Yalan haberde adı geçen imam tazminat davası açacak

Ağustos 31, 2002

Din-Bir-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Tahiroğlu, bazı gazetelerde “Ağaç Katili İmam” başlığıyla yer alan haberin yalan olduğunu öne sürdü. Tahiroğlu, haberde ismi geçen İslahiye İlçesi Bostanoğlu Camii İmamı Feyzullah Mestanoğlu ile düzenlediği basın toplantısında, ağaç katliamına yönelik haberin asılsız olduğunu ve masa başında yazıldığını iddia etti.

Mumcu’dan sonra Akdoğan ve Özyar da AKP’ye katıldı

Ağustos 31, 2002

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin yeni İstanbul İl Başkanlığı binasını açtıktan sonra ANAP’tan ayrılan Isparta Milletvekili Erkan Mumcu, Malatya Milletvekili Miraç Akdoğan ve Muğla Milletvekili Hasan Özyar ile Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı Egemen Bağış’ın AK Parti’ye katılmaları nedeniyle düzenlenen törene katıldı.

İsrail hava saldırısı düzenledi: 4 Filistinli öldü

Ağustos 31, 2002

Batı Şeria’da, İsrail’e ait iki helikopterin bir araca ateş açtığı ve 4 Filistinlinin öldüğü bildirildi. Filistinli görgü tanıkları, iki Apaçi helikopterinin, Cenin yakınlarındaki Tubas kentinde bir araca ateş açtığını ve Hamas’ın askeri kanadına üye 4 kişinin öldürüldüğünü söylediler. İsrail ordusu henüz olayla ilgili bir açıklama yapmadı

İşgale Karşı Direniş Sürüyor

Ağustos 31, 2002

Siyonistlerin vahşi saldırılarına karşı Filistinlilerin direniş ve eylemleri de sürüyor. Filistinli direnişçiler dün akşam (30 Ağustos 2002) Rafah’ın kuzeyinde, işgalciler tarafından gasp edilmiş durumdaki Moraj yerleşkesine havan topu saldırıları gerçekleştirdiler. Yine Gazze bölgesinden geçen bir askeri aracın üzerine de el bombası fırlatıldı. İşgal devleti her iki eylemi de kabullendi ancak herhangi bir ölüm ya da yaralanma olayının olmadığını iddia etti. İşgal devleti yine Gazze bölgesinde pusuya düşürülen askeri jeepin tamamen yandığını da itiraf etti fakat bu olayda da herhangi bir can kaybının olmadığını ileri sürdü. Fakat gerçekte bu eylemde jeepte bulunan askerlerin kurtulmuş olmaları ihtimali bulunmuyor. Çünkü jeep aniden pusuya düşürüldü ve altındaki bombanın patlamasıyla birlikte her tarafını alev sarıp yanmaya başladı. Mücahitler bu hadiseyi görüntüleyip medya organlarına dağıttılar. Görüntüde herhangi bir askerin jeepten çıkıp kaçtığı görülmüyor. Bu durum jeepteki tüm askerlerin öldüğünü açıkça ortaya koyuyor. Fakat İsrail işgal devleti, askerlerinde moral kayıp ve ölüm korkusu sebebiyle, askeri hedeflerine yönelik eylemlerdeki kayıplarını gizliyor. Bunu aynı zamanda Filistinlilerin eylemlerinde, askeri hedeflere yönelik saldırıların daha az olduğu imajı vermek amacıyla da yapıyor.

Bu arada işgalci saldırganlar, gerek Gazze gerekse Batı Yaka bölgesinde Filistinlilere yönelik birçok saldırı gerçekleştirdiler. Saldırganlar bu sabah (Cumartesi sabahı) Gazze’de Rafah ve Han Yunus’ta Filistinlilere ait mülteci kamplarını bombaladılar. Ayrıca Karare mıntıkasına girerek Filistinlilerin evlerine baskınlar düzenlediler. İşgalciler daha başka bölgelerde de baskınlar ve saldırılar düzenleyerek Filistinlilere eziyet etmeye devam ettiler.

Kaynak: www.vahdet.com.tr

Şeyh Ahmed Yasin’in Sağlık Durumu Kötüleşti

Ağustos 31, 2002

HAMAS’ın kurucusu ve manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin’in sağlık durumu kötüleşti. Bu yüzden doktor bakımına alındı ve evinde istirahata çekildi. HAMAS’ın ileri gelenlerinden ve Şeyh Yasin’in yardımcısı İsmail Ebu Heniyye konuyla ilgili açıklamasında Şeyh Yasin’in üç günden beridir sağlık durumunda bir kötüleşme olduğunu ve bu yüzden Yedinci Kudüs Sanat Festivali’ne katılamadığını ifade etti. Söz konusu festivalin açılışı geçtiğimiz Perşembe günü gerçekleştirildi ve programa göre Şeyh Ahmed Yasin’in de açılışta bir konuşma yapması gerekiyordu.

İsmail Heniyye, 64 yaşındaki Şeyh Yasin’in solunum problemi yaşadığını ve göğüs ağrılarının olduğunu söyledi. Şeyh Yasin’in ayrıca bazı müzmin rahatsızlıkları bulunuyor. En önemli rahatsızlığı gençliğinde bir yüzme esnasında ensesinin üstüne düşmesi sebebiyle bütün vücudunun felç olması. Bunun yanı sıra işgalcilerin bir sorgulama esnasında gözüne vurmaları sebebiyle sağ gözünde büyük oranda sol gözünde ise kısmen görme bozukluğu meydana gelmişti. Ayrıca kulaklarında müzmin bir akıntı var. Buna ek olarak böbrek yetmezliği, mide ve bağırsak ağrıları gibi muhtelif rahatsızlıklardan muzdarip durumda. İşgalci saldırganların vahşi saldırılarında yakın çevresinden birçok kişiyi kaybetmesi de onu psikolojik yönden rahatsız etti ve bu, bedensel rahatsızlıklarının artmasına sebep oldu.

Kaynak: www.vahdet.com.tr

Denktaş ile Klerides vatandaşlık konusunda anlaşamadı.

Ağustos 31, 2002

Lefkoşa - Rum kesiminde yayınlanan Simerini gazetesi, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum kesimi lideri Glafkos Klerides arasındaki görüşmelerin kriz senaryoları gölgesinde geçtiğini ve liderlerin “vatandaşlık” konusunda anlaşamadıklarını yazdı.

Gazete, “Denktaş kendi devleti tarafından da vatandaşlık verilebileceği mantığıyla çifte vatandaşlığı savunuyor” derken, Klerides’in ise birleşik bir devlette vatandaşlık, pasaport ve muhaceret konularının sorumlusunun merkezi hükümetin işi olduğu görüşünde olduğunu belirtti.

Fileleftheros gazetesi de, İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay’ın dün adaya geldiğini ve taraflar arasında egemenlik konusundaki farklı görüşler arasında köprü kurabileceğini belirtti.

Rum kesiminin, Hannay’ın “ne Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devam etmesi ne de Kıbrıs Cumhuriyeti’yle ilgisi olmayan yeni bir devlet kurulması” formülünü tamamen reddettiğini belirten gazete, formülün “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin lağvedilmesini” öngördüğünü kaydetti.

SP Genel Başkan Yardımcısı Teoman Rıza Güneri, “HADEP yada başka bir partiyle ittifak yapmalarının söz konusu olmadığını” söyledi.

Ağustos 31, 2002

Güneri, kapatılan RP’nin son Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın seçime girmesi durumunda, AK Parti’nin oylarının fazlasıyla etkileneceğini öne sürdü.

Güneri, 3 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerin “IMF karşıtları ile IMF yandaşları arasında geçeceğini ” söyledi. Bu ve bundan önceki hükümetler dönemine ilişkin ekonomik verilerle “karne”hazırladıklarını kaydeden Güneri, “Seçimde karneler yarışacak” dedi.

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in son günlerde Refahyol dönemindeki bazı rakamları örnek gösterdiğini anımsatan Güneri “Sayın Çiller’in kendi karnesi var, Refahyol dönemine sahip çıkmaya kalkmasın. Şu anda 110 dolar olan asgari ücret, Çiller’in işbaşında olduğu 1993-1996 döneminde 140 dolardı. Refahyol döneminde ise 210 dolar düzeyindeydi” dedi.

Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin eski Devlet Bakanı Kemal Derviş’e yönelik suçlamalarda bulunduğunu belirten Güneri, “Bahçeli, suçu Derviş’e atarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Derviş politikalarının kayıtsız şartsız uygulanması için bakanlarını feda eden, sadece bakanlarını değil ülke insanını feda eden Bahçeli’dir” diye konuştu.

ABD halkının Irak ile savaşa desteği azaldı

Ağustos 31, 2002

ABD kamuoyunda Irak tartışmaları yoğunlaştı. Son anketlerde Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’e karşı askeri harekat düzenlenmesine, Amerikan halkının verdiği desteğin azaldığı görüldü. Time dergisi ile CNN televizyonunun, 28-29 Ağustos tarihlerinde düzenlediği ortak ankete katılan 1.004 kişinin yüzde 51’i Irak’a asker gönderilmesine destek verdi. Bu oran geçen aralık ayında yüzde 70, ağustos ortasında ise yüzde 54 olarak ortaya çıkmıştı.

Clinton: “ABD Irak’a saldırırsa Saddam’ı kitle imha silahları kullanmaya teşvik eder”

Ağustos 31, 2002

ABD eski Başkanı Bill Clinton, ABD’nin Irak’a saldırmasının Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’i, kitle imha silahlarını kullanmaya teşvik edeceğini öne sürdü.

Clinton, New York’ta, eşi Senatör Hillary Clinton’ın düzenlediği öğle yemeğinden sonra New York Eyalet Fuarı’ndaki panayırın açılmasını beklerken yaptığı açıklamada, ABD Başkanı George W. Bush yönetiminin Irak’a harekat düzenlemek konusunda ihtiyatlı davranması gerektiğini belirtti. Bush’tan bu konuda ABD Kongresi ve Amerikan halkına kulak vermesini isteyen Clinton, şöyle devam etti: “Olaya dışarıdan baktığımda şu anda Saddam’ın kitle imha silahlarını kullanmasını en iyi şekilde önlediğimiz kanısındayım. Çünkü böyle bir şey yaptığı takdirde bütün Amerika’nın kendi peşine düşmeye hazır olduğunu biliyor. Bizim üzerine geleceğimizden emin olması, Saddam’ı kitlesel imha silahlarını kullanmaya ya da bu silahları başkalarına vermeye teşvik edebilir.”

KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, “Savaşın acılarını yaşamış bir halk olarak, barış en çok bizim hakkımızdır” dedi.

Ağustos 31, 2002

KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs’taki barış ve huzur ortamını kalıcı kılacak bir anlaşma için görüşmeleri sürdürmede kararlı olduklarını belirterek, “Savaşın acılarını yaşamış bir halk olarak, barış en çok bizim hakkımızdır” dedi.

Eroğlu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Kıbrıs’ta, bölgede ve dünyada barış istemini dile getirdi. KKTC Başbakanı Eroğlu, mesajında şunları kaydetti:

“Barışa ulaşmanın ve onu korumanın en iyi yolu, barışı sağlayacak ve sürdürecek güce sahip olmaktan geçer. Kıbrıs Türk halkı, bu gerçeği yaşayarak öğrenmiştir. Bugün gelinen aşamada, bu topraklar üzerinde var olan barış ve huzur ortamını kalıcılaştıracak bir anlaşma yapmak için samimiyetle görüşmeleri sürdürmekteyiz. Sonuna kadar da sürdürmekte kararlıyız. Uzun yıllar mücadele vermiş, savaşın acılarını yaşamış bir halk olarak, barış en çok bizim hakkımızdır ve bu hakkın takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Toplu görüşmelerin sonuçlanmamasını protesto eden memurlar, eylem yapıyorlar

Ağustos 31, 2002


Türkiye Kamu-Sen tarafından düzenlenen mitinge katılmak üzere Başkent’e gelen ve Hipodrom’da toplanan memurlar, mitingin yapılacağı Sıhhıye’deki Abdi İpekçi Parkı’na doğru yürüyüşe geçtiler. Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ve Yönetim Kurulu üyelerinin Hipodrom’a gelmesinin ardından yürümeye başlayan memurlar, sloganlarla toplu görüşmelerin sonuçlandırılmamasını protesto ettiler.

Memurların Abdi İpekçi Parkı’nda yerini almasının ardından başlayacak mitingde, Bircan Akyıldız konuşma yapacak. Akyıldız’ın, üzerinde “Memur sandıkta hesap soracak” yönetim kurulu üyelerinin ise “Yönetime katılma ve geleceğimizi belirlemede söz sahibi olmak istiyoruz”, “Eşit işe eşit ücret istiyoruz” yazılı tişörtler giydiler. Bu arada iş bırakan Türk Haber-Sen üyesi bir grup postacı da iş elbiseleriyle Hipodrom’a geldiler.

Erkan Mumcu, AK Parti’ye katıldı

Ağustos 31, 2002

ANAP’tan istifa eden Isparta milletvekili Erkan Mumcu, AK Parti’ye katıldı. AK Parti’nin Okmeydanı’ndaki yeni İstanbul İl Başkanlığı binası Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Açılışın ardından düzenlenen törende konuşan Erdoğan, bu katılımın “bir ittifak ya da iltihak olmadığını” ve son derece doğal bir bütünleşme olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Yönümüz aynıydı, bundan böyle yolculuğumuz da beraber devam edecek’ dedi. Mumcu da, “Demokrasiye inandığım için, millet iradesine saygı duyduğum için AK Parti’deyim“ diye konuştu.

Hemşire Amira Hamaydah, İsrail–Filistin çatışmaları sırasında gelen Filistinli yaralılarla ilgileniyordu. Fakat dün 13 yaşındaki kardeşinin cesediyle karşılaşınca şoke oldu.

Ağustos 31, 2002

Hemşire Amira Hamaydah, İsrail–Filistin çatışmaları sırasında gelen Filistinli yaralılarla ilgileniyordu. Fakat dün 13 yaşındaki kardeşinin cesediyle karşılaşınca şoke oldu.

‘İlk önce onun kardeşim olduğunu anlamadım. Yüzü ve göğsü kana bulanmıştı.’ diyor ve ekliyor: ‘Onun kardeşim olduğunu anladığım an, dondum kaldım.’ Hamaydah, Gazze’deki Rafah Hastanesi’nde göreve yeni başlayan genç bir hemşire.

Kardeşi Abdül Hadi, göğsünden vurulmuş olarak getirilmişti hastaneye. Görgü şahitlerine göre Abdül Hadi, daha önce İsrail tankları tarafından yıkılan evlerin yıkıntıları kenarında oynarken vurulmuştu. İsrail askeri kaynakları, Filistinlilerin el bombaları ve silahlarla saldırmaları üzerine kendilerinin karşılık verdiğini belirtiyor. 23 aydır devam eden ikinci İntifada dönemi boyunca Rafah kampı, çatışmaların odak noktası olmuştu.

Yeni okuluna başlayacaktı

Abdül Hadi’nin cesedi sınıf arkadaşlarının da katıldığı kalabalık bir cemaatin önünde Rafah kampındaki bir camide yıkanarak yeşil bayrağa sarıldı. Abdül Hadi de bir milyondan fazla Filistinli arasında bu yıl yeni okuluna başlayacaktı. Annesi Nia’ma oğlu için bir çanta ve yeni bir üniforma aldığını söylüyor ve gözleri yaşlı olarak şöyle konuşuyor: ‘Yarın ben onun kardeşlerini uyandırdığım zaman onu göremeyince ne yapacağım?’

Cenaze evinin önünde toplanan onlarca kadın Abdül Hadi’nin şehit olduğunu söyleyerek aileyi sakinleştirmeye çalışıyordu.

Şu anda yurtdışında bulunan babasının da cenazeye yetişmesi mümkün değildi, İsrail kontrol noktalarında geçişlere çok zor izin verdiği için babasının günlerce Rafah kontrol noktasında beklemesi gerekiyordu.

Abdül Hadi’nin bir sınıf arkadaşı onun yokluğunu her zaman hissedeceğini söyleyerek şöyle konuşuyor: ‘Onu çok özleyeceğim. Birlikte oyun oynardık ve birlikte derslerimizi yapardık.’ Reuters

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 30 bin öğretmenlik kadrosu için başvurular, bugün mesai saati bitiminde sona eriyor.

Ağustos 31, 2002

Milli Eğitim Bakanı Necdet Tekin, öğretmen atamalarının, yeni eğitimöğretim yılı başlamadan yapılacağını bildirdi. Başvuru işlemleri, Adana, Afyon, Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Malatya, Samsun, Siirt, Sivas, Trabzon, Şanlıurfa, Van ve Zonguldak il milli eğitim müdürlükleri bünyesinde kurulan bürolarda yürütülüyor. MEB yetkilileri, başvuru formu sıkıntısı yaşanmayacağını, yaklaşık 100 bin başvuru kılavuzu ve formu basıldığını bildirdiler. Adaylar, bankaya 6 milyon lira yatırarak, bürolardan başvuru formu ve kılavuzu alabilecekler. Adaylar, belgeleri, kılavuzdaki açıklamalara uygun doldurduktan sonra, yine aldıkları yerlere teslim edecekler. Ankara, aa



Gurbetçilerin dönüşü de gelişi gibi çileli oldu

Ağustos 31, 2002

Gurbetçiler, yaz tatilini geçirmek için yurda gelirken yaşadıkları çileden dönüşte de kurtulamadı. Tüm uyarılara rağmen yetkililer önlem alamazken, Pazarkule’de kuyrukta bekleyen bir Yunanlı kalp krizinden öldü.

Türkiye’deki tatillerini tamamlayarak çalıştıkları ülkelere geri dönmek isteyen gurbetçiler, sınır kapılarında uzun araç kuyrukları ile karşılaştı. Çıkışların haftanın son iki gününe sıkışmasıyla Pazarkule’de 7, Kapıkule’de ve İpsala’da 12 kilometrelik kuyruklar oluştu. Yemek ve su ihtiyaçlarını güçlükle karşılayabilen gurbetçiler, Edirne Kapıkule’de tuvalet olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nden alınan seyyar tuvaletleri kullanıyor. Kapıkule Sınır Kapısı’nda 2 bin, İpsala’da 3 bin ve Pazarkule’de bin 500 olmak üzere toplam 6 bin 500 araç çıkış yapmak için sıra bekledi.



Enerji Bakanlığı, 1 milyar tonluk linyit rezervi bulunan Zonguldak’ta ithal kömürle çalışan termik santral kurmayı planlıyor.

Ağustos 31, 2002

Madenciler ve uzmanlar karara karşı çıkarken, ithal linyitin daha masraflı olacağına dikkat çekiliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, kömürün kalbi Zonguldak’ta ithal kömürle çalışan termik santral kurmayı planlıyor. 1000 megawatt (MW) kapasiteye sahip olacak termik santral için düğmeye basan Enerji Bakanlığı bu konuda ilk ciddi adımı geçtiğimiz nisan ayında attı. İthal kömürden alınan Gümrük Vergisi oranı 18850 sayılı yasa değiştirilerek yüzde 10’dan yüzde 1’e indirildi. Bakanlık bu sayede santral için gereken hammaddenin önündeki engelleri kaldırmış oldu. Bakanlığın bu yöndeki çalışmaları başta enerji uzmanları olmak üzere birçok kişi ve kurumun tepkisine sebep oluyor. Uzmanlar, ithal linyitle çalışan elektrik santrallarında üretilen elektriğin normal linyite göre daha pahalı olduğuna dikkat çekerken, Enerji Bakanlığı yetkilileri maliyetin yüksek olmayacağı görüşünü savunuyor.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Ömer Yenel, Enerji Bakanlığı’nın bu yönde çalışmalar yaptığını doğruluyor. Yenel, Zonguldak’ın Filyos ilçesinde kurulması düşünülen santral için fizibilite çalışmalarının yapıldığını söylüyor. İthal linyitle çalışacak termik santralda yerli linyitin kullanımının mümkün olmayacağını vurgulayan Yenel, kurulacak santralın teknik donanımının ve kazanlarının yerli kömür kullanımına imkan vermeyeceğinin altını çiziyor. Zonguldak’ta kurulması planlanan termik santralın maliyeti yaklaşık 1,3 milyar dolar olarak öngörülüyor. Enerji Bakanlığı’nda görevli bir yetkili termik santral projesinin bölgede inşası düşünülen organize sanayi bölgesi ve Batı Karadeniz’in en büyük limanı Filyos Limanı’na enerji sağlamak için kurulacağını belirtiyor. Yap–işlet–devret modeliyle kurulması düşünülen santralın ihtiyacı olan kömürün Karadeniz ülkelerinden ithal edileceğini açıklayan yetkili, ithal edilen kömürün hem ucuz hem de nitelikli olacağını ileri sürdü. 8,4 milyar ton rezerv ile dünyanın linyit rezervleri açısından yedinci büyük ülkesi Türkiye’nin ismi kömürle anılan bölgesi Zonguldak’ta projeye tepki yağıyor. Genel Maden–İş Sendikası Genel Başkanı Çetin Altun, Enerji Bakanlığı’nın 150 yıldır linyit çıkarılan bir yöreye ithal kömürle çalışacak bir santral kurmasının ‘karikatürize’ bir durum olduğunu söylüyor. Zonguldak’ ın, sahip olduğu 1 milyar tonluk linyit rezervi ile Türkiye’nin en büyük kömür havzası konumunda olduğunu hatırlatan Altun, kömür havzasının 5 milyon ton kurulu kapasitesi bulunduğunu anlatıyor. İşletmelere son beş yıldır yatırım yapılmadığı için bölgede ancak 2,5 milyon ton kömürün çıkarıldığını söyleyen Altun, bütün bu olumsuzluklara karşın ilin hâlâ kömür üretiminde birinci sırada bulunduğuna işaret ediyor. Bölgede çıkarılan kömürün elektrik üretiminde kullanılabilmesi için Enerji Bakanlığı’na defalarca teklifte bulunduklarını anlatan Altun, santralın Amasra ve Armutçuk bölgelerine kurulmasını önerdiklerini ifade ediyor. Altun, “Hammaddesi dışarıdan ithal edilen bir termik santral için her yıl yüz milyonlarca dolarımızı ayıracak lüksümüz yok. Üstelik doğal kaynağımız varken bunu yapmak ihanet olur.” diye konuşuyor. Altun, santralın, geçimini madencilikten sağlayan 1,5 milyon insana hakaret anlamına geleceğini de vurguluyor.

İthal linyit daha masraflı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergin Arıoğlu, uluslararası çalışmalara göre ithal linyitle çalışan elektrik santrallarında üretilen elektriğin yerli linyite göre daha pahalı olduğuna dikkat çekiyor. Arıoğlu, doğalgaz santrallarında üretilen elektriğin birim maliyetinin uluslararası araştırmalara göre 3 cent, linyit santrallarında üretilen elektriğin ise birim ücretinin 2,5 cent olduğunu söylerken ithal linyitle çalışan santrallarda bu rakamın 3,5 cent olduğunu açıklıyor. ABD ve Almanya’nın elektrik ihtiyacının yüzde 53’ünü, Yunanistan’ın ise yüzde 70’ini linyitten karşıladığına dikkat çeken Arıoğlu, Türkiye’nin elektrik ihtiyacının sadece yüzde 30’unun linyit santralları vasıtasıyla karşılandığını belirtiyor.



Ufuk Şanlı / İstanbul /zaman



Los Angeles’ta, ilköğretim okullarında cola yasaklandı

Ağustos 31, 2002

Amerika Birleşik Devletleri’nin California eyaletine bağlı Los Angeles’ta 877 okulda gazlı içecek satışı yasaklandı.

Gazoz yasağı 2004’e kadar uygulanacak. Yasağa gerekçe olarak öğrencilerin hazır yiyecek içeceklerle sağlıksız beslenmeleri gösterildi. Kent yönetimi, bu kararı, öğrencilerin yarısından fazlasının şişman olduğunu gösteren rapor üzerine aldı. California eyaletinde çocukların yüzde 30’unun fazla kilolu ya da kilo alma riski altında bulundukları tahmin ediliyor. Massachusetts’te geçen yıl yapılan bir araştırmada, şekerli gazlı içeceklerin çocuklarda şişmanlığa yol açtığı tespit edilmişti. Aralarında Coca Cola, Pepsi, Fanta gibi markaların da bulunduğu birçok gazlı içeceğin yasaklanması üretici firmaları zor duruma düşürdü. Los Angeles Times gazetesinin haberine göre Coca Cola firması, yetkililerin bu yasak kararını geri almaları için 3 yıllığına 50 bin dolar, ayda ise 5 bin dolar ödemeyi teklif etti.

Yetkililer, çocukların su, süt ve asidi alınmış taze meyve suları içmeye teşvik edileceklerini söyledi.

Diyanet İşleri 20 bin kadro istedi, sadece bir kişi atandı

Ağustos 31, 2002

Diyanet İşleri Başkanlığı 20 bin imam hatibe ihtiyacı olduğunu Maliye Bakanlığı’na bildirerek kadro istedi. Diyanet’in bu talebini inceleyen bakanlık, bir kişilik kadro verdi. Diyanet çevreleri olayı skandal ve gülünecek bir durum olarak yorumladı.

Maliye Bakanlığı, 20 bin imam hatip kadrosuna ihtiyaç duyduğunu bildiren Diyanet İşleri Başkanlığı’na bir kişilik kadro verdi. Diyanet çevreleri bu durumu ‘traji–komik’ olarak değerlendirirken Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Zeki Sezer, en azından bin kişilik kadro ihtiyacının ‘çok acil’ karşılanması gerektiğini kaydetti. Maliye Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talebine 2002 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Tercih Kılavuzu’nda yer verdi. Ancak yetkililer tarafından eksikliği belirtilen 20 bin ya da acil ihtiyaç duyulan bin kişilik imam hatip kadrosu yerine Türkiye geneline sadece bir kişilik kadro verildi. Mersin Üniversitesi Camii için açılan bu kadroya 35 yaşını aşmayan, askerlikle ilişkisi olmayan ilahiyatçılar başvurabilecek.

Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan verilen bilgiye göre Türkiye genelinde 76 bin 300 cami bulunuyor. Kadrosu olduğu halde görevlisi olmayan cami sayısı 10 bin. En az 10 bin de kadro bekleyen cami var. Bu camilerde vekil imamlar ve fahri imamlar görev yapıyor. Vekil imama, kadrolu bir imamın maaşının üçte ikisi ödeniyor. Fahri imamların maaşı cami dernekleri tarafından karşılanıyor.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, her fırsatta kadro eksikliğini dile getiriyor. Açılan yeni camilere ehil kadroların atanamaması yüzünden sıkıntı çektiklerini belirten Yılmaz, “Kadro eksikliği yüzünden bu camilere işin erbabı olan ehil kadroları atayamadığımız için, buralar ehil olmayan insanlar tarafından dolduruluyor. Bu da dinin doğru olarak anlatılmasında problemler doğuruyor. Camilerimiz sosyal açıdan büyük önem arz etmektedir. Vaazlar, hutbeler ve cami dersleri ile vatandaşlarımızın hizmetinde bulunulmaktadır.” şeklinde konuştu.

Türkiye Diyanet Vakıf–Sen Genel Başkanı Bilal Eser bir kişilik imam kadrosunun açılmasını siyasi bir durum olarak değerlendirdi. Eser, az 20 bin imam kadrosuna ihtiyaç duyulduğunu Diyanet’in Maliye Bakanlığı’na aktardığını dile getirdi. Yetkili sendika olarak Maliye Bakanlığı ile yaptıkları görüşmelerde kadro ihtiyacını ifade ettiklerini kaydeden Eser, “Bu kadar kadroya ihtiyaç var, bunun hemen çıkartılması mümkün değil; ama bir kişilik kadro açılması gülünecek bir durum, keşke hiç açmasalardı.” dedi.

Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası (Diyanet– Sen) Genel Başkanı Av. Ahmet Yıldız ise açılan bir kişilik kadroyu ‘skandal’ olarak yorumladı. Kadro istemek konusunda Diyanet’in isteksiz davrandığını ileri süren Yıldız, “Diyanet bu işe gerçekten sarılsa, hiçbir hükümet bu isteği geri çevirmez.” diye konuştu. Bundan önceki Çalışma Bakanı’na kadro ihtiyaçlarını dile getirdiklerini de hatırlatan Yıldız, “Bakan bize ‘bu kadro devlet için önemli bir sorun teşkil etmez’ diyerek kadronun verilebileceğini anlatmıştı. Açılan bir kişilik kadro devletin din hizmetine bakış konusunda bir skandal. Diyanet de bu skandalın ortağıdır.” diye konuştu. Yıldız, Diyanet’in eksiklikleri büyük camilerdeki iki görevliden birini alarak tamamlamaya gittiğini, bunun da verilen hizmet kalitesinde düşmelere neden olduğunu sözlerine ekledi.

zaman

Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesud Barzani, “Türk askeri varlığının Kuzey Irak’tan çekilmesini” istedi.

Ağustos 31, 2002

ABD’nin kamu radyosu niteliğindeki NPR’ın Kuzey Irak’tan verdiği bir haberde, Barzani’nin kısa açıklamasına da yer verildi. Haberi Kuzey Irak’taki Bamerni kasabasında hazırlayan NPR muhabiri Ivan Watson’a konuşan Barzani, “Türk askeri varlığı bölgeden çekilsin” dedi. Haberde, “Bamerni civarında yaklaşık iki düzine Türk tankı ve askeri bulunduğu, helikopterlerin de zaman zaman uçuş yaptığı” iddia edilirken, “Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığının son zamanlarda arttığı” ileri sürüldü.

NPR’ın haberinde, “önceki yıllarda Türkiye ile IKDP’nin terör örgütü PKK’ya karşı işbirliği yaptığı, ancak son zamanlarda iki taraf arasındaki ilişkilerin bozulduğu, Habur sınır kapısından yapılan ticaretin çok azaldığı ve bunun Kuzey Irak tarafında ekonomik sıkıntıya yol açtığı” ifade edildi.

Talabani’ye yalanlama

Türk yetkilileri, diğer Kürt lider Celal Talabani’nin dile getirdiği, “Irak’a ABD operasyonu durumunda Türk ordusunun Irak’a girmeyeceği yönünde Washington’ın Iraklı Kürtlere güvence verdiği” iddiasını da yalanladılar. Bir yetkili, “Amerikalılar Türkiye’ye ‘Irak’a girmeyin’ demedi. Türkiye de zaten ‘Girerim’ demedi” sözüyle bu durumu anlattı. Bu arada, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal’in Washington’a yaptığı ziyaret sırasında görüştüğü Amerikalı yetkililerin, Irak konusunda Türkiye’den şu an için askeri bir taleplerinin olmadığı bildirildi. Ziyal’in temaslarını değerlendiren Türk diplomatik kaynakları, Ziyal’in, görüşmelerde operasyonun “yeni bir terör dalgasına yol açabileceği” uyarısının da bulunduğunu belirttiler.

Talabani: ‘Garanti’ haberi yalan

Öte yandan Celal Talabani, ani bir kararla dün akşam saatlerinde Türkiye’ye geldi. Basında yer alan ABD’nin IKYB’ye Türkiye ve İran’ın Irak’a bir harekat söz konusu olur ise bölgeye müdahele etmeyeceklerine dair garanti verdiği yönündeki haberlerin sorulması üzerine Tabalabin şunları söyledi: “Garanti verildiği yönündeki haberler doğru değil. Bunlar Türkiye aleyhine yapılan propagandalar.” Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun açıklamalarına ilişkin bir soru sorulduğunu söyleyen Talabani, bu soruya cevap olarak, ABD’nin kendilerine Türkiye ve İran’ın Irak’ın içişlerine müdahale etmeyeceklerini aktardığını söyledi.

ABD, AB’ye danışacak

ABD yönetimi ise Türk tarafına, Saddam Hüseyin’in devrilmesinde kararlı olduğu, ancak bunun zamanı ve yönteminin tam belirlenmediği mesajını vereceği bildirdi. Almanya Başbakanı Schröder ise, “ABD, Irak operasyonu konusunda müttefiklerine danışacağını açıklamakla yetinemez” dedi.

İmam Hatip Liseleri’nin içinde bulunduğu tüm olumsuz koşullara rağmen yoğun bir ilgiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Solmaz, velilerin bu nadide okullara sahip çıktığını belirtti.

Ağustos 31, 2002

Yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasına çok az bir sürenin kaldığı ve kayıtların tüm hızıyla devam ettiği bu günlerde İmam Hatip Liseleri’nde yoğun bir kayıt trafiği yaşanıyor. ÖNDER- İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı İbrahim Solmaz yaptığı açıklamada, geçen eğitim ve ögretim yılında, düzenledikleri kampanyaların da etkisiyle, İmam Hatip Liseleri’ne kayıt yaptıran öğrencilerin sayısının yüzde 100 artış gösterdiğini belirterek bu artışın bu seneki kayıtlarda da devam ettiğini söyledi. İmam Hatip Liseleri’nin içinde bulunduğu tüm olumsuz koşullara rağmen yoğun bir ilgiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Solmaz, velilerin bu nadide okullara sahip çıktığını belirtti.

İmam Hatip Liseleri ihtiyaçtır

İmam Hatip Liseleri’nin bir gereklilik olduğunu belirten Solmaz, “İmam Hatip Liseleri Türkiye için bir ihtiyaçtır. Halkımız bu okulları benimsemiştir. Bütün zorlamalara ve dayatlamalara rağmen, geçen seneki kayıtlarımızda görülen artış bu sene de devam etmektedir. Yöneticiler İmam Hatip Liseleri’ne gerekli olan hassasiyeti ve ilgiyi göstermelidirler. Kimse İmam Hatip gerçeğine kayıtsız kalmamalıdır” dedi.

Sonraki Sayfa »