güçlerine karşı koyması sebebiyle bazı bölgelerde çatışmalar meydana geldi.
Verilen bilgilere göre işgal güçleri sabahın erken saatlerinden itibaren çok sayıda tank ve askeri araçla Cenin caddelerine girdiler. Kara güçlerine havadan da saldırı helikopterleri destek verdi. İşgalciler Cenin caddelerine girdikten sonra megafonlarla, sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurarak Filistinlilerden evlerinden çıkmamalarını istedi ve çıkmaları durumunda vurulacakları tehdidinde bulundular. Daha sonra bazı kişileri aradıkları iddiasıyla evlere baskınlar düzenlemeye başladılar. Bu iddiayla özellikle Doğu mahallesinde birçok eve baskın düzenlediler. Bu bölgede işgalcilerle Filistinliler arasında silahlı çatışmalar da meydana geldi, ancak çatışmalardan dolayı herhangi bir ölüm veya yaralanma olduğuna dair bir bilgi verilmedi. İşgalciler ayrıca ellerindeki otomatik silahlarla meskun evlere doğru da ateş ederek bazı evlerin maddi yönden zarar görmesine sebep oldular. Saldırılar bilhassa evlerde ikamet eden çocukların korkulu anlar yaşamalarına sebep oldu. Bu tür korkuların çocukları psikolojik yönden ciddi şekilde etkilediği bilinmektedir. İşgalciler ayrıca içeridekilerin dışarıya çıkmalarını dışarıdakilerin de içeriye girmelerini engellemek amacıyla şehrin Batı taraftaki girişine büyük hendekler kazdılar. Ondan iki gün önce de Gazze’deki Beyti Hanun kasabasının dışarıyla irtibatını kesmek amacıyla kasabanın diğer bölgelerle bağlantısını sağlayan köprüleri havadan atılan füzelerle yıkmışlardı. İşgal güçleri son dönemde Filistinlilerin yaşadığı bölgeleri böyle tecrit bölgeleri haline dönüştürmek ve onların dünyayla irtibatlarını kesebilmek amacıyla yoğun bir faaliyet başlattılar.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Cenin’de Siyonist Vahşet: Arkadaşını Kurtarmaya Çalışan Kişi de Öldürüldü
Ocak 28, 2003
Batı Yaka’nın Cenin şehrinde bu sabah iki kişi İsrail işgal güçleri tarafından şehit edildi. Verilen bilgilere göre bu iki kişiden önce birincisi işgal güçlerine ait tanklardan kasıtlı bir şekilde atılan mermilere hedef alarak yaralandı. Arkadaşı onu kurtarmak isteyince o da tanklardan kasıtlı bir şekilde atılan mermilere hedef oldu ve her ikisi birden hayatlarını kaybettiler. Saldırıda AFP (Fransız Haber Ajansı) adına foto muhabir olarak çalışan bir kişi de yaralandı.
Haber kaynaklarının verdiği bilgilere göre işgal güçlerine ait tanklar Cenin’de bu sabah 09.00′da Reşad Bessam el-Urabi adlı 22 yaşında bir Filistinliyi evinin civarında bulunduğu sırada kasıtlı bir saldırıyla vurdular. el-Urabi bu saldırıda göğsünden ağır bir şekilde yaralandı ve kan kaybetmeye başladı. Onun yere düşüp kan kaybettiğini gören 18 yaşındaki Nidal el-Kestuni imdadına koşarak kendisini hastaneye ulaştırmak istedi. Ama işgal güçleri daha önce gerçekleştirdikleri saldırılarında da yaptıkları gibi yaralılara tıbbi müdahaleyi engellemek amacıyla ona da saldırdılar. Dolayısıyla o da tanklardan atılan ağır mermilere hedef oldu ve hemen imdadına koşmak istediği kişinin yanı başında yere düşerek can çekişmeye başladı. Her iki yaralının birden etrafını çevirip kendilerine ulaşılmasını engelleyen işgal güçleri ise her ikisinin de kıvranarak can kaybetmelerine sebep oldular. İlk saldırıya hedef olan Reşad el-Urabi’nin birinci intifadada şehit olan Fuad el-Urabi’nin kardeşi olduğu bildirildi.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Han Yunus’ta Direniş Eylemleri
Ocak 28, 2003
İsrail işgal güçleri, dün gece Gazze bölgesindeki Han Yunus kasabasından, Filistinlilerden zorla gasp edilen araziler üzerine kurulmuş durumdaki yahudi yerleşim merkezleri arasında yer alan Atsamuna ve Rafih Yam yahudi yerleşim merkezlerine sızmaya çalışan iki Filistinlinin öldürüldüğünü açıkladılar. Ancak Filistin tarafından bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadı. Bununla birlikte Mısır-Filistin sınırında, Filistinli direnişçiler İsrail işgal güçlerine silahla ve el bombalarıyla saldırı gerçekleştirdiler. Bir başka direnişçi grubu ise Han Yunus’un batısındaki Gani Tal yahudi yerleşim merkezi civarındaki işgal güçlerine saldırı düzenlediler. Bunun yanı sıra yine Han Yunus’un batısında yer alan Nefiye Dakalim yahudi yerleşim merkezi civarındaki işgal güçlerine Filistinli direnişçiler tarafından saldırı gerçekleştirildiği bizzat işgal yönetimi tarafından ifade edildi. İşgal yönetimi buradaki saldırılarda herhangi bir kişinin isabet almadığını iddia etti. Ancak işgal devletinin özellikle askeri kayıplarını açıklamadığını hatırlatmakta yarar görüyoruz.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Gazze’de Üç Şehit Dokuz Yaralı
Ocak 28, 2003
İsrail bir yandan genel seçimlerini gerçekleştirirken, bir yandan da Ariel Şaron’un seçim yatırımı ve bir tür propaganda metodu olarak gördüğü saldırıları sürüyor. Gazze şehrinin kuzeyinde bir HAMAS mensubunun evine yapılan saldırıda üç kişi şehit olurken dokuz kişi de yaralandı. Verilen bilgilere göre saldırı dün gece yarısından sonra İsrail işgal kuvvetlerine ait helikopterlerle havadan iki adet füze fırlatılması suretiyle gerçekleştirildi. Saldırıya maruz kalan ev Gazze şehriyle Cibaliya mülteci kampı arasındaki Ibadurrahman mıntıkasında bulunuyordu. Şehit edilenlerin HAMAS bünyesindeki çalışmalarıyla tanınan 30 yaşındaki Muhammed Selame Şahin, onun 15 yaşındaki kız kardeşi Sabirin Selame Şahin ve yine HAMAS’ın tanınmış elemanlarından 22 yaşındaki Muhammed el-Atel olduğu bildirildi. Şehit edilenlerin cesetleri ve yaralılar Gazze’deki Şifa Hastanesi’ne kaldırıldı. Olaydan sonra açıklama yapan, HAMAS’ın Gazze bölgesindeki sözcüsü Prof. Abdülaziz Rantisi saldırının intikamının mutlaka alınacağını vurguladı ve intikam eylemlerin “İsrail” olarak gösterilen bölgede de her şehir ve her mekanda gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
HAMAS’tan Füze Saldırısı
Ocak 24, 2003
Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS)’ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri bu sabah (24 Ocak 2003 sabahı), 1948′de işgal edilmiş bölgenin güneyinde yer alan askeri mevzilere ve yerleşim birimlerine 16 adet Kassam-2 tipi füze fırlattı. Bu füzeler HAMAS’ın askeri kanadı tarafından üretilmektedir. İzzettin Kassam Birlikleri’nden bir yetkili haber ajanslarına telefonla verdiği bilgilerde “İsrail”in güneyinde yer alan Aşkelon site şehri içinde yer alan Ejdorut mahallesi etrafındaki askeri mevzilere ve yerleşim birimlerine 16 adet Kassam-2 tipi füze atıldığını bildirdi. Söz konusu yetkili bu saldırının, İsrail işgal güçlerinin Gazze’de gerçekleştirdikleri saldırıya ve şehit Mesut Iyad’ın evinin yıkılmasına cevap amacı taşıdığını vurguladı. Saldırının İsrail tarafında ciddi bir hasara sebep olduğu tahmin ediliyor. İsrail, saldırı sebebiyle bir yahudi yerleşimcinin şoka girdiğini ve hastaneye kaldırıldığını, ayrıca saldırıya maruz kalan mıntıkada hasar meydana geldiğini bildirdi. İsrail, askeri kayıplarıyla ilgili olarak ise herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail’in bu tür saldırılar karşısında askeri kayıplarını çoğu zaman gizlediğini hatırlatmakta yarar görüyoruz.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
İsrail’den Yine Saldırı ve Yıkım
Ocak 24, 2003
İsrail işgal güçleri bu sabah Gazze’nin güneyinde yer alan Brezilya mahallesindeki meskun evlere saldırdı ve bazı evleri yıktılar. Saldırıda bir genç de kurşunlara hedef olarak yaralandı. Verilen bilgilere göre işgal güçleri saldırıda 15 tank, birçok askeri zırhlı araç ve üç adet askeri yıkım aracı kullandılar.
İşgal güçleri Mısır-Filistin sınırından hareket ederek Brezilya mahallesinin içlerine doğru yüzlerce metre ilerlediler. Bu ilerleme esnasında ellerindeki otomatik silahlarla ve tanklarla etrafa rasgele ateş ettiler. Evlerin maddi hasar gördüğü bu rasgele saldırılarda Hişam Mustafa Ebu Taha adında 35 yaşında bir genç de yaralandı. Şehit Ebu Yusuf Neccar hastanesinde acil ameliyata alınan Ebu Taha’ya isabet eden merminin sağ kolunu parçaladıktan sonra karnına girdiği ve durumunun ağır olduğu bildirildi.
Dolaştıkları mıntıkada sokağa çıkma yasağı ilan eden ve yasağa uymayanların vurulacağı tehdidinde bulunan işgal güçleri en-Nur camisi etrafında da bazı evleri yıktılar.
İşgal güçleri yine bu sabah Gazze’nin ortasında bulunan el-Meğazi mülteci kampına da toplarla ve ağır otomatik silahlarla saldırı düzenlediler.
İşgal güçleri bir başka saldırıyı da Gazze şehrine yönelik olarak gerçekleştirdiler. Bu şehri doğudan ve kuzeyden kuşatmaya almaya çalışan işgal güçleri muhtelif evlere baskınlar düzenleyerek aramalar yapmaya başladılar. Sabaha doğru gerçekleştirdikleri bu kuşatma ve baskınlar esnasında havaya da aydınlatma bombaları attılar. Baskınlara havadan da helikopterlerin destek verdiği dikkat çekti. İşgal güçleri baskın esnasında meskun evlere doğru ağır silahlarla ve toplarla ateş ettiler. Saldırı ve baskın sebebiyle Gazze şehrindeki tüm hastanelerde olağanüstü durum ilan edildi ve bütün sağlık ekipleri alarm durumuna geçirildi.
Dün gece de işgal güçlerine ait helikopterler ve F-16 tipi uçaklar, Gazze’de el-Fetih mensubu bir kişinin evini ve bazı demir atölyelerini bombaladılar. Bombalamada bir cami de ağır şekilde hasar gördü. Dün geceki saldırıda Cemal Ebu Şa’ban adlı bir Filistinliye ait atölyeye altı adet füze fırlatıldığı bildirildi. Saldırı atölyede yangın çıkmasına ve etraftaki evlerin de zarar görmesine sebep oldu. Ayrıca el-Fetih mensuplarından İyad el-Cemel’in evi de füze saldırısına hedef oldu. Arafat’ın özel birliği durumundaki Güç 17′de çalışan el-Cemel’in saldırı esnasında evinde olmadığı ve evine atılan füzenin de patlamadığı bildirildi.
Gazze’deki eş-Şifa hastanesinin Acil Bölüm müdürü Dr. Muaviye Hasaneyn dün geceki saldırılar sebebiyle kendilerine 5 yaralının geldiğini bildirdi. Bunlardan biri de Fatıma Bedre adlı 15 yaşında bir kız çocuk.
İşgal güçlerinin dün gece ve bu sabah gerçekleştirdikleri saldırıların tümü bu kadar değildi. Özellikle Gazze bölgesinde bunun dışında birçok saldırı gerçekleştirdiler. Bu saldırılardan birinde de el-Fetih mensubu bir şehidin ailesine ait evi yıktılar.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Kahire Toplantısı Cuma Günü Başlıyor
Ocak 23, 2003
Filistin’deki muhtelif grupları bir araya getirmeyi ve ortak meselelerin aralarında tartışılmasına imkan vermeyi amaçlayan Kahire diyalog toplantısı 24 Ocak 2003 Cuma günü başlayacak. Verilen bilgilere göre toplantıya HAMAS ve İslami Cihad da dahil olmak üzere 11 Filistinli grup katılacak. HAMAS ve İslami Cihad başlangıçta yayınladıkları ortak bir bildiriyle bazı hususlara itirazlarının olması sebebiyle çekince koyduklarını açıklamışlardı, ancak gerekli gördükleri değişikliklerin yapılmasından sonra katılma kararı aldıklarını bildirdiler. Toplantının tehir edilmesinin de HAMAS, İslami Cihad, Ahmed Cibril’in öncülüğünü yaptığı Genel Komutanlık ve Yıldırım adlı grupların heyetlerinin gecikmesinden ileri geldiği bildirildi.
Verilen bilgilere göre toplantıda HAMAS heyetine, hareketin Siyasi Birimi’nin başkanı Halid Meş’al başkanlık edecek. Heyette ayrıca eski Siyasi Birim başkanı Dr. Musa Ebu Merzuk ve hareketin Lübnan temsilcisi Usame Hamdan bulunacak. İslami Cihad Hareketi heyetine ise hareketin genel sekreterinin yardımcısı Ziyad Ebu Nehale başkanlık edecek.
Kahire diyalog toplantısının organizasyon işleriyle Mısır Genel İstihbarat teşkilatı müdürü Tuğgeneral Ömer Süleyman ilgileniyor. Süleyman’ın verdiği bilgilere göre toplantının ön görüşmeleri ve ikili irtibatlar 22 Ocak Çarşamba gecesinden itibaren başladı.
Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi (FDKC) heyetinin başkanlığını yapan Fehd Süleyman, Kahire diyalog toplantısının 20 yıldan buyana Filistinli gruplar arasında gerçekleştirilen en geniş çaplı toplantı olduğunu dile getirdi. Çünkü Şubat 1983′te Tunus’ta gerçekleştirilen 13. Filistin Ulusal Konseyi toplantısından buyana bu kadar çok sayıda Filistinli grubu bir araya getiren toplantı yapılmadı.
Diyalog toplantısı öncesinde hazırlanan ön görüşme metinlerine göre Filistin meselesi etrafında şu hususların ilkesel olarak benimsenmesi öneriliyor:
Kudüs dahil olmak üzere Filistin topraklarındaki İsrail işgalinin ve yahudi yerleşiminin sona erdirilmesi
Tüm Filistin toprakları üzerinde başkenti Kudüs olan tam bağımsız bir Filistin devletinin kurulması
BM Genel Kurulu’nun 1948 tarihli 194 sayılı kararına ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1967 tarihli 242 sayılı kararına binaen, iki tarafın ittifakıyla, mültecilerin yurtlarına dönüş haklarının korunması
Toplantıda ayrıca Filistinli grupların kendi aralarında strateji ve mücadele konusunda ittifak sağlamaları, bir ortak yönetim ortaya çıkarmaları, Filistinlileri ilgilendiren sorunların çözümünü amaçlayan işbirliğini geliştirmeleri konularında görüşmeler yapılacak. Toplantıda ayrıca diyalogun daha sonra da devam ettirilmesi için bir ortak programın şekillendirilmesi ve bu programı izleyecek bir ortak heyet oluşturulması yönünde çalışmalar yapılacak.
Bu arada bazı yayın organlarında iddia edildiği gibi, gerek toplantıya ev sahipliği yapan Mısır ve gerekse toplantıyı organize edenler tarafından İsrail işgaline karşı mücadelenin durdurulması yönünde herhangi bir talepte bulunulmuş değil. Bilakis toplantının çalışma programında, işgale, saldırılara, siyonist yayılmacılığa ve yahudi yerleşimi için toprak gaspına karşı mücadele ve direniş hakkının meşruiyeti ve gerekliliği vurgulanıyor.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Filistinlilerin Direnişi Sürüyor
Ocak 22, 2003
Ariel Şaron hükümetinin bir seçim yatırım olarak gördüğü, Filistinlilere yönelik saldırıları artırmasına rağmen Filistinlilerin işgal güçlerine karşı direniş ve eylemleri de devam ediyor. Filistinli direnişçiler dün gece Gazze bölgesinin güneyinde ve kuzeyinde İsrail işgal güçlerine ait hedeflere yönelik çeşitli saldırılar gerçekleştirdiler. Dün gece yarısından sonra, Kirem Şalom yahudi yerleşim merkezine doğru giden ve özel olarak korunan bir otobüs, Rafah kentinin doğusunda Filistinli direnişçilerin silahlı saldırılarına maruz kaldı. Saldırıda otobüste bayağı bir hasar meydana geldiği görüldü. İsrail yetkilileri saldırıya uğrayan otobüste hasar meydana geldiğini ancak herhangi bir can kaybının olmadığını iddia ettiler.
Bir başka direnişçi grup da Gazze’nin Filistin-Mısır sınırı mıntıkasında işgalcilere ait bir askeri mevziye saldırı düzenledi. Burada direnişçilerle işgal güçleri arasında çatışmalar meydana geldi.
Yine aynı mıntıkada bir başka direnişçi grup sınır boyunca devriye gezen bir askeri birime saldırı gerçekleştirdi.
Öte yandan İsrailli yetkililer Filistinli direnişçilerin, Gazze’nin kuzeyinde bulunan Dogit yahudi yerleşim merkezi civarında bulunan tankların üzerine roket fırlattıklarını açıkladılar. İşgal güçleri yetkilileri buradaki saldırıda da herhangi bir can kaybı olmadığını iddia ettiler.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Gazze’de İşgalcilerin Saldırıları
Ocak 22, 2003
İşgal güçleri dün gece Gazze bölgesine yönelik saldırılarını ve tutuklama operasyonlarını sürdürdüler. Dün gece Gazze’nin kuzey ve doğu kesimlerinde muhtelif saldırılar gerçekleştirirken, Rafah ve Han Yunus kentlerinde üç Filistinliyi tutukladılar. İşgal güçleri Gazze’de dün gece ayrıca muhtelif tarım arazilerinde tahribat yaptılar.
Verilen bilgilere göre işgal güçleri dün gece Gazze’nin kuzeyindeki es-Sudaniye mıntıkasına doğru en az beş adet roket fırlattılar ve atılan roketler el-Vaha otelinde maddi hasara sebep oldu. Gazze şehrinin kuzeyindeki Ebu Safiyye mıntıkasına da tanklarla ateş ettiler, ancak bu saldırıda herhangi bir hasar meydana geldiğine dair bir haber verilmedi. Han Yunus kentinin doğusunda yer alan Fizanu’n-Neccar mıntıkasında da onlarca dönüm araziyi ellerindeki askeri araçları kullanarak tahrip ettiler. İşgalciler bu tahrip işleminde özellikle Filistinliler açısından hayati ehemmiyet arz eden ve Gazze bölgesinin önemli geçim kaynağını oluşturan zeytin ve portakal ağaçlarını kestiler. Filistin özerk yönetimi güvenlik görevlileri işgal güçlerinin bütün bu arazi tahribatıyla onlarca dönüm araziyi Rafah’taki Moraj yahudi yerleşim birimi için gasp edilen arazilere ilhak etmeyi amaçladıklarına dikkat çektiler.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Gazze’de İşgalcilerin Saldırıları
Ocak 22, 2003
İşgal güçleri dün gece Gazze bölgesine yönelik saldırılarını ve tutuklama operasyonlarını sürdürdüler. Dün gece Gazze’nin kuzey ve doğu kesimlerinde muhtelif saldırılar gerçekleştirirken, Rafah ve Han Yunus kentlerinde üç Filistinliyi tutukladılar. İşgal güçleri Gazze’de dün gece ayrıca muhtelif tarım arazilerinde tahribat yaptılar.
Verilen bilgilere göre işgal güçleri dün gece Gazze’nin kuzeyindeki es-Sudaniye mıntıkasına doğru en az beş adet roket fırlattılar ve atılan roketler el-Vaha otelinde maddi hasara sebep oldu. Gazze şehrinin kuzeyindeki Ebu Safiyye mıntıkasına da tanklarla ateş ettiler, ancak bu saldırıda herhangi bir hasar meydana geldiğine dair bir haber verilmedi. Han Yunus kentinin doğusunda yer alan Fizanu’n-Neccar mıntıkasında da onlarca dönüm araziyi ellerindeki askeri araçları kullanarak tahrip ettiler. İşgalciler bu tahrip işleminde özellikle Filistinliler açısından hayati ehemmiyet arz eden ve Gazze bölgesinin önemli geçim kaynağını oluşturan zeytin ve portakal ağaçlarını kestiler. Filistin özerk yönetimi güvenlik görevlileri işgal güçlerinin bütün bu arazi tahribatıyla onlarca dönüm araziyi Rafah’taki Moraj yahudi yerleşim birimi için gasp edilen arazilere ilhak etmeyi amaçladıklarına dikkat çektiler.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Cenin’de Üç HAMAS Mensubu Tutuklandı
Ocak 22, 2003
Dün gece Gazze’de muhtelif saldırılar, arazi tahribatı ve tutuklamalar gerçekleştiren İsrail işgal güçleri Batı Yaka bölgesinde de saldırılar ve tutuklamalar gerçekleştirdiler. Bu sabah Batı Yaka’nın Cenin şehri yanında yer alan Cenin mülteci kampında HAMAS mensubu oldukları bilinen üç genci tutukladılar. Tutuklanan üç kişinin işgal güçlerinin “arananlar” listesinde yer almadıkları bildirildi.
İşgal güçlerinin dün gece ve bu sabah Batı Yaka’da gerçekleştirdikleri sadece bu üç kişinin tutuklanmasından ibaret değildi. Ayrıca birçok yere baskın ve saldırı düzenleyerek bölgede yaşayan Filistinlileri ciddi şekilde rencide ettiler.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
İşgal Güçlerinden Hastanelere Baskın
Ocak 19, 2003
İsrail işgal güçleri dün el-Halil’de uyguladıkları “sokağa çıkma yasağı” ortamında şehir merkezinde ve çevresindeki kasabalarda dört hastaneye baskın düzenlediler. Bir yandan da yine el-Halil’de yahudi yerleşimciler Filistinlilere yönelik saldırılar gerçekleştirdiler. Özerk yönetim kaynaklarının verdiği bilgilere göre işgal güçleri el-Halil ve çevresinde Aliye, el-Muhteseb, el-Ehli ve el-Mizan hastanelerine baskınlar düzenleyerek hastaların kimlik kartlarını teker teker kontrol etti, hastanelerin her tarafında da sıkı aramalar yaptılar. İşgal güçleri bir yandan bu baskınları düzenlerken bir yandan da sağlık görevlilerinin çalışmalarını engelliyorlar. Özerk yönetim Sağlık bakanı vekili Dr. Münzir eş-Şerif’in verdiği bilgilere göre işgal güçleri Batı Yaka’nın el-Halil, Beytlaham ve Beytu Cala şehirlerinde oldukça sıkı bir sokağa çıkma yasağa uygulayarak sağlık ekiplerinin hareket imkanlarını engelliyor, ambulansların hareketlerine de mani oluyorlar. Dr. eş-Şerif işgal güçlerinin hastanelerde de genel anlamda sağlık hizmetlerini engellediklerine dikkat çekti. Dr. eş-Şerif, uluslararası sağlık örgütlerini ve dünya kamuoyunu bu uygulamalara müdahale etmeye ve İsrail’e baskı yapmaya çağırdı.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Filistinli Direnişçilerden Havan Topu Saldırısı
Ocak 19, 2003
Dün gece (18 Ocak 2003 gecesi), Gazze’nin Deyru’l-Belah mıntıkası yakınında bulunan Kefar Darom yahudi yerleşim merkezine yönelik olarak Filistinli direnişçiler tarafından hava topu saldırısı gerçekleştirildi. İşgal güçleri yetkilileri bu saldırıdan dolayı herhangi bir ölüm ya da yaralanma olayının olmadığını iddia ettiler.
Öte yandan bu sabah Gazze’nin güneyinde yer alan Rafah mıntıkasında işgal güçleri Filistinlilerin evlerine doğru ağır silahlarla ateş ettiler. Burada Mısır-Filistin sınırına toplanan işgal güçlerinin Rafah çevresinde ikamet eden Filistinlilerin evlerine doğru yoğun bir şekilde ve rasgele ateş ettikleri bildirildi.
Aynı bölgede yer alan Salahuddin kapısı civarında dün de bir Filistinli işgalcilerin açtığı ateşle şehit olmuştu. Bugün yapılan açıklamada şehit olan kişinin 35 yaşındaki Abdulfettah Hasen Urabi olduğu ve işgalcilerin attığı mermilerin Urabi’nin sırtından girip göğsünden çıktığı bildirildi. Verilen bilgilere göre Urabi evinin çatısındaki su deposunu tamir etmeye çalıştığı sırada işgal güçlerin silahlı saldırılarına uğrayarak hayatını kaybetti.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
İşgalcilerin Tecrit Uygulamaları
Ocak 19, 2003
İşgal güçleri Filistinlileri bütün dünyadan tecrit etmek ve ikamet ettikleri yerleşim birimlerinde her tarafla irtibatları kesilmiş halde yaşamaya mahkum etmek için muhtelif uygulamalara başvuruluyorlar. Bu uygulamalardan biri ve en etkilisi de yolları kapatmak. Örneğin Yisrail Zyew adlı bir işgalci general iki gün önce Gazze’den ayrılırken yaptığı açıklamalarda, bir yol dışında Beyti Hanun kasabasına çıkan bütün yolları kapattıklarını, açık kalan bir yolun da askerlerin kontrolünde olduğunu söylemişti. Aynı uygulama Batı Yaka şehirlerinden Nablus’un doğusunda bulunan Kefer Kalil kasabası ile ed-Dahiye mahallesinde de var. İşgal güçleri buraları her taraftan kuşatmaya alarak buralara çıkan bütün yolları kapattılar. Yolların kapatılması sebebiyle binlerce insanın evlerinin dışında kaldı ve şimdi evlerine dönemiyorlar.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
Filistin Direnişi Gerçeği
Ocak 18, 2003
İsrail’in Gazze’deki işgal kuvvetlerinin bir buçuk yıl süreyle komutanlığını yapan ve Tuğgeneralliğe yükselerek oradaki görevinden alınıp ordunun operasyonlar biriminin başkanlığına tayin edilen Yisrail Zyew, Gazze’de Filistinlilerin verdiği direniş gerçeğini ve işgal güçlerinin karşı karşıya oldukları durumu kısmen de olsa ortaya koyan bazı açıklamalar yaptı. Yisrail Zyew, İsrail işgal güçlerinin Gazze’de her iki saatte bir saldırı eylemine maruz kaldıklarını dile getirdi ancak kendilerinin bu eylemleri bastırdıklarını iddia etti. İşgal güçlerinin komutanı Filistinlilerin ekonomik ve toplumsal açıdan çökmüş olduklarını dolayısıyla sonuçta teslim olmaktan başka seçeneklerinin olmayacağını iddia etti, ancak bu arada gittikçe artan baskıların onları geniş çaplı bir halk isyanına itebileceği konusundaki endişesini dile getirmeden de geçemedi. İşgal güçlerinin komutanı güneydeki askeri birliklerine serbest saldırı ve ateş yetkisi verilmesi istediklerini ifade ederek, bu bölgedeki işgal güçlerinin günde ortalama 30-40 saldırıya maruz kaldıklarını dolayısıyla kendilerine serbestçe saldırı ve ateş yetkisi verilmesinin bir ihtiyaç olduğunu iddia etti. General Zyew, İsrail güçlerinin Gazze’nin Beyti Hanun kasabasındaki varlıklarının da geçici değil kalıcı olacağını iddia etti ve: “Bir yol dışında buraya giden bütün yollar kapatıldı. Bu yol da ordunun kontrolü altındadır” dedi. İsrail generali HAMAS’ın Filistin halkı arasındaki desteğinin de günden güne arttığına ve bu hareketin halk arasında oldukça güçlü bir şekilde kök saldığına işaret etti.
Kaynak: www.vahdet.com.tr
